Suriye’de Alevilere Yönelik Saldırılara Kınama!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Suriye’de Alevilere Yönelik Saldırılara Kınama!

İstanbul Barosu, Suriye’deki silahlı grupların Alevi toplumu ve diğer inanç gruplarına yönelik gerçekleştirdiği saldırıları kınadı. Baro, bu saldırılar ve medyaya yansıyan işkence ve yağma görüntülerinin sivil halkın maruz kaldığı temel insan hakları ihlalleri olduğunu vurguladı. Suriye’de yaşam hakkı da dahil olmak üzere, halkın karşı karşıya olduğu hak ihlallerinin Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Cenevre Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirtti.

“SESSİZ KALINAMAZ”

İstanbul Barosu yaptığı basın açıklamasında, “Suriye’de silahlı gruplar tarafından Alevi toplumuna ve diğer inanç topluluklarına yönelen saldırılar, medyaya yansıyan işkence ve yağma görüntüleri, başta yaşam hakkı olmak üzere temel insan haklarının yok edilmesidir. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Cenevre Sözleşmesi gibi uluslararası düzeyde kabul edilen insancıl hukuk normları, sivil halkın korunmasını zorunlu kılmaktadır,” ifadelerine yer verdi.

Baronun açıklamasında, “Ortadoğu coğrafyasının içinde bulunduğu kan ve şiddet sarmalı hepimizin ortak meselesidir. Gazze’de çocuk, kadın, yaşlı binlerce sivilin öldüğü katliamın ardından şimdi de Suriye’de yaşananlara sessiz kalınamaz,” vurgusu yapıldı. Ayrıca, uluslararası toplumun sivillere yönelik saldırılara seyirci kalmaması, kınamakla yetinmeyip, etkin ve somut adımlar atması gerektiği ifade edildi.

“ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

İstanbul Barosu, barış, adalet ve insan haklarını savunmanın, tüm insanlık ailesinin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Baro, “uluslararası hukuk normlarını hatırlatmak ve savunmak, tüm hukuk kurumlarının görevidir,” diyerek, bu bağlamda Suriye’de yaşanan olaylar üzerinden Türkiye’de bazı sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımların, halkın bir kesiminin etnik kimliğine ve inançlarına yönelik ayrımcı söylemler içerdiğini vurguladı. Bu tür söylemlerin Anayasa’ya ve iç hukuk düzenlemelerine aykırı olarak nefret suçu oluşturduğuna dikkat çekti.

İstanbul Barosu, bu paylaşımların ayrıca ayrımcılık yasağını ihlal ettiğini ve toplumsal barışa zarar verdiğini belirtti. Baro, “İstanbul Barosu olarak, şiddete ve nefret söylemlerine karşı insanlığın ortak hukuki değerlerini; herkesin yaşam hakkını, inanç özgürlüğünü, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz,” açıklamasında bulundu.

Sonuç olarak, İstanbul Barosu, Suriye’deki durumun sadece o bölgedeki halk için değil, tüm insanlık için kritik bir mesele olduğunu ifade ederek, uluslararası topluma ve kurumlara sorumluluk alma çağrısında bulundu. Bu tür hak ihlallerinin dünyada herhangi bir yerde gerçekleşmesinin kabul edilemeyeceğini ve etnik, dini veya kültürel sebeplerle hiçbir insanın hedef alınmaması gerektiğini belirtti. Baro’nun bu durumu kınaması, uluslararası insan hakları hukukunun uygulanması ve insan haklarının korunması açısından büyük bir öneme sahiptir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın