TBMM’den Terörsüz Türkiye Raporu Açıklaması

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
TBMM’den Terörsüz Türkiye Raporu Açıklaması

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” raporunu kamuoyuna duyurdu.

Kurtulmuş’un yaptığı açıklamalardan önemli noktalar:

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun değerli üyeleri ve kıymetli basın mensupları, bugün komisyonumuzun 21’inci toplantısını gerçekleştiriyoruz. Bu toplantının amacı, uzun bir süre boyunca titizlikle hazırladığımız raporun hem komisyon üyeleriyle yeniden görüşülmesi hem de Türkiye kamuoyuna sunulmasıdır.

88 SAAT ÇALIŞMA YAPILDI, 4 BİN 199 SAYFA TUTANAK TUTULDU

Komisyon raporu yedi bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, “Komisyon Çalışmaları” başlığını taşırken, burada komisyonun çalışma süreci detaylandırılmaktadır. İkinci bölümde, komisyonun ana hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen tartışmalar ve yapılan vurgular yer almaktadır. Üçüncü bölümde, Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri ve bu konudaki hukuksal bağlar ele alınmıştır. Dördüncü başlık ise komisyonda dinlenen kişilerin söylem analizlerinden yola çıkarak belirlenen mutabakat alanlarını kapsamaktadır. Beşinci bölüm, PKK’nın silah bırakma süreci üzerine, altıncı bölüm ise bu süreçle ilgili yasal düzenleme önerilerine odaklanmaktadır. Son bölüm ise demokratikleşme önerilerine ayrılmıştır.

Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla tamamlanmaktadır. Ana raporun ekinde beş ayrı doküman bulunmaktadır. Bu ekler, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin listesi, komisyonun çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları ve QR kodları ile kamuoyuna sunumu, şimdiye kadar gerçekleştirilen 20 toplantının özetleri ve dinlenen kurum temsilcileri ile kişilerin listesini içermektedir. Ayrıca, bu 21’inci toplantıda partiler adına söz alacak değerli arkadaşların konuşmaları da tutanakların tam metniyle toplantı özetinin ekinde yayımlanacaktır.

Şimdi, bu konudaki çalışmalarımızı içeren sunumumu yapıyorum.

“TERÖR MESELESİNDE TARİHİ SÜREÇTEYİZ”

Değerli katılımcılar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti çerçevesinde toplumsal barış, birlik ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihî bir sorumluluğun ifadesidir. Halkımız uzun yıllar boyunca önemli bedeller ödemiştir ve Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici rolü, bu sorunların kalıcı bir çözümüne yönelik yeni bir umut sunmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihi bir dönüm noktasındayız. Millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, üzerine düşen sorumluluğu tereddüt etmeden üstlenmiştir.

Yıllardır ülkemizin kaynaklarını tüketen ve ağır bedellere mal olan terör eylemleri, kalkınma hedeflerimizi engellemiş, sosyal bağlarımızı zayıflatmış ve siyaseti sadece güvenlik endişelerine sıkıştırmıştır. Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte, terör örgütleri bölgedeki parçalanma ve vekâlet savaşlarının bir aracı haline gelmiş, yerel sorunlar küresel hesapların bir parçası olarak kullanılmıştır. Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebi ve dinî farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanların yine aynı hedef peşinde koşmalarını engellemek amacıyla terörün tamamen ortadan kaldırılması ve kalıcı barışın sağlanması, bizler için tarihî bir sorumluluktur.

“TÜRKİYE, BÖLGEMİZDE BÜTÜNLEŞTİRİCİ POLİTİKALARIN ÖNCÜSÜ OLMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Bölgemizdeki istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları, emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin sonuçlarıdır. Bu müdahalelere karşı vereceğimiz cevap ise daha fazla kardeşlik ve bütünleşme olacaktır. Türkiye, bölgemizde bütünleştirici politikaların öncüsü olmayı sürdürecektir. Güç dengelerinin değiştiği ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, Türkiye’nin iç güvenliğini güçlendirerek bölgesinde kalıcı barış ve istikrar sağlaması, hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni fırsatlar ortaya çıkaracaktır. Türkler, Kürtler, Araplar ve bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla kurulacak doğal ittifak, emperyalistlerin dağılma ve parçalanma senaryolarını boşa çıkaracak ve bu süreç yeni bir dönemi başlatacaktır. Milletimiz, dağılma ve parçalanmayı durduracak, bozguncu emellere karşı daha güçlü bir birlik ve kardeşlik iradesine sahiptir.

Türkiye’de terör meselesinin kalıcı çözümü, yalnızca güvenlik boyutuyla sınırlı kalmayıp çok boyutlu ve çok yönlü politikaları zorunlu kılmaktadır. Siyasal meşruiyetin, toplumsal kabulün ve demokratik kapasitenin güçlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, dünyamızın uluslararası kurumların meşruiyet tartışmalarıyla çöküşe geçtiği bir dönemden geçtiği göz önüne alındığında, devletlerin egemenliğini, güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü koruma kabiliyeti önem kazanmaktadır. Küresel sistemde her krizle en fazla zarar gören alan insan onuru ve hukukun üstünlüğüdür; adaleti sağlama kapasitesi zayıflayan her yapı, toplumsal kırılganlıkları arttırmaktadır. Yakın çevremizde ve bölgemizde kimlik temelli fay hatlarının derinleşmesi, ülkemize çok yönlü sorumluluklar yüklemektedir.

İçeride milli dayanışmayı güçlendirirken, bölgede barış sağlama çabaları da refahın artırılması ve adalet duygusunun güçlendirilmesi gerekliliğiyle birlikte yeni görevler olarak önümüzde durmaktadır. Ülkemizde kardeşlik, esenlik ve toplumsal barışa katkı sağlayacak her türlü girişimi destekliyoruz. Bu mesele, farklılıkları derinleştiren kalıplarla değil, samimi bir yaklaşım ve kararlı adımlarla çözüme kavuşturulacaktır. Bu konu, varlığımızı ve geleceğimizi etkileyen bir mesele olarak dar siyasi çıkarların konusu olamaz. Bu durum, çok daha derin bir gerçeklikle ilgilidir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın