
Meme kanserinde erken tanının hayati önemi her yıl Ekim ayında gerçekleştirilen çeşitli farkındalık etkinlikleri ile vurgulanıyor. Acıbadem Sağlık Grubu, bu yıl “Seven fark eder” sloganıyla yeni bir farkındalık kampanyası başlatarak bu konuya dikkat çekiyor.
Kampanya, sevginin aynı zamanda farkındalık yaratmak, önem vermek ve harekete geçmek anlamına geldiğini ifade ediyor. “Seven fark eder” temasıyla, kadınların hem kendi sağlıklarına hem de sevdiklerinin sağlık durumlarına özen göstermeleri, meme sağlığına dair farkındalıklarını artırmaları ve düzenli kontrollerini aksatmamaları teşvik ediliyor.
Meme kanserinde en kritik hedefin, hastalığın henüz belirtiler göstermeden erken evrede tanı alarak tedaviye başlanması olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Meme Merkezi Sorumlusu ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “Benim hiçbir şikayetim yok” düşüncesinin, erken tanı ve tedavi fırsatını engellediğine dikkat çekiyor. Bu nedenle düzenli kontrollerin yapılmasının önemine vurgu yapıyor.
Gelişen görüntüleme teknolojilerinin erken tanı konulmasına olanak sağladığını belirten Prof. Dr. Çakmakçı, fazla kilo, menopoz sonrası obezite, fiziksel aktivite eksikliği, sigara ve alkol kullanımı ile bazı hormonal tedavilerin de meme kanseri riskini artırabileceğini ifade ediyor.
Bu bağlamda, Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, meme kanserinin 7 önemli belirtisini açıklayan Prof. Dr. Çakmakçı, önemli uyarılarda ve önerilerde bulunuyor.
MEMEDE YENİ ORTAYA ÇIKAN KİTLE
Meme kanserinin en bilinen belirtisi, memede yeni fark edilen bir kitledir. Özellikle daha önce var olmayan, sert, düzensiz veya giderek büyüyen bir oluşumun mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Her meme kitleinin kanser olmayabileceği unutulmamalıdır; kist, fibroadenom gibi iyi huylu meme hastalıkları da kitleye neden olabilir. Bu nedenle, yeni bir kitle fark edildiğinde mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “30 yaşındaki bir kadının memesinde saptanan kitle yüzde 90 olasılıkla iyi huylu, yüzde 10 olasılıkla kötü huylu iken, 60 yaşında bu oran yüzde 50-50’ye düşüyor. Tüm yaş grupları birlikte düşünüldüğünde, meme kitlelerinin yüzde 80’i iyi huyludur, yüzde 20’si kanserdir” diye belirtiyor.
MEMEDE ŞEKİL VEYA BÜYÜKLÜK DEĞİŞİKLİĞİ
İki memenin birbirinden belli bir ölçüde farklılık göstermesi doğaldır. Ancak memelerden birinde daha önce görülmeyen belirgin büyüme, küçülme, şekil değişikliği veya asimetri durumu dikkate alınmalıdır. Özellikle bu değişikliklerin kısa sürede gerçekleşmesi veya giderek belirginleşmesi halinde meme muayenesi ve gerekli görüntüleme yöntemleriyle değerlendirme yapılması önemlidir.
MEME DERİSİNDE ÇÖKME, ÇEKİLME VEYA BELİRGİN KALINLAŞMA
Meme derisinde daha önce gözlemlenmeyen çöküntüler, içe doğru çekilmeler, portakal kabuğunu andıran görünüm, kalınlaşma veya şişlik, meme kanserinin belirtileri arasında sayılabilir. Bu tür değişiklikler, tümörün deri altındaki dokuları çekmesi ya da meme dokusundaki değişiklikler neticesinde oluşabilir.
MEME BAŞINDA İÇE DOĞRU ÇEKİLME VEYA YENİ GELİŞEN DEĞİŞİKLİK
Meme başının normal konumundan içe doğru çekilmesi, yön değiştirmesi veya çevresinde yeni gelişen değişiklikler dikkatle izlenmelidir. Özellikle tek taraflı ve yeni ortaya çıkan meme başı değişikliklerinde zaman kaybetmeden hekim değerlendirmesi gereklidir.
MEME BAŞINDAN KENDİLİĞİNDEN GELEN AKINTI
Emzirme dönemi dışında meme başından kendiliğinden gelen, özellikle kanlı akıntılar, değerlendirilmesi gereken bir durumdur. Meme başı akıntısının birçok farklı nedeni olabilmekte; her akıntı kanser anlamına gelmemektedir. Ancak kendiliğinden, yani memeyi sıkıştırmadan ortaya çıkan ve özellikle tek memeden gelen akıntılar ihmal edilmemelidir.
MEME VEYA MEME BAŞI ÇEVRESİNDE KIZARIKLIK, DÖKÜNTÜ YA DA DERİ DEĞİŞİKLİĞİ
Meme derisinde yeni gelişen kızarıklık, pullanma, tahriş, kalınlaşma, kabuklanma veya meme başı çevresinde geçmeyen deri değişiklikleri, meme kanserinin belirtileri arasında yer alabilir. Bu bulgular, enfeksiyon veya dermatolojik hastalıklar gibi daha yaygın nedenlerle de oluşabilir. Ancak özellikle tedaviye rağmen düzelmeyen ya da tek taraflı, yeni gelişen değişikliklerde meme kanseri olasılığı göz ardı edilmemelidir.
KOLTUK ALTINDA VEYA KÖPRÜCÜK KEMİĞİ ÇEVRESİNDE YENİ ORTAYA ÇIKAN ŞİŞLİK
Meme kanserinin, özellikle hastalığın lenf bezlerini etkilediği durumlarda koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde yeni bir şişlik veya ele gelen lenf bezi fark edilebilir. Bu tür şişliklerin enfeksiyonlar gibi birçok farklı nedeni olabilir ve her zaman meme kanseri anlamına gelmez. Ancak özellikle açıklanamayan, geçmeyen veya giderek büyüyen bir şişlik gözlemlendiğinde, meme dokusundaki diğer değişikliklerle birlikte değerlendirilmesi önem taşır.
BELİRTİYİ BEKLEMEYİN! ERKEN TANI İÇİN DİKKAT!
Meme kanseri taraması ve kontrol programının, bireylerin yaşı, aile öyküsü, genetik riskleri, meme yapısı ve diğer risk faktörleri dikkate alınarak kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Metin Çakmakçı, ailesinde meme veya yumurtalık kanseri öyküsü bulunan kadınların risk değerlendirmelerini daha erken yaptırmalarının önemine değiniyor. Erken tanının, meme kanserinin tedavi başarısını artıran en önemli faktörlerden biri olduğu unutulmamalıdır. 40 yaş altındaki kadınların meme kanseri risk grubundaysalar düzenli olarak ultrasonografi ve MR ile doktor kontrolü yaptırmaları büyük bir önem taşırken, 40 yaş sonrası her yıl ultrasonografi ve mamografi yaptırmak erken tanı şansını artırır. Bu nedenle Ekim ayının mesajı yalnızca ‘meme kanserinin farkında olmak’ değil; kendi sağlığımızın sorumluluğunu almak, düzenli kontrollerimizi aksatmamak ve mememizde yeni bir değişiklik fark ettiğimizde zaman kaybetmeden hekime başvurmaktır.
[removed]
! function(f, b, e, v, n, t, s) {
if (f.fbq) return;
n = f.fbq = function() {
n.callMethod ? n.callMethod.apply(n, arguments) : n.queue.push(arguments)
};
if (!f.fbq) f.fbq = n;
n.push = n;
n.loaded = !0;
n.version = '2.0';
n.queue = [];
t = b.createElement
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



