Süleyman Mührü Tartışması: Siyasi İletişimsizlik Mi?

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Süleyman Mührü Tartışması: Siyasi İletişimsizlik Mi?

25 Nisan 2026 07:15

Güncelleme: 25 Nisan 2026 07:24

Siyasetteki semboller ve bu sembollere atıfta bulunmak, sıklıkla kullanılan bir iletişim biçimidir. Bu yaklaşım, hem manevra alanı bırakır hem de toplumun zihin kodlarına hitap ederek mesaj iletmeyi sağlar. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir” açıklamasındaki ‘Süleyman’ ifadesinin kime atıfta bulunduğu belirsizliğe yol açmış ve çeşitli yorumlara neden olmuştur. CHP lideri Özgür Özel, bu ismi Kanuni Sultan Süleyman olarak yorumlayarak, “Bu iş sultan ve mühür benzetmesine kaldığına göre ve Erdoğan’ın bir işi yapması için padişah benzetmesi yapılması gerekiyorsa rejimle ilgili endişemiz boşa değildir” şeklinde bir değerlendirmede bulunmuştur.

Bakırhan’ın açıklamasını ‘padişahlık’ veya günümüzdeki anlamıyla ‘otoriterlik’ olarak yorumlamak, DEM ve CHP arasındaki siyasi iletişimdeki kopukluğu gözler önüne sermektedir. Zira Bakırhan’ın ‘Süleyman mührü’ ifadesinin, üç semavi dinin (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam) önemli figürlerinden biri olan Süleyman Peygamber’in mührüne bir atıfta bulunduğu ve bu bilginin CHP ile paylaşıldığı bilgisine ulaşıldı.

DEM Parti, hem süreç hem de ana muhalefet karşısındaki baskılara karşı dengeli bir siyaset izlemeye çalışırken, partilerin önceliklerine göre siyasi pasları kenara atabildiği gözlemlenmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tuncer Bakırhan’a “Masayı deviriyorsun” demesi, Bakırhan’ın bir gün önce Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı Silivri’ye giderek “Bir tarafta cezaevlerinde yargılamalar, bir tarafta masa, olmuyor, kimse inanmıyor” ifadelerini kullanmasına atfen söylenmiş olabilir. Bakırhan’ın “masa sağlam” yanıtı ve Silivri’den bir gün sonra Erdoğan’a yaptığı Süleyman Mührü vurgusu, anlamlı bir tesadüf olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu’nun aynı resepsiyonda “Sayın Cumhurbaşkanı size Süleyman’ın mührü çağrısı yapıldı, süreç konusunda ilerleme düşünüyor musunuz?” sorusuna Erdoğan’ın “Durmak yok, aynen devam” yanıtı, eleştirilerin karşılık bulmayacağına veya Meclis raporunun gereği yapılacağına dair farklı yorumlara açıktır.

DEM Parti, 1 Ekim 2024’ten bu yana sürdürdüğü süreci “Kürtlerin eşit yurttaşlar olarak hukuk içine alınması” müzakeresi olarak tanımlarken, demokratikleşmenin şart olduğunu sürekli vurgulamaktadır. Ancak bu sürecin seçim gibi bir yükü olduğu da göz önündedir. Bu nedenle DEM Parti, CHP ile mesafeyi koruyarak ama masayı da sağlam tutarak ilerlemek istemektedir. İktidar cephesinde bu durumun rahatsızlık yaratabileceği düşünülmektedir. Öte yandan, süreç Bahçeli’nin de onayladığı gibi artık bir devlet projesi halini almıştır.

Masanın sağlamlığını, gündelik siyasetin retorikleri ve sembolleri değil, somut adımların atılıp atılmadığı belirleyecektir. Bu bağlamda, AYM ve AİHM tarafından ‘ihlal’ kararı verilen isimlerin cezaevinden çıkması (Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay ve Tayfun Kahraman) masayı daha da güçlendirecektir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın