Taksim’de Protesto Hakkı İçin Mücadele Devam Ediyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Taksim’de Protesto Hakkı İçin Mücadele Devam Ediyor

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi (Amnesty Türkiye), İstanbul’da 1 Mayıs etkinlikleri çerçevesinde Taksim’e yürümek isteyen gruplara yönelik gerçekleştirilen polis müdahalesini eleştirerek, barışçıl protesto hakkının izin şartına bağlanamayacağını belirtti. Örgüt, Taksim Meydanı’nın gösterilere açılması çağrısında bulundu. Yapılan açıklamada, “Protesto hakkı, diğer tüm hakların korunması için hayati bir araçtır. Taleplerin görünür olması, hesap verebilirlik ve adalet arayışının temelidir. Bu hakkın kısıtlanması, ihlallerin artmasına ve görünmez hale gelmesine yol açabilir” ifadeleri yer aldı.

1 Mayıs kutlamaları sırasında polis barikatları altında meydana gelen olaylarda, Taksim’e yürümek isteyen gruplara müdahale edildi ve yaklaşık 300 kişi gözaltına alındı. Alanlarda “Yaşasın mücadelemiz” sloganları atıldı.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, herkesin düşüncelerini barışçıl bir şekilde ifade etme hakkına sahip olduğunu vurguladı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“1 Mayıs, 8 Mart, Onur Yürüyüşleri, Cumartesi Anneleri ve daha fazlası… On yıllar boyunca Taksim, toplumun her kesiminden insanların taleplerini görünür kıldığı ortak bir buluşma alanıydı. Ancak bugün, Taksim Meydanı ve çevresindeki kamusal alan, özellikle 1 Mayıs, 8 Mart ve Onur Yürüyüşü gibi toplu eylemler için tamamen kapatılabiliyor. Bu durumlarda metro, füniküler ve ana ulaşım hatları durdurulmakta, polis bariyerleriyle bölgeye girişler engellenmektedir. Dolayısıyla, belirli tarihlerde uygulanan ‘tam kapatma’ ile genel olarak süregelen ‘protestoya kapalı olma’ hali iç içe geçmiş durumdadır.

Türkiye’de protestolar, ‘önceden belirlenen alanlar’ gerekçesiyle şehir merkezlerinden uzaklaştırılmakta. Bu durum, protesto hakkının özüne aykırı biçimde görünürlüğü kısıtlamaktadır. Taksim, bu yaklaşımın en sembolik örneklerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Uzun yıllar boyunca yüz binlerce insanın bir araya geldiği bu alanda, özellikle 2013’ten bu yana protesto hakkı giderek daraltılmıştır.

Protesto hakkı, diğer tüm hakların korunması için hayati bir araçtır. Taleplerin görünür olması, hesap verebilirlik ve adalet arayışının temelidir. Bu hakkın kısıtlanması, ihlallerin artmasına ve görünmez hale gelmesine yol açabilir.

Türkiye, taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri gereği barışçıl toplanma hakkını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, gereksiz müdahalelerden kaçınmayı, katılımcıların güvenliğini sağlamayı ve protestoların barışçıl bir şekilde gerçekleşmesini kolaylaştırmayı içermektedir.” (ANKA)

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın