
(TBMM) – TBMM Genel Kurulu’nda, doğum iznine yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmeleri sırasında CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, bakım meselesinin yalnızca aile içinde bir sorumluluk olarak ele alınmaması gerektiğini vurguladı. Taşcıer, “Siz bakım konusuna hak temelli değil, roller üzerinden yaklaşıyorsunuz. Kadını evin içinde, erkeği dışarıda konumlandıran bir anlayışla sosyal politika geliştiriyorsunuz” şeklinde konuştu. DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ise bu düzenlemeye dair, “Cinsiyetçi iş bölümünün bu kadar derin olduğu bir ortamda, kamusal olarak kreşlerin bulunmadığı bir yerde, kadınlar riskleri göze alarak doğum izninin on altı haftadan yirmi dört haftaya çıkarılmasını olumlu karşılıyorlar. Çünkü bakım yükü yalnızca onların omuzlarında kalacak” ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl’ün başkanlığında toplandı. Genel Kurul, sosyal medya ve doğum izni düzenlemelerini içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin birinci bölümünü görüşmeye başladı.
Teklifin ilk bölümünde söz alan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, teklifin içerik ve yaklaşım açısından ciddi sorunlar taşıdığına dikkat çekti. Genç, “Teklif, çok sayıda farklı alandaki düzenlemeleri bir araya getiriyor ama bunları bir araya getiren ortak bir politika yok. Sosyal devlet anlayışı bu şekilde güçlenmez” dedi.
Genç, konuşmasında teklifin sosyal politika alanında hak temelli bir yaklaşım sunmadığını belirterek, “Teklifin birinci bölümünde yalnızca bir kanun teklifini değil, Türkiye’de yasa yapma pratiğinin geldiği noktayı görüyoruz. Farklı alanlara ilişkin düzenlemelerin bir arada sunulması, sosyal politika ile açıklanacak bir durum değildir. Sosyal politika, engeller koymaz, engelleri kaldırır” şeklinde ifadelerde bulundu.
İlk bölüm görüşmelerinin ardından teklifin maddeleri üzerinde konuşmalara geçildi. Doğum iznini düzenleyen 2’nci maddeye dair DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, “Doğum izninin yirmi dört haftaya çıkarılması, ‘çocuğun yetiştirilmesi’, ‘anne-çocuk birlikteliğinin önemi’, ‘uzun süre anne bakımı’ ve ‘nüfus politikasının desteklenmesi’ gibi gerekçelerle ele alınıyor. Ancak bu yaklaşım, kadını toplumun bakım yükünü üstlenen doğal bir özne olarak kurguluyor” dedi.
Saki, madde gerekçelerinde kadının birey olarak güçlendirilmesinin hedeflenmediğini, aksine kadının araçsallaştırıldığını vurguladı. “Cinsiyetçi iş bölümünün derinleştiği bir ortamda, kamusal kreşlerin yokluğunda, kadınlar bu risklere rağmen doğum izninin uzatılmasını olumlu buluyorlar. Çünkü bakım yükü sadece onların omuzlarında kalacak” şeklinde konuştu.
Türkiye’deki kadın ve erkek istihdam oranlarına da dikkat çeken Saki, “3 yaş altı çocuğu olan kadınların istihdama katılım oranı sadece yüzde 26, erkeklerde ise bu oran yüzde 90,9. Bu durum, çocuk bakımının hala kadınların doğal görevi olarak görüldüğünü gösteriyor. Oysa bu anlayış artık geçerliliğini yitirdi” dedi.
CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ise doğum iznine yönelik düzenlemeyi eleştirerek, “Bakım meselesi yalnızca aile içi bir sorumluluk değildir. AKP iktidarı, bakım politikasını yalnızca doğum izni süresi ile tanımlamaktadır, ancak dünya bu tartışmayı çoktan geride bıraktı” dedi.
Bakım emeğinin ekonominin merkezinde yer aldığını vurgulayan Taşcıer, mevcut düzenlemenin kadınların iş hayatında karşılaştıkları engelleri kaldırmaya yetmeyeceğini ifade etti. Ebeveynlik eşitliğine değinilmediğini belirten Taşcıer, “Çağdaş sosyal politika, çocuk bakımının iki ebeveynin ortak sorumluluğu olduğunu savunur. Babalığı bu süreçten dışlarsanız, eşitliği sağlayamazsınız” dedi.
Yeni Yol Grubu Gaziantep Milletvekili Ertuğrul Kaya, devletlerin güçlü aileler üzerine inşa edildiğini belirterek, nüfus artışındaki düşüşün tek sebebinin doğum izin süreleri olmadığını ifade etti. Gençlerin evlilik fikrinden uzaklaştığını ve bunun sebebinin ekonomik zorluklar olduğunu savunan Kaya, “Günümüzde ortalama bir evlilik kurmak için 2 milyon lira gerekiyor. Bu miktarı biriktirmek neredeyse imkansız” dedi.
Kaya, iktidarın daha önceki evlilik yardımı paketlerini eleştirerek, bu adımların gerçeklerle örtüşmediğini belirtti. “Hayatın gerçeğiyle örtüşmeyen rakamlar, meseleyi kökünden çözecek bir kanun teklifine ihtiyaç olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca, doğum oranlarındaki düşüşün gelecekte eğitim sistemini ve toplumsal yapıyı olumsuz etkileyeceğini belirtti.
Genel Kurul’da, doğum öncesi ve sonrası toplam 16 hafta olan doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasını öngören 2’nci madde kabul edildi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



