
Siyasetin en karanlık köşelerinde, insanlık onurunun hiçe sayıldığı anlar yaşanmaktadır.
Bu tür anlar; partilerin, yöneticilerinin ve üyelerinin gerçek yüzlerini ortaya koyar.
Bugün Türkiye’de meydana gelen iki ayrı taciz vakası ile bir yasak ilişki iddiasını ele alarak, bu durumlara nasıl farklı tepkiler verildiğini gözler önüne sermek istiyorum.
Bir tarafta mağdurların yanında duran bir duruş sergileyenler, diğer tarafta ise tacizciyi koruma çabası içinde olan bir utanç tablosuyla karşılaşacaksınız…
İlk olarak, Meclis Lokantası’nda yaşandığı iddia edilen çirkin olaydan bahsedelim.
Mesleki Eğitim Merkezi çerçevesinde meslek lisesi öğrencilerinin TBMM lokantası ve mutfak kısmında staj yaparken, bazı aşçı ve personel tarafından cinsel taciz ve istismara maruz kaldıkları iddiaları ortaya atıldı.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, haberi alır almaz harekete geçerek, mağdur ailelerle bir araya geldiler ve “Yanınızdayız” mesajı verdiler.
Desteklerini somut adımlarla gösteren bu yetkililer, mağdurların acısını paylaşmak için çaba gösterdi.
Mağdurlardan birinin babasının söylediği sözler durumu özetliyor: “AK Partililer sağ olsunlar, her türlü desteği verdiler.”
Burada, mağdurun acısını paylaşmak adına koşan bir yaklaşım gözlemleniyor.
Hiç kimse tacizciyi görmezden gelmemiş, aksine adaletin peşinde koşmuştur…
Şimdi ise Görele’ye dönelim…
Giresun’un küçük bir ilçesi olan Görele’de yaşanan taciz olayı, CHP için utanç verici bir sınav niteliği taşıdı.
Tacizci olduğu iddia edilen şahıs, CHP’li bir belediye başkanıdır; ismi Hasbi Dede olarak biliniyor.
Burada bir parantez açmak gerekirse; Ekrem İmamoğlu’nun ailesinin kökleri Görele’de bulunmaktadır.
Ailenin bir kısmı Akçabat’a göç etmişken, akrabaların bir kısmı da Görele’de yaşıyor.
Hasbi Dede’nin seçim öncesi defalarca Ekrem İmamoğlu ile bir araya geldiği, sosyal medyadaki paylaşımlarından anlaşılmaktadır.
Hasbi Dede’yi CHP’den aday gösteren iradenin kim olduğunu anlatmaya gerek bile yok…
Parantezi kapatıyoruz…
Taciz olayı ortaya çıkınca CHP milletvekilleri hemen tacizcinin yanına koşarak destek verdiler.
Parti üyeleriyle birlikte, sapıklık yaptığı iddia edilen birine sarılıp alkışladılar.
CHP Gençlik Kolları, “Dik dur eğilme, Görele seninle” şeklinde tezahürat yaptı.
Tüm bunlar, CHP Genel Merkezi’nin gözü önünde gerçekleşti.
Ne tacizci başkan hakkında bir soruşturma başlatıldı ne de alkışlayan vekil hakkında herhangi bir işlem yapıldı.
CHP, resmen tam kadro olarak bir çocuk tacizcisinin yanında saf tuttu.
Bu duruma dahil olanlardan biri de CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş oldu.
Elvan Işık Gezmiş, 14 Aralık 2025 tarihinde ‘cinsel taciz olaylarında suçluların hak ettikleri cezayı almadığından’ şikayet eden bir konuşma yapmıştı.
Bu konuşmadan yaklaşık iki ay sonra, 9 Şubat 2026 tarihinde CHP’li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’nin 16 yaşındaki bir kız çocuğunu taciz ettiği iddiaları ortaya çıkmış ve ailesi savcılığa başvuruda bulunmuştur.
Elvan Işık Gezmiş, o tarihte CHP Kadın Kolları’nın yemeği için Giresun’da bulunuyordu ve akşamında Hasbi Dede’ye destek vermek için yanına gitmiştir.
Bu durum, oldukça ironik değil mi?
Fakat maalesef bu gerçeklikten ibaret…
Taciz edildiği iddia edilen kızın babasının feryadı ise yürek burkuyor.
Acılı baba, “CHP’liler sapık başkanı ve makamını koruyor” demekte.
Bugün itibarıyla hiçbir CHP’li, Görele’de tacize uğrayan çocuğu aramadı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 10 Şubat 2026 tarihinde Görele’nin CHP’li Belediye Başkanı Hasbi Dede’yi görevden uzaklaştırdı.
Olayın ardından tam bir hafta geçtikten sonra gelen tepkiler sonucu Hasbi Dede, CHP’den ihraç talebiyle disipline sevk edilebildi.
Bu süreçte biraz daha erken adım atılmadı mı?
Daha fazla beklenmesi gerektiği aşikar; çünkü Silivri’den onay beklendi…
Burada bir reaksiyon farkını da belirtmek gerekir.
AK Parti, Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu’nun belediyede çalışan bir kadınla ‘yasak ilişki’ iddialarının ortaya çıktığı ilk andan itibaren Işıksu’yu tedbirli olarak partiden ihraç talebiyle disipline sevk etti.
Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu, kendisine şantaj yapıldığını öne sürüyor ve buna dair ses kayıtlarını basın toplantısında dinletiyor.
Ancak burada partinin kurumsal kimliğine herhangi bir zarar gelmemesi için AK Parti’nin aldığı bu önlem dikkat çekicidir.
Doğru olanı yapıyorlar. Zaten belediye başkanı yargı tarafından aklanırsa, partisine geri dönebilir.
İki durumu karşılaştırdığımızda, CHP’nin tutumunun suçlananlar kendi içlerinden olduğunda üç maymunu oynama ve ikiyüzlü davranma konusunda ustalaştığını gösteriyor.
Dünyada taciz olayları asla tamamen sona ermeyecek, bu acı bir gerçektir.
Ama tacizciye verilen destek son bulabilir.
Bu konuda CHP’ye büyük sorumluluk düşmektedir.
Sayın Özgür Özel’e bir önerim var…
Parti olarak çocuk tacizcilerine destek vermeme kararı alın.
Tacizcileri ihraç etmek için, onları oraya koyan iradenin iznini beklemeyin.
Bu hem mağdurlara umut olur hem de siyasetin kirli yüzünü temizler.
Gözünüzün önündeki çocuk istismarını görmüyor ve gördükten sonra da tacizciyi koruyorsanız, ancak bir hafta sonra gelen yoğun tepki sonrasında alınan onayla ihraca sevk edebiliyorsanız, bu tutumunuz ciddi anlamda sorgulanmalıdır.
Türkiye, mağdurların yanında duran bir siyaseti hak ediyor.
CHP, bu utançtan ders çıkarmalıdır.
Tacizcilere arka çıkmak, yalnızca bir partiyi değil, bir toplumu zehirler.
CEHALETE BAKIN
Muhalif Gazeteci Deniz Zeyrek, Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği Ramazan etkinlikleri genelgesine tepki göstermiştir.
Bakan Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ildeki okullara gönderilen ‘Ramazan Ayı Etkinlikleri’ rehberinde yer alan bazı etkinliklere göz attım.
Acaba neye tepki gösterilmiş olabilir?
4-6 yaş grubu çocuklar, öğretmenleri eşliğinde camiye götürülecek, çocuklara iftar sofrasının nasıl kurulacağı öğretilecek, Ramazan pidesi, hurma ve davulcu gibi görseller üzerinden etkinlikler düzenlenecekmiş…
Çalışmalar da ‘
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



