
(ANKARA) – Hekim Birliği Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Ersin Yıldırım, 17 Nisan’ın Gaziantep’te hasta yakını tarafından hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan’ın anma günü olduğuna dikkat çekerek, “Kahramanmaraş’ta bir eğitim kurumunda yaşanan ve çocuklarımızı, öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi hayattan koparan olay, şiddetin toplumsal bir yara haline geldiğinin en önemli delilidir. Bir hekimin hastasını kurtarma çabası ile bir öğretmenin öğrencisini yetiştirme arzusu, aynı barbarlık duvarına çarpıp yok edilmiştir” şeklinde konuştu.
Ersin Yıldırım, yaptığı açıklamada 17 Nisan’ın Dr. Ersin Arslan’ın vefat yıl dönümü olduğuna vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:
“Hekim Birliği Sendikası olarak, sadece bir meslektaşımızı kaybetmenin değil; aynı zamanda umudun, emeğin ve şifaya adanmış bir hayatın son bulmasının acısını ilk günkü gibi yaşıyoruz. Her yıl 17 Nisan, biz hekimler için sadece bir takvim yaprağı değil; beyaz önlüğe bulaşan kanın, güvenin sarsıldığı ve toplumun kendi şifacısına sırtını döndüğü bir günü simgelemektedir. Dr. Ersin Arslan, dertlere derman olmaya çalışırken, cehaletin ve şiddetin kurbanı oldu. O günden bu yana ‘Sağlıkta Şiddete Son’ haykırışımızdan nefesimiz tükendi; ancak bu çağrımız henüz gereken yankıyı bulmuş değil.”
Şiddet artık sınır tanımıyor. Bugün geldiğimiz noktada, sağlık alanındaki şiddet sadece hastanelerle sınırlı kalmayıp, toplumun en korunaklı yerleri olan okullarımızı da sarmalamış durumda. Hastanelerde hekimlerimiz, okullarda ise çocuklarımız, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz hayatlarını kaybediyor. Şifa veren eller zarar görürken, geleceği inşa eden kalemler yok olup gidiyor. Kahramanmaraş’taki eğitim kurumunda yaşanan trajedi, şiddetin toplumsal bir yara haline geldiğinin en açık göstergesidir. Bir hekimin hastasını kurtarma çabası ile bir öğretmenin öğrencisini yetiştirme isteği aynı barbarlık duvarına çarparak parçalanıyor.
Şiddetin dili ortaktır, acısı ise birdir. Hekim Birliği Sendikası olarak, hastanede bir doktora ve okulda bir öğretmene doğrultulan silahın aynı karanlık zihniyetin ürünü olduğunu açıkça ifade ediyoruz. Toplumun temel taşları olan sağlık profesyonelleri ve eğitim çalışanları, fiziksel ve psikolojik şiddetin baskısı altında görevlerini yerine getiremez hale gelmiştir. Caydırıcı yasaların ve uygulanacak yaptırımların yanı sıra, en önemlisi ‘insana saygı’ kültürünün yeniden inşa edilmesi bir lütuf değil, hayati bir gereklilik haline gelmiştir.
Son olarak, unutmayacağımızı ifade etmek istiyoruz. Bizler, Dr. Ersin Arslan’ın ve diğer şiddet mağduru meslektaşlarımızın, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Beyaz önlüğümüzün lekelenmemesi, kalemlerin kırılmaması ve geleceğin fidanlarının şiddet rüzgarıyla savrulmaması için gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Dr. Ersin Arslan’ı rahmetle anıyor; Kahramanmaraş’ta kaybettiğimiz eğitimcilerimize ve çocuklarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Şiddet sona erene ve güvenli çalışma ortamları sağlanana kadar mücadelemizden geri adım atmayacağımızı aziz Türk milleti önünde bir kez daha vurguluyoruz.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



