Tanrıkulu: İBB Davasında Adil Yargılanma İhlali!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Tanrıkulu: İBB Davasında Adil Yargılanma İhlali!

CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Ocak-Şubat aylarına ait İnsan Hakları İhlalleri Raporu’nu kamuoyuna sundu.

Tanrıkulu, “İBB davasında başlangıçtan itibaren adil yargılanma hakkının tüm unsurlarının ihlal edildiğini görüyoruz. Duruşma salonunda aleniyet hakkı ve basının çalışma hakkı engelleniyor. Söz haklarının kısıtlanması, avukatlara kimlik incelemesi yapılması, üç avukat sınırlaması, jandarmanın sanıklar arasında oturması ve avukatların sanıkla iletişim kurmasının yasaklanması, savunma hakkının ihlali anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

Tanrıkulu’nun açıklamalarını şu şekilde sürdürdü:

“CHP’de İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı, bu kurultaydan sonra yeniden yapılandırıldı. Daha önce 2010 yılındaki kongrede oluşturulmuştu. Ancak MYK yapılanması değiştiği için bu görev yoktu.

Üç aydır bu görevi yürütüyorum ve Meclis’teki insan hakları ihlallerine dair raporları düzenli olarak kamuoyuyla paylaşıyorduk. Şimdi de burada, CHP’nin İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak raporu sizlerle paylaşacağım.”

“AK PARTİ, İNSAN HAKLARI İHLALLERİNDE EŞİTLİĞİ SAĞLADI”

“AK Parti iktidarının bu dönemde sağladığı eşitlik, zulüm ve hak ihlalleri konusunda gerçekleşti. İnsan hakları ihlallerini belirli bir bölge ve kimlikten çıkararak, tüm Türkiye’de her kimlikten, yaştan ve cinsiyetten insanı etkileyen bir hale getirdi. Yani insan hakları ihlalleri Türkiye genelinde eşit bir şekilde yaşanıyor. Yaşam hakkı, insan haklarının en temelidir.”

Ocak-Şubat aylarında toplam 358 yaşam hakkı ihlali meydana geldi. Yargısız infaz, dur ihtarı ve rastgele ateş açma sonucunda iki yurttaş yaşamını yitirdi; cezaevlerinde beş yurttaş ve nefret suçlarından üç yurttaş öldürüldü. Bu süreçte 21 mülteci de çeşitli nedenlerle hayatını kaybetti. Ocak ve Şubat ayında, beşi çocuk olmak üzere 46 kadın cinayeti gerçekleşti. Ayrıca 269 iş cinayeti yaşandı. Bu veriler, yaşam hakkı ihlallerinin artarak devam ettiğini göstermektedir.”

“İŞKENCEYE SIFIR TOLERANS YERİNE TAM TOLERANS”

“AK Parti, göreve geldiği dönemde ‘işkenceye sıfır tolerans’ ilkesini benimsemişti. Ancak şu anda işkencecilere tam bir tolerans gösterilmektedir. Ocak ve Şubat aylarında insan hakları örgütlerinin raporlarına yansıyan 824 işkence vakası meydana geldi. Bunların 104’ü cezaevlerinden gelen kötü muamele ve işkence iddialarına dayanmaktadır. Düşünce ifade özgürlüğü bağlamında da bu süreçte çok sayıda ağır ihlal yaşanmıştır.”

Bu dönemde saldırıya uğrayan, tehdit edilen ve çalışması engellenen gazeteci sayısı 23’tür. Hapis ve para cezası alan gazetecilerin sayısı 13, gözaltına alınanların sayısı ise 25’tir. Tutuklanan gazeteciler arasında Alican Uludağ, İsmail Arı ve Pınar Gayıp gibi isimler bulunmakta ve bu kişiler kötü muameleye maruz kalmışlardır. Merdan Yanardağ da hapiste. Geçtiğimiz pazar günü İstanbul’da gazetecilerin basın açıklaması yapmak için yürümelerine 300 metre bile izin verilmedi.”

“DÜŞÜNCEYİ İFADE NEDENİYLE AÇILAN DAVA SAYISI 367”

“Düşünceyi ifade nedeniyle bu dönemde açılan dava ve soruşturma sayısı 367’dir. Düşünceyi ifade sebebiyle gözaltına alınan ve tutuklananların sayısı biri çocuk olmak üzere toplam 54’tür. Bu kişilerin 24’ü tutuklanmıştır. Toplantı ve gösteri özgürlüğüne yönelik müdahale edilen etkinlik sayısı ise 91’dir.

Etkinliklerin yasaklandığı il sayısı altıdır. Toplamda bin 341 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 111’i çocuk, tutuklananların sayısı ise 150’dir. Bu ağır tablo, hak arayışları bakımından ciddi bir sorunu ortaya koymaktadır. Tüm bu verilerin ayrı kayıtları mevcuttur ve bunları sizlerle paylaşacağız.”

“İBB DAVASINDA ADİL YARGILANMA HAKKI İHLAL EDİLİYOR”

“İBB davası başladı ve bu davada yaşanan hak ihlallerini belgelemeye çalışıyoruz. Tutanaklara yansıyanlar, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini gösteriyor. Bu ihlaller, yurttaşlar için küçük gibi görünse de, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla tespit edilmiş durumlar. Örneğin, Ekrem İmamoğlu’na iletilen bir notun basında yer alması, mahkeme başkanının müdahale etmeye çalıştığını gösteriyor. Duruşma salonunda sanık ve avukatları arasında iletişim hakkı engellenemez.”

“Dört bin sayfalık bir iddianame için şüphelilere haftada yalnızca iki saat inceleme süresi verilmesi, savunma hakkının ihlali anlamına gelir. Duruşma salonundaki koşullar, duruşmanın yapıldığı cezaevi kampüsü içerisinde olması da adil yargılanma ilkelerine aykırıdır. Basına getirilen kısıtlamalar ve gözaltı koşulları da hak ihlallerinin bir parçasıdır. Örneğin, tutuklama kararları ve incelemeler toplu bir şekilde yapılmakta, bu da savunma hakkını ihlal etmektedir.”

“HAKİMLER SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAK ZORUNDALAR”

“Mahkeme başkanının, suç olabilecek ihlallerle ilgili tutum alması ve Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması gerekmektedir. Ancak bunlar yapılmamaktadır. Hak ihlalleri ile ilgili sessiz kalınması, ağır sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye, geçmişte benzer durumlar sebebiyle AİHM tarafından mahkum edilmiştir.”

Tanrıkulu, “Geçtiğimiz hafta Osman Kavala duruşmasını AİHM’de bizzat takip ettim. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası alanda düştüğü kötü durumu gösteriyor. Türkiye’nin yargı eliyle uluslararası mahkemeler önünde savunma yapamayacak hale gelmesi, utanç verici bir durumdur. AK Parti, sadece Türkiye’deki yargı eliyle değil, uluslararası mahkemeler önünde de adaletin olmadığını bir kez daha göstermiştir” dedi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın