Sürdürülebilirlik: Terim Mi, Gerçeklik Mi?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Sürdürülebilirlik: Terim Mi, Gerçeklik Mi?

Son dönemlerde ekonomi kanallarında, iş dünyasının prestijli toplantılarında ve siyasette sıkça gündeme gelen “sürdürülebilirlik” kavramı neden artık bu kadar hararetle konuşulmuyor?
Bir zamanlar oldukça popülerdi…
Acaba bu terimin cazibesi mi tükendi, yoksa daha derin bir sorun mu var?
Bu dünyada süregeldiğimiz yolda, etkileyici kelimelerin sorunu çözmeyeceğinin farkına varmışlarsa, bu başlangıç için olumlu bir gelişme sayılabilir.

***

İki ya da üç yıl önce bir konferansta genç bir iş adamını dinleme fırsatım olmuştu…
Sürekli “sürdürülebilirlik” kelimesini tekrar edip duruyordu, fakat neyi sürdüreceğini iş ve projelerini anlatmaya bir türlü odaklanamadı.
Geçen gün merak edip sordum, o kişi nerede diye.
Kimse bir bilgi veremedi…

***

Trump ile Netanyahu arasında bir anlaşmazlık yaşandığı söyleniyor…
Bu kısmen doğru olabilir…
Fakat bu tür bir çatışmadan büyük bir çözüm beklemek gerçekçi değil.
Unutmayalım ki Trump, Gazze’de bir çözüm arayışında değil…
Onun asıl amacı Gazze’yi kendi hakimiyetine almak.
Bu çatışmanın temelinde yatan sebep de bu.

***

Bir kişi yeni bir daire satın alacak…
Bu konuda hizmet veren bir organizasyona gitmiş ve yardım almış.
Peşinatının olmaması onu sevindiriyor.
Eh, buna haksız da denilemez!
Ama mevcut kirasının çok üzerinde bir taksitle yıllarca uğraşmak zorunda kalacak…
Yani konut edinirken, tüm hayatı boyunca sürecek kaygılarla boğuşmasına neden olacak bir bağın içine girmiş olacak.
Sıradan bir insan olmak gerçekten zor.

***

Ankara’daki bir ilkokulda, yedi yaşındaki bir kız öğrenci beş erkek öğrenci tarafından kollarından tutulup makasla yaralanmış…
Hemen sosyal medyada “akran zorbalığı” üzerine yorumlar akmaya başladı.
Ancak ben yine de yetişkinleri anlatmayı tercih ediyorum…
Konu özelinde, bu kız çocuğu uzun bir süre boyunca eziyet çekiyormuş ve öğretmenine şikayette bulunmuş, fakat gereken ilgi gösterilmemiş.
Okul yönetiminin aldığı karar ise, saldırgan öğrenciler yerine mağdur olan kızı okuldan uzaklaştırmak olmuş…
Anlaşılan o ki, akran zorbalığı bir yanda dursun!
Yetişkinlerin çeteleri, zalim anlayışları ve zorbalıkları çocuklara da elbette etki ediyor.

***

Masumiyet, kaybedilen bir şeyden çok, (son zamanlarda sıkça benzeri tekrar edilmesine rağmen) kazanılan bir kavramsa eğer, bu ancak mahcubiyetle mümkündür.
Yetişkinler arasındaki masumiyet, mahcubiyet hissiyatına dayanır.

***

Gösterişli bir tavır sergileyerek “Kendimi seviyorum” diyenlere baktığımda…
Eğer bir de başkasını sevmeye çalışsalardı, ne kadar etkileyici olurdu!

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın