
Suriye’de 2011 yılında başlayan ve geçen yıl aralık ayında yeni yönetimin oluşması ile sona eren iç savaş, ülkemizdeki Suriyeli mülteci krizinin 14 yılını geride bıraktı. Bu süre zarfında Türkiye, resmi verilere göre 2 milyon 901 bin 478, gayri resmi rakamlara göre ise yaklaşık 10 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptı. Bu durum, milyarlarca dolara mal oldu ve Türkiye’deki ekonomi üzerinde olumsuz etkiler yarattı. Özellikle büyük şehirlerde, Suriyelilerin yoğun nüfusunun etkisiyle gettolar oluşmaya başladı ve demografik yapı da önemli ölçüde değişim sürecine girdi.
Bu durum, sağlık sisteminde de önemli sıkıntılara yol açtı. Milyonlarca Suriyeli, Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişmeye çalışırken, hastanelerde randevu bulmak giderek zorlaştı. Türkiye’de, Suriyelilere yönelik sağlık hizmetlerinin detayları da dikkat çekici. Yaklaşık 4 milyon Suriyeli, Türkiye’de ameliyat edilirken, 5 milyon Suriyeliye yataklı tedavi hizmeti sağlandı. Bunun yanı sıra, Suriyeliler toplamda 150 milyon poliklinik hizmeti aldı. Tüm bu verilere rağmen, Türkiye’deki Suriyelilerin kendi ülkelerine dönüşü konusunda ciddi engeller bulunuyor.
Savaşın sona ermesiyle birlikte, Suriyelilerin ülkelerine dönmesi bekleniyor, ancak bu beklentiler doğrultusunda sadece 133 bin kişinin geri döndüğü resmi raporlarla ortaya serildi. Aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen Suriyelilerin sayısı ise 239 bine ulaştı. İstanbul’da sadece 14 yıl içinde, 2 milyon sığınmacı bebek dünyaya geldi. Bu yoğun nüfus ve sağlık yükü üzerine, çeşitli siyasi şahıslar, Suriyelilerin geri dönüşü hakkında görüşlerini paylaştı. Özellikle, İYİ Parti ve CHP’den milletvekilleri, bu konuda önemli açıklamalarda bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye’nin Suriye’deki iç savaş sonrası izlediği dış politikayı eleştirerek, Suriyelilerin sayısının 10 milyona ulaşmasının büyük bir soruna yol açtığını belirtti. Çömez, Suriye’deki savaşın sona ermesiyle birlikte, kayıt dışılığı ve kaçak çalışmayı ortadan kaldırmak adına Suriyelilerin geri dönüşünün zamanının geldiğini dile getirdi. Bu durumun, sağlık sistemine yük bindiren mülteci nüfusunu azaltacağına da dikkat çekti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Hasan Öztürkmen, bazı mahallelerin Halep’in arka sokaklarını andırmaya başladığını ifade etti. Demografik değişimin bir tehdit boyutuna yükseldiğini belirten Öztürkmen, Suriye’de yeni bir yönetimin kurulduğunu hatırlatarak, bu nedenle Suriyelilerin ülkelerine dönmesinin zamanı geldiğini vurguladı. CHP milletvekili Mahmut Tanal ise, Türkiye’deki Suriyelilerin geri dönüşü için artık bir engelin kalmadığını savunarak, Türkiye’ye olan yüklerinin ortadan kalkması gerektiğini ve misafirlik döneminin sona ermesi gerektiğini ifade etti.
CHP’li Nermin Yıldırım KARA ise, Suriye’ten bazı geri dönüşlerin gerçekleştiğini kabul etse de, birçok Suriyelinin Türkiye’deki yaşamlarına alıştığını ve burada çocuk sahibi olduklarını belirtti. Bu nedenle, insanların geri dönüşlerini teşvik etmeden önce etkili bir strateji geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Yıldırım, bu konuda yalnızca dönüşleri değil, aynı zamanda yardıma ihtiyaç duyanların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Bütün bu tartışmalar, Türkiye’de Suriyeli mülteci sorununun yalnızca sayısal boyutuyla değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve sağlık üzerindeki etkileriyle de karmaşık bir hal aldığını gösteriyor. Türkiye’ye gelen mülteci akını, birçok toplumsal ve siyasal dinamiği etkilerken, demografik yapının değişmesine ve toplum içinde yeni gerilimlerin oluşmasına neden oldu. Suriye’deki savaşın sona ermesi, bu mülteci krizinin çözümü açısından bir fırsat olarak görülse de, geri dönüşlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi için daha fazla
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



