Suç Örgütü Davasında Şok İtiraflar ve İddialar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Suç Örgütü Davasında Şok İtiraflar ve İddialar

Ayhan Bora Kaplan’ın suç örgütüne ilişkin yeniden görülen davada, eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik savunma yaptı. Çelik, “Bu örgütün diğer suç örgütlerinden farklılıklarını gözlemledim. Bu örgütle ilgili hüküm verecek olan Cumhuriyet Başsavcıları ve yeni ele geçen telefonda bazı hakimlerle işbirliği içinde olduklarına dair şüphelerim var. Örgütün lideri Ayhan Bora Kaplan değil, daha büyük güçler mevcut. Siyasete de bir şekilde sızmışlar. Bunların arkasında bir üst akıl var. Eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Alp Aslan bu üst akıldır. Başsavcıya araç almışlar; dün yayımlanan haberlerde yer aldı. Böyle bir yapı ile nasıl mücadele edebiliriz?” ifadelerini kullandı.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik 17’si tutuklu 61 sanığa verilen bazı ceza kararlarının istinafta bozulmasının ardından, operasyonu gerçekleştiren polisler, Kaplan’ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik’in dosyalarının birleştirilmesinin ardından 76 sanıklı davanın duruşması, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda sürdürüldü.

Duruşmada söz alan sanık Serdar Sertçelik, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek, “Ben 70 klasörü nasıl inceleyebilirim?” dedi. Sertçelik, savcının sorularını yanıtlamayarak, “Cevap vermeyecek hiçbir sorum yok. Sadece savunmam için süre istiyorum” şeklinde talepte bulundu.

Kaplan dosyasıyla ilgili olarak, eski başsavcı ve Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’ın ismi öne çıktı: “Araç parası ödemesi” Kaplan’ın asistanından geldiği iddia edildi.

Sertçelik’in avukatı Serbülent Özavcı, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini dile getirerek, “Bu mesajlaşmaların yer aldığı dosyalar incelendikten sonra savunma yapmasına izin verilirse, birçok soru cevap bulabilir. WhatsApp kayıtları suç delili olarak dosyaya konulmuş durumda. Dijital kayıtları vermek zorundasınız. Bunları almadan hukuki değerlendirme yapmamız mümkün değil. Makul bir süre verilmesini talep ediyoruz” dedi.

Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu, “Duruşmadan yalnızca 5 gün önce sisteme yüklenen dosyayı inceleme fırsatım olmadı. Bu nedenle dosyanın tamamının tarafıma iletilmesini talep ediyorum. Dosyayı incelemek için de makul bir süre verilmesini istiyorum. Duruşmanın başında bu talebimiz gerekçelerle reddedildi. Bu, savunma hakkımızı kısıtlamak demektir” şeklinde konuştu.

Ayhan Bora Kaplan operasyonunu gerçekleştiren polislerin, “Murat Müdürü tutuklatalım, gerisi kolay” şeklinde kumpas kurbanı olduklarını iddia ettikleri belirtildi.

Kaplan: Bana süre verin, iddianamenin çöp olduğunu kanıtlayayım

Mahkeme Başkanı, bu taleplerle ilgili daha önce değerlendirme yapıldığını belirterek, değerlendirmeye yer olmadığına hükmetti.

Duruşmada Ayhan Bora Kaplan da “Dosya elimde yok. Dijital materyaller yok ama savunma yapmamı bekliyorsunuz. Bu şartlar altında nasıl savunma yapabilirim? Bana süre verin, Savcı Bey’in yazdığı iddianamenin çöp niteliğinde olduğunu kanıtlayayım. Ancak sizin karar vermiş olduğunuzu görüyorum. Biz ne söylesek bir anlamı yok. Haklarımız kısıtlanıyor. Ben asla susma hakkımı kullanmıyorum, ama savunma hakkımı vermiyorsunuz” dedi.

Kaplan’ın avukatlarından Oğuzhan Bilgin, “Siz yargılama yapmıyorsunuz, zulmediyorsunuz. Zorla savunma almaya çalışıyorsunuz. Göremediğimiz evraktan savunma yapamayız. Biz kimsenin malını istemiyoruz, sadece dosyadaki dijital materyalleri talep ediyoruz. Bu şekilde devam ettikçe, vereceğiniz her karar sakat olacaktır” ifadelerini kullandı.

Kaplan’ın diğer avukatı Umut Köroğlu, “Neden ısrarla süre verilmiyor? Hayatımda böyle bir şey görmedim. Serdar Sertçelik’e zorla savunma yaptırılmaya çalışılıyor. Sadece bir ay süre istiyoruz. Bize savunma hakkı verilmediği sürece, dosya ne zaman bozulursa bozulsun, sonuç değişmeyecek” şeklinde beyan etti.

Duruşmaya verilen kısa bir aranın ardından, dosyada müşteki sanık olan polis memurlarının savunmalarına geçildi.

Eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik: Operasyonumuz nedeniyle örgütün iftiraları ile karşı karşıya kaldık

İlk olarak eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik’in savunması alındı.

Çelik, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Meslek hayatım boyunca örgütlü suçlar ve terör suçlarında ihtisas yaptım. Teşkilatın güveni nedeniyle bu görevlerde bulundum. Bu güven nedeniyle, hâlâ devletin karşısında örgüt suçlarının soruşturmasında görevliyim. Ankara’ya atandığımda bu örgüt bir düğünle gündeme gelmişti. Ben de bu düğünden yaklaşık 10 gün önce atanmıştım. Bir suç örgütü liderine dair yaptığımız araştırmada, ne yazık ki Organize Suçlar biriminde en üst düzeyde görevli olan kişiler tarafından öğrenilmesi nedeniyle havaalanında kaçarken yakaladık. Arabanın kapısını ben açtım. Bu operasyonumuz nedeniyle örgütün iftiralarıyla karşılaştık ve 113 gün bu yerleşkede hapis yattık.

Bu örgütün diğer suç örgütlerinden farklılıklarını gördüm. Hüküm verecek Cumhuriyet Başsavcıları ve yeni ele geçen telefonda bazı hakimlerle işbirliğinde olduklarına dair şüphelerim var. Tüm görevlerimizi cumhuriyet savcılarının talimatıyla yaptık. İftiraya uğradım, ancak bu iftiranın dozu fazlaydı. Örgüt yöneticilerinden biri avukat, Cengiz Haliç. Hatta bu örgütün lideri Ayhan Bora Kaplan değil, daha büyük kişiler mevcut. Siyasete de sızmışlar. Telefon konusuna gelince, onu kim gönderdiyse Allah razı olsun. 38 yıldır devletin verdiği ekmekle büyüdüm. Devlet babamız, vatan anamız bizim.

“Araba almışlar başsavcıya, böyle bir örgütle biz nasıl mücadele edeceğiz”

Biz bu vatana, millete yönelik en küçük bir şeye müsaade eder miyiz? Hükümete yönelik darbe iddiası mümkün mü? Bunların üst aklı var. Eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Alp Aslan bu üst akıldır. Başsavcıya araç almışlar; dün yayımlanan haberlerde yer aldı. Böyle bir örgütle mücadele edebilir miyiz? Hakime ‘şekerim’ deniliyor.

Ben FETÖ ile mücadele eden biriyim. Bir operasyon gerçekleştirdim. İntihar eden Mustafa Süvari, dört dörtlük bir polis memurumuzdu. Ben hapisten çıkınca kalp krizi geçirdim, üç stent takıldı. Bunları daha önce anlatmadım. Sorun değil, canım feda. Oğlumu da tehdit ediyorlar, onun da canı feda. Her şeyi hukuka uygun yaptık. Şikayet

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın