
12 Mayıs 2026 17:51
Güncelleme: 12 Mayıs 2026 18:22
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi Ödülleri Programı’nda gerçekleştirdiği konuşmada, Meclis’te tüm siyasi partilerin iş birliğiyle oluşturulan ortak raporun “Türkiye modeli” olarak tanımlandığını belirtti. Kurtulmuş, “Türkiye’de terörün tamamen sona ermesini ve ülkenin hızlı bir şekilde gelişmesine devam etmesini arzuluyoruz” ifadelerini kullandı. DEM Parti cephesinden, çözüm süreciyle ilgili olarak bir süredir durağanlık yaşandığına dair açıklamalar gelmekteydi. BUGÜN düzenlenen grup toplantısında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Kurtulmuş’a hitaben, “Zaman kaybetmeksizin yasal düzenlemeleri gündeme almalıyız. Sayın Kurtulmuş’a önerim, lütfen tüm programlarınızı bir süreliğine bir kenara bırakın ve Meclis’in başında durun. Yasallaşması için itici güç olun. Meclis’te birlikte istişare edelim, olmazları sonraya bırakıp, olurları öne alalım ve buradan ilerleyelim” dedi.
Kurtulmuş, ödül töreninde, kendisine verilen ödül hakkında “TBMM çatısı altında tüm siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları nedeniyle bu ödüle layık görülmek benim için büyük bir onur kaynağıdır” açıklamasında bulundu.
ANKA’nın haberine göre, Kurtulmuş’un konuşmasında şu ifadeler öne çıktı:
“Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en önemli meselelerinden biri olan terör sorununun çözülmesi, kalıcı barış ve kardeşliğin sağlanması ile Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi için TBMM’nin önemli bir siyasi kararlılık gösterdiğini söyleyebilirim. Yaklaşık 21 toplantının ardından ortak bir metin hazırlanarak, yalnızca bir Türkiye deneyimi değil, dünya genelindeki çatışma çözümleri için bir Türkiye modeli oluşturulmuştur. Ümit ederim ki bu raporda belirtilen yol haritasının gereği olan adımlar atılır ve Türkiye, terör sorununu tamamen geride bırakarak, kendi gelişim yolunda hızlı bir şekilde ilerler.”
“Büyük bir sorumluluk taşıdığımızın bilincindeyiz”
Dünya, son derece zorlu bir dönemden geçiyor. Büyük değişimlerin yaşandığı, birçok coğrafi bölgede alt üst oluşların meydana geldiği bir süreç içerisindeyiz. Eski dünya düzeninin parçalandığı bu dönemde, yerine yeni bir sistemin henüz inşa edilememesi büyük sancılar doğuruyor. Artık geleceğe dair değerlendirmelerimizi, bildiğimiz kalıplar üzerinden yapamayız. Bu yeni dönemin koşullarına hazırlıklı olup, çözüm üreten bir perspektifle ilerlemek zorundayız. Bu bağlamda üniversitelerimizin iki alanda önemli görevleri bulunmaktadır. Birincisi, uluslararası alanda ilim rekabetinde öne çıkmaktır. Diğeri ise, bugüne kadar konuşulmamış ve düşünülmemiş konular üzerinde özgün fikirler üreterek bunları dünyaya sunmaktır. Üzerimize düşen büyük bir sorumluluğun farkındayız. Zira ilim, sadece kitabi bilgiyle sınırlı değildir.”
“Büyük bir yükümlülüğümüz olduğunu biliyoruz”
Kurtulmuş, “Dünyayı bir silahlı cehenneme çevirenlerin, büyük bilimsel çalışmaların öncüsü olduklarını biliyoruz” diyerek konuşmasına devam etti:
“Yapay zekanın bu denli ilerlediği, artık yapay zeka aracılığıyla birçok akademisyenin ürettiği bilimsel sonuçlardan daha fazlasının elde edilebildiği bir çağda, kuru bilginin tek başına bir anlamı olmadığı aşikârdır. Bugün yaşadığımız dünyada soykırım gerçekleştirenlerin, bilimsel olarak en ileri ülkelerin temsilcileri olduğunu biliyoruz. Dünyanın iklim felaketine sürüklenmesinin ana nedenlerinin, üniversitelerin laboratuvarlarında gerçekleştirilen büyük deneyler olduğunu biliyoruz. Burada mesele, bu bilgilere sahip olmamak değil; bunları insani değerler çerçevesinde ortaya koyamamaktır. Burada önemli olan, topu, tüfeği değil; irfan ve insafı kaybetmektir. Hukuk fakültelerinde kanunları yazan akademisyenler olmasına rağmen, adaletin eksik kalması da ayrı bir sorundur. Tüm bunları düşündüğümüzde, üzerimize düşen büyük bir yükümlülüğümüz olduğunu biliyoruz.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



