Suç Örgütü Davasında Şok İfadeler ve İddialar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Suç Örgütü Davasında Şok İfadeler ve İddialar

Haber: Esra TOKAT

(ANKARA) – Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının yeniden görülen duruşmasında sanık Muhammed Kaplan, dikkat çekici iddialarda bulundu. Kaplan, “Metehan İlkyaz bana, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sordu. Ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. Ardından içeri biri girdi, küfürler savurarak beni içeri soktular ve ‘Bu ifadeyi vereceksin, sonra işine gücüne bakacaksın’ dediler. Ben ‘Bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. ‘Mahfuz’u, Erkan’ı söyle yeter, senden başka bir şey istemiyoruz’ dediler. Sonrasında Murat Çelik Müdür’ün odasına götürdüler, o da bana ‘Sana söz veriyorum, ifadeni ver, sabah evinde olacaksın. Tutuklamama sözü veriyorum’ dedi” şeklinde savunma yaptı.

Ayhan Bora Kaplan’a yönelik suç örgütü davasında 17 tutuklu ve 61 sanık bulunuyor. Dava süreci, bazı cezaların istinafta bozulmasının ardından yeniden gündeme geldi. Duruşma, polislerin düzenlediği operasyonla birlikte M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in yer aldığı dosyaların birleştirilmesi sonucu oluşan 76 sanıklı dosya çerçevesinde yapılıyor. İlk duruşmanın dokuzuncu celsesi, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Sincan Cezaevi Kampüsü’nde gerçekleştiriliyor.

Duruşma, sanık Muhammed Kaplan’ın savunmasıyla başladı. Kaplan, “Nurullah Özgür Kopuk, ‘seni gizli tanık yapalım’ dedi. Ben teslim oldum. Beni Serdar adında bir komiser karşıladı. O sırada siyah ceket giymiş bir kişi ile karşılaştım. Şevket Demircan olduğunu öğrendim. Bana ‘Semih’in kanı senin elinde mi?’ diye sordu” ifadelerini kullandı.

Kaplan, devamında “Murat Çelik Müdür bana, ‘Sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın’ dedi” dedi.

Kaplan, savunmasında şu şekilde konuştu: “Metehan İlkyaz, ‘Muhammed, 15 Temmuz’da silahları nereden aldınız?’ diye sorunca, ben de ‘Milli İstihbarat’tan aldık’ dedim. Ardından içeri giren bir kişi sinkaflı küfürler etti. İçeri soktular, bana ‘Bu ifadeyi vereceksin’ dediler. Okuduğum ifadede, ‘tüm Ankara’yı yakmışlar’ diyordu. Ben de ‘Bu ifadeyi imzalamayacağım’ dedim. Murat Müdür’ü çağırdılar, bana ‘Sana söz veriyorum ifadeni ver, sabah evinde olacaksın’ dedi.”

Kaplan, “Beni Nurullah Özgür Kopuk ile görüştürdüler. HTS kayıtları o gün Emniyet’teydi. ‘Bu ifadeyi vermezsen hayatın mahvolur’ dediler. Kalıplı olan polis, ‘Sen Erkan Doğan’dan ceza almazsın ama örgüt üyeliğinden ceza aldırırız’ dedi. Sonra beni bir odaya götürdüler. Serdar’a da, ‘Bunları sana da yapacaklar’ dedim. Şimdi ağız birliği yapıyorlar, o odanın spor odası olduğunu söylüyorlar. Evet, orası spor odasıydı; boks yapıyorlardı. İki gün boyunca yemek vermezlerdi, verdikleri de bir gün önceki yemeklerdi” diye konuştu.

Kaplan, “Mahfuz Tatar olayı, Bora Kaplan’a yıkılmak istenen bir cinayettir ve uzaktan yakından Bora Kaplan’ın ilişkisi yoktur. Sahte HTS kayıtlarıyla tutuklandık. Sahte gizli tanık beyanıyla ceza aldık. Başkanım, bizi bunlardan kurtarın. Üç yıldır haksız yere cezaevindeyim, 6 adımlık koğuşta yatıyorum” dedi.

Diğer bir sanık Fethi Koyuncu, “Muhammed Kaplan’ı ve Altan Tozar’ı bu mahkemede tanıdım. Daha önce hiç görmedim. Muhammed Kaplan, vurulduğunda kimin vurduğunu bilmiyorum demişti. Üç yıl sonra benim yaraladığımı söylüyor” ifadelerini kullandı.

Altan Tozar’ın 2018 yılında vurulduğunu belirten Koyuncu, “İfadesi alınıyor, ben yokum. Hakim karşısında ifade veriyor, yine ben yokum. Ben başkasının işlediği suçun cezasını çekiyorum. Gizli tanık olmasa ben yokum” dedi ve beraat talebinde bulundu.

Duruşmada savunma yapan sanık Furkan Anıl Bahar, “Eğer ben örgüte üye olsaydım, neden lisansımı bitirip yüksek lisansa başvurayım? Beraatimi talep ediyorum” dedi. Sanık Ali Dönmez ise “Ben valelik yaptım, 4-5 ay valelik yaptım, sonuçta 9 ay tutuklu kaldım. Beraatimi talep ediyorum” şeklinde beyan etti.

Sanık Doğuşcan Uğurlu’nun avukatı Hatice Taştan, “Her gün bir başka şey çıkıyor. Veysel Kaçmaz, Ahmet Yıkılmaz ve Yüksel Kocaman’ın buraya tanık olarak getirilmesini istiyorum. Biz onlara soru sormalıyız. Bu çürümüşlük başka türlü düzelmez. Bu salona gelen herkesin amacı adil yargılanma hakkıdır” ifadelerini kullandı.

Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın