Stockholm’de Kürt Diasporası ve Barış Süreçleri

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Stockholm’de Kürt Diasporası ve Barış Süreçleri

17 Mayıs 2026 14:56

Güncelleme: 17 Mayıs 2026 17:42

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) tarafından geçen yıl başlatılan panel serisinin Avrupa ayağı olan “Barış Süreçlerinde Basının Hafızası: Avrupa’dan Bakış” başlıklı etkinlik, İsveç’in başkenti Stockholm’de gerçekleştirilen oturumlarla tamamlandı. Panelin kapanışında Diaspora Kürtleri adına yapılan konuşmalarda, sorunun yalnızca örgütler üzerinden ele alınamayacağı vurgulanarak, Kürtlerin geleceği hakkında demokratik yöntemlerle karar verilmesi gerektiği ifade edildi.

GGC’nin 2025 yılında Diyarbakır’da düzenlediği “Barış Süreçlerinde Basın ve Medya’nın Rolü” panelinin devamı niteliğindeki etkinlik, Stockholm’deki Westmanska Palatset Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Gün boyunca süren panelde gazeteciler, akademisyenler, siyasetçiler ve diaspora temsilcileri; barış süreçleri, medya dili, gazetecilik uygulamaları ve diasporanın rolü gibi konuları farklı başlıklar altında tartıştılar.

Panelin üçüncü oturumunda “Avrupa’dan Bakış: Diasporanın Perspektifi” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü Fehim Işık’ın üstlendiği oturumda, Osman Aytar, Keya İzol ve Dr. Mina Sedem, Kürt sorununa dair çözüm önerileri ve sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

“İnsanların kafası karışık”

Stockholm Üniversitesi’nden Dr. Mina Sedem, Kürt kimliğinin uzun yıllardır inkâr politikalarıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Kürt meselesi sadece bir örgüt üzerinden tartışılmamalıdır. Bu, bir halkın meselesidir” dedi. Medyanın objektif bilgi sunmasının önemini vurgulayan Sedem, farklı görüşlerin tartışılabileceği demokratik bir zeminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sedem, görüşlerini şöyle sürdürdü:

“Umuyorum ki, bu sorunu örgüt meselesinden çıkarmak için objektif bir bakış açısına sahip olmalıyız. Ayrıca, sosyolojik ve psikolojik açıdan halk içinde bu meseleyi nasıl anlatabileceğimize odaklanmalıyız. Gelişmeleri takip ediyorum ve durumun net olmadığını gözlemliyorum. İnsanların kafası karışık. Tek taraflı bilgiler sunulmakta ve muhatapları belirsiz kalmaktadır. Bilgi verilirken açık ve anlaşılır olmalı; aksi takdirde olumsuz etkiler yaratabilir. Gazetecilere burada büyük bir sorumluluk düşüyor. Bilgi verdikleri platformların tarafsız ve objektif olmasına özen göstermeliler. Eğer bir bilgi paylaşılacaksa, o bilginin net ve anlaşılır olması gerekir. Bilgi akışı, tartışmaların örgüt değil, Kürt meselesi üzerinde yürütülmesiyle sağlanmalıdır. Çünkü Kürtler, sadece bir örgütten ibaret değildir.”

“Birbirimize saygı göstermek zorundayız”

Mälardalen Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Osman Aytar, Kürtlerin tarihsel olarak parçalanmışlık ve devletsizlik sorunu ile yüzleşmekte olduğunu ifade etti. Aytar, Kürt siyasi yapıları arasında daha güçlü bir dayanışma gerektiğini belirterek, “Aynı düşüncelere sahip olmak zorunda değiliz ama birbirimize saygı göstermek zorundayız” dedi. Kürtlerin geleceğine dair kararların demokratik yöntemlerle belirlenmesi gerektiğini de vurguladı.

“Önce Kürtler birbirine entegre olmalı”

DİAKURD Temsilcisi ve Kürt Dil Eğitmeni Keya İzol, diasporadaki Kürtlerin sorun ve çözüme yönelik görüşlerini paylaştı. İzol, diaspora Kürtlerinin eşit yurttaşlık taleplerinden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerek, “Türklerin sahip olduğu haklara Kürtlerin de sahip olması gerekmektedir” dedi. Sunumuna devam eden İzol, şunları ifade etti:

“Diasporanın çözüme yönelik rolü gelecekte daha da güçlenecek. Bugün 3 milyonuz ve 20 yıl içinde bu rakam 5 milyon olacak. Çocuklarımız burada büyüyerek kendi kültürlerini koruyorlar. Türkiye’deki mevcut koşulları kabul etmiyorlar. Diaspora yavaş yavaş örgütleniyor ve bazı eksiklikler olsa da entegrasyon konusunu gündeme alıyoruz. Şam’a ve Türkiye’ye entegrasyon tartışmaları sürerken, Kürtlerin hâlâ birbirine entegre olmadığını görüyoruz. Siyasi örgütlerimiz geçmişte birbirine düşmanlık besliyordu. Öncelikle Kürtlerin birbirine entegre olması gerekiyor. Daha sonra ulus olarak diğer halklarla eşit şartlarda entegrasyon sağlayabiliriz.”

Etkinlik, günün sonunda düzenlenen açık forumla devam etti. Forumda tüm konuşmacılar ve gazeteciler, katılımcıların sorularını yanıtladı; barış süreçleri, medya dili, diasporanın rolü ve demokratikleşme konuları üzerinde karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın