Silivri Yollarında Adalet Arayışı Devam Ediyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Silivri Yollarında Adalet Arayışı Devam Ediyor

Silivri yolları; yıllardır adalet arayanların, gerçeğin izini sürenlerin aşındırdığı taşlı ve soğuk yollardır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin temsilcileri olarak yine o yollardayız. Başkan Vahap Munyar, Genel Sekreter Sibel Güneş, Genel Sekreter Yardımcısı Uğur Güç ve ben, yönetim kurulu üyesi olarak burada bulunuyoruz.

Yaklaşık 10 aydır bu yol, benim için yalnızca bir cezaevine değil; yıllarca birlikte çalıştığım, haber kovalamacalarında yanımda olan dostum ve meslektaşım Merdan Yanardağ’a çıkıyor. Tele1’de gerçekleştirdiğimiz, taviz vermeden sürdürdüğümüz habercilik anlayışımız, bugün dört duvar arasında aynı azimle varlığını sürdürüyor.

Akıl dışı bir suçlama

Görüş kabinine adım attığımızda Merdan’ın alışılmış dik duruşuyla karşılaşıyoruz. Aramızdaki camlar ve demir parmaklıklar adeta kayboluyor. Ancak aklımda sürekli bir soru var: Bir gazeteci neden 10 aydır tutuklu? Cevap son derece basit ama acı bir gerçek. Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız, kamuoyunu bilgilendirme amacı taşıyan gazetecilik faaliyetimizden yola çıkarak tamamen uydurma bir “casusluk” suçlaması üretildi. Bu, suçlamalardan yalnızca biridir.

İmamoğlu’nu seçtirmek istemişiz ve Kılıçdaroğlu’na İmamoğlu hakkında sorular sormuşuz.

Vay be!..

Bir gazetecinin liderlerle röportaj yapması, soru sorması, izleyicilerinden birinin telefon numarasını kaydetmesi ne zaman casusluk sayılmaya başladı? Merdan duruşma salonunda güçlü sesiyle bu mantıksızlığı yüzlerine haykırıyordu: “Ben canlı yayında ve bir televizyon kanalı aracılığıyla casusluk yapıldığını görmedim… Hangi gizli belge ve bilgi alışverişi olmuş? Hangi gizli belge ele geçirilmiş? Ortada siyasal bir iddianame var!”. Gerçekte ise ne bir suç ne de hukuki bir gerekçe mevcut.

İktidarı rahatsız eden düşünceler

Merdan’ın tutukluluğunun hukuki değil, tamamen siyasi bir karar olduğunu anlamak için onun kalemine ve kimliğine bakmak yeterli. Sosyalist kimliğini her zaman açıkça savunan bir devrimci olarak, iktidarın tek tipleştirilmiş bir medya yaratma arzusuna karşı bağımsız sesiyle çıkış yaptı. Gerçeklerin halkla buluşmasından duyulan korku, bağımsız medyayı susturma çabalarıyla birleşince, fatura yine gerçeği savunanlara kesildi. Bu sistematik baskılar, Merdan Yanardağ şahsında tüm bağımsız gazetecilere verilmiş bir gözdağı niteliğindedir.

Devrimciler boyun eğmez

Birlikte sürdürdüğümüz habercilik mücadelesinde, Silivri’nin soğuk odalarında değişmeyen tek şey, devrimci gelenekten gelenlerin baskılara karşı sarsılmaz dirençleridir. Duruşma salonuna jandarma eşliğinde girerken izleyicilere seslendiği o sözler, bu sürecin özeti gibiydi: “Emperyalizmin işbirlikçileri, yurtseverleri casuslukla suçluyor!”

İktidar sahipleri, dört duvar arasına kapatıldığında fikirlerin de hapsolacağını, kalemlerin susacağını ve seslerin kısılacağını sanıyor. Oysa Merdan’ın savunmaları, yargı eliyle yaratılmaya çalışılan korku iklimine verilen birer ders niteliğindedir. Devrimciler, tarih boyunca boyun eğmediği gibi, bugün de bu uydurma suçlamalar karşısında geri adım atmayacak. Mücadele, parmaklıkların arkasında da olsa, kalemlerin tuşlarında da yılmadan devam edecek.

O yolları yine yürüyeceğiz

Bu zorlu tablo karşısında mesleğin onurunu ve meslektaşlarının haklarını korumak için sesini yükselten Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin varlığı, bizim için yalnızca bir destek değil; dayanışmanın en somut örneğidir. TGC’nin tutsak gazetecilerin yanında yer alan, demir parmaklıkların arkasındaki meslektaşlarını yalnız bırakmayan kararlı tutumu, haberciliğin ve kalemin asla teslim alınamayacağının en güçlü kanıtıdır.

Silivri’den ayrılırken o gri binalara son bir kez bakıyorum. İçimde elbette bir burukluk var, insani bir sızı… Ancak bu sızı, karamsarlıktan gelmiyor; adalet özleminden kaynaklanıyor. Dostum Merdan’ın gözlerindeki inanç dolu ışık, bu karanlığın er geç dağılacağını bir kez daha hatırlatıyor. Basın özgürlüğünün, düşünceyi ifade etme hakkının ve kalemin namusunun kazanacağı günler uzak değil.

Varsın aramızda gri betonlar ve soğuk demirler olsun; o Silivri yollarını bıkmadan yine katetmeye hazırız. Çünkü biliyoruz ki hiçbir baskı gerçeğin sesini kısamayacak ve Merdan Yanardağ, kalemiyle başı dik bir şekilde ait olduğu yere, aramıza dönecektir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın