Bank of America, yayınladığı raporda, son günlerde yaşanan siyasi belirsizliklerin piyasalarda büyük dalgalanmalara yol açtığını belirtmiştir. Bu belirsizliklerin etkisiyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın net pozisyonu Çarşamba günü 11,2 milyar dolar azalmış ve son üç gün içinde toplam azalmanın yaklaşık olarak 21-23 milyar dolar seviyelerine ulaştığı düşünülmektedir. Rapor, döviz tarafındaki çıkışların yaklaşık %90’ının yabancı pozisyonlarındaki azalmadan kaynaklandığını, yerel döviz talebinin ise oldukça sınırlı olduğunu belirtirken, döviz açığı bulunan şirketlerin piyasada dominant bir rol oynadığını vurgulamaktadır.
“3 GÜNDE YAKLAŞIK 21 – 23 MİLYAR DOLAR REZERV AZALDI”
Bank of America’nın raporuna göre, yaşanan belirsizlik sürecinin devam etmesine rağmen yargı süreçlerinin oldukça uzun zaman alacağı ifade edilmiştir. Buna karşın, hükümetin ekonomik programa yönelik siyasi desteğinin sürdüğünü dile getiren Bank of America, politika yapıcıların net bir yol haritasına sahip oldukları ve piyasayı istikrara kavuşturmak için gerekli adımları attıkları izlenimini paylaşıyor.
ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELDİ
Banka, enflasyon tahminlerinde de bir güncelleme yaparak, eğer şu andaki siyasi belirsizlikler çözülürse, bu belirsizliğin enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını belirtti. Bank of America, daha önce %25,7 olarak tahmin ettiği enflasyon oranını %28,1’e revize etti. Banka, Nisan ayında enflasyonun etkilerinin büyük bir kısmının görüleceğini öngörmekte ve bu nedenle yapılan revizyonun önden yüklemeli bir değerlendirme olduğuna dikkat çekmektedir.
POLİTİKA FAİZİNİ YÜZDE 32,5’E YÜKSELTTİ
Bank of America, yıl sonunda politika faizinde bir artış öngörmektedir. Nisan ayında beklenen 200 baz puanlık faiz indirim beklentisinin durakladığını ifade eden banka, yıl sonu için politika faizini %30,5’ten %32,5’e revize etti. Bunun yanı sıra, banka yerel dolarizasyon riskinin artması durumunda politika faizinin artırılabileceğini de belirtmektedir. Anlaşılan o ki, Merkez Bankası gerektiği takdirde daha yüksek reel faizler sunmaya hazır durumda.
Banka, ayrıca likidite bonolarının döviz girişlerini hızlandırmayı amaçladığını düşünmektedir; bu durum, piyasanın daha sağlıklı bir yapıya kavuşmasını hedeflemektedir.
“DALGALANMALAR REEL SEKTÖR İÇİN OLUMSUZ”
Bank of America, raporunda borçlanma faizlerinin de altını çizerken, yaşanan olaylardan önceki verilere dikkat çekmiştir. Olaylardan önceki yoğun uçuşlar, tüketim talebinin dayanıklı tüketim mallarında düşük, hizmet sektöründe ise kısmen yüksek olduğunu göstermektedir. Banka tarafından yapılan görüşmelerde, reel sektör temsilcileri 2025’in birinci çeyreğinde 2024’ün son çeyreğine göre daha zayıf bir talep yaşandığına işaret etmiştir.
Bu dalgalanmaların reel sektör üzerindeki etkisinin olumsuz bir şok olarak algılandığını belirtirken, daha önce yüksek seviyelerde olan döviz borçlarının döviz kurlarındaki artışla birlikte finansal koşulları sıkılaştırıcı bir etki yarattığına dikkat çekmiştir. TL cinsinden borçlanma faizlerinin de daha uzun süre yüksek kalacağı öngörülmekte ve bu durumun başlangıçta tüketici güvenini olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Dolayısıyla, Türkiye ekonomisine daha az endişeyle bakıldığını ifade etmektedir.
Sonuç olarak, Bank of America tarafından yayımlanan rapor, özellikle siyasi belirsizlik