TBMM Genel Kurulu’nda bugün muhalefetin sunduğu iki önemli Meclis Araştırma Önergesi, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Yeni Yol Grubu’nun ‘devlet koruması altındaki çocukların sorunları’ ve CHP’nin ‘kumpas davalarıyla siyasetin dizayn edilmesi’ konusundaki önergeleri, tartışmalara yol açtı. Özellikle CHP’nin kumpas davaları önergesinin görüşmeleri esnasında ‘casusluk’ üzerine sert bir tartışma yaşandı.
“Beş yıllık bakım şartı, devletteki en büyük engel”
Yeni Yol Grubu adına konuşan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, devlet koruması altında büyüyen çocukların 18 yaşında bağımsız yaşama geçerken ciddi sorunlarla karşılaştığını dile getirdi. “Bu çocuklar geleceğe dair umutlarını yitiriyor, kaygı içinde yaşıyorlar,” diyen Özçağdaş, düzenli gelir ve barınma ihtiyaçlarına dikkat çekti. Özçağdaş, “1988 ile 2021 arasında 55 binden fazla gencimizin devlette istihdam edildiği belirtiliyor, ancak bu veriler sorunlu. Beş yıllık bakım süresi şartı, bu çocukların önündeki en büyük engeldir. 13-14 yaşlarında devlet korumasına alınan çocuklar kamu görevlisi olamıyor,” şeklinde eleştiride bulundu.
AKP adına söz alan İstanbul Milletvekili Şengül Karslı, çocukların siyasetin malzemesi haline getirilmesine karşı çıktığını belirtti. Karslı, “81 ilde bakım sonrası izleme birimleri kurduk. On binlerce gencimizi kamuda istihdam ettik. Devlet mekanizmasına ‘Gençleri dışlıyor’ demek hangi vicdanla açıklanabilir? Beş yıllık bakım süresi, travma yaşamış gençlerin aleyhine değil, kurumun ciddiyetini korumak için konulmuştur,” ifadelerini kullandı.
“Dün devlet adına çalışan kişi, bugün nasıl casus ilan ediliyor?”
Günün en tartışmalı konusu, CHP’nin ‘kumpas davalarıyla siyasetin dizayn edilmesi’ önergesi üzerine ortaya çıktı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, “İngiliz ajanı” olmakla suçlanan itirafçı Hüseyin Gün’ün 2010 yılında dönemin AKP’li yetkilileriyle birlikte çekilmiş fotoğraflarını hatırlattı.
Türkoğlu, “Hüseyin Gün, devlet adına Hükümetin bilgisi dâhilinde faaliyet yürüttüğünü belirtmiş. İmza kimin? Fuat Oktay. Dün devlet adına çalışan biri, bugün nasıl bir anda casus ilan ediliyor? Bu çelişki, davanın hukuki değil, siyasi sebeplerle sürdürüldüğüne dair ciddi bir şüphe yaratmıyor mu?” diyerek iktidarı eleştirdi.
AKP’den ‘suçun şahsiliği’ savunması
Eleştirilere karşılık veren AKP Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, bağımsız yargının yürüttüğü bir ceza davasının siyasi bir mesele haline getirilmeye çalışıldığını savundu. Arslan, “Bir kişinin geçmişte belirli görevlerde bulunması, ona hukuki bağışıklık sağlamaz. ‘Geçmişte görevliydi, o halde bugün dokunulmaz’ mantığı imtiyazlı zümrelerin anlayışıdır,” sözleriyle tartışmalara yol açtı.
Günaydın’dan tepki: Aha bu Fuat Oktay’ın imzası, bu imza sahte mi?
Arslan’ın sözleri üzerine CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, AKP’nin Hüseyin Gün’ün devlet görevlisi olduğunu kabul ettiğini ileri sürdü: “Demek ki Hüseyin Gün sizin adınıza çalışıyormuş. 2010 yılında sizin fotoğraflarınız var. Hüseyin Gün’ü siz tanıyorsunuz,” dedi.
AKP’li Arslan, yeniden söz alarak Gün’ün devlet görevlisi olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığını, yalnızca 262 sayfa ifade veren bir “etkin pişmanlık” yararlanıcısı olduğunu belirtti.
Ancak tartışmayı sonlandıran yine Günaydın oldu. İktidarı gerçekleri inkar etmekle suçlayan Günaydın, “Fuat Oktay’ın imzası değil mi? ‘Devlet görevlisi olduğunu söylemedim’ diyorsun, ama bu Fuat Oktay’ın imzası. Bu imza sahte mi? ‘Geçmişte devlet görevinde bulunması bugün suç işlemeyeceği anlamına gelmez’ diyorsunuz. Kimi kastediyorsunuz?” diyerek sert bir yanıt verdi.
Yapılan oylamada, her iki araştırma önergesi de Cumhur İttifakı’nın oylarıyla reddedildi. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



