
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Almanya’nın Stuttgart kentinde partilileriyle bir araya geldiği etkinlikte yaptığı konuşmada, “Siz burada Euro ile mücadele ederken, biz orada Türk lirasının haysiyetini korumak için geceyi gündüze katıyoruz. Bazıları ‘İmralı statüsü’ tartışıyor. Stuttgart’tan bir kez daha ilan ediyorum: İmralı’nın statüsü yoktur. İmralı, ay yıldızlı al bayrağın dalgalandığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasındaki bir cezaevidir. Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış bir caniyi, siyasal bir özne haline getirmeye çalışanlara izin vermeyeceğiz” dedi.
Etkinlik, İYİ Parti Almanya Dış Temsilciliği’nin organizasyonu ile gerçekleştirildi. Toplantıya Müsavat Dervişoğlu’nun yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Ayyüce Türkeş, İYİ Parti Almanya Dış Temsilciliği Başkanı Ekrem Taha Başbuğ ve Avrupa teşkilatları başkanları ile temsilcileri katılım sağladı.
Dervişoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Sizlerin gözü hep geride, kulağınız ise Türkiye’den gelecek haberlerde. Bugün Ankara’ya baktığınızda, TBMM çatısı altında verilen mücadelelerde yüreğinizin burkulduğunu hissediyorum. Meclis kürsüsünden haykırıyoruz ki, Devlet, vatandaşına pusu kurmaz. Devlet, vatandaşının refahını sarayların ihtişamıyla değil, emeklisinin mutfağıyla, gencinin umuduyla ölçer. Bugün Türkiye’de ortadirek erimiş, vergi yükü bordrolu çalışanların sırtına yüklenmiş, adalet ise birilerinin iki dudağı arasına hapsedilmek istenmiştir. Biz ne diyoruz? Yıkılsın bu adaletsiz düzen, yaşasın Türk milleti! Türkiye’nin itibarını sadece beton binalarda değil, pasaportunun değerinde, parasının kudretinde arıyoruz. Siz burada Euro ile mücadele ederken, biz orada Türk Lirası’nın haysiyetini korumak için geceyi gündüze katıyoruz.”
Kürt sorununa yönelik başlatılan sürece dair değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, “Bazıları ‘İmralı statüsü’ tartışıyor. Stuttgart’tan bir kez daha ilan ediyorum: İmralı’nın statüsü yoktur. İmralı, Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümranlık sahasındaki bir cezaevidir. Türk hukukuna göre ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış bir caniyi, siyasal bir özne haline getirmeye çalışanlara geçit vermeyeceğiz. Milliyetçilerin görevi milleti birleştirmektir; sağcıyla solcuyu, Türkmen’le Kürt’ü, Alevi’yle Sünni’yi bir araya getirmektir. Ancak teröristle pazarlık masasına oturanlara, Cumhuriyet mevzisinden ayrılanlara karşı duruşumuz, dün neyse bugün de odur. Taviz yoktur, teslimiyet yoktur, tahammülümüzse hiç yoktur” şeklinde konuştu.
Dervişoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“23 Nisan, Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın arifesinde büyük bir acı yaşadık. Sokaklardaki şiddet ve cinayet, okullarımıza kadar girdi, çocuklarımızı dahi esir aldı. Bu acıların bir daha asla yaşanmamasını temenni etmek, ölenlere, yaralananlara ve ailelerine sabır dilemek yeterli değildir. Münferit gibi görünen hadiselerin, toplumda biriken hukuksuzluk, adaletsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk gibi iç içe geçmiş sorunların bir sonucu olduğunu anlamalıyız. Çeyrek asırlık bir iktidarın yaptıkları kadar yapmadıklarının, icraatlarının ve hatalarının trajik sonuçlarını deneyimliyoruz. Belirtmek isterim ki, bu tür sarsıcı olayların tek sorumlusunu makam ve mevkilerde oturanlar olarak görmüyorum. Yurttaş olmak, sorumlu olmak demektir. Ben o sorumluluk bilinciyle düşünüyor ve konuşuyorum. İktidarın yaptıkları ne olursa olsun, evlatlarımızı büyütürken, onlara bir gelecek düşlerken, sadece kariyer hedefleri ve hırslarıyla bakan genel anlayışı sorgulamak zorundayız.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



