
14 Ağustos 2026 08:11
Güncelleme: 14 Ağustos 2026 09:00
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, çerçeve yasasının onaylanmasının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Çiftçi, “Terörsüz Türkiye’nin yol haritasını dört kelimeyle özetleyebiliriz; tasfiye, teyit, denetim ve normalleşme” ifadelerini kullandı. Bakan, “Bu bir af değildir. Teröre karşı açık çek verilmemektedir; her adım, belirli şartlara, süreye ve devlet denetimine bağlıdır. Bu sürecin en kritik noktası ise provokasyon riskidir. Bunun farkındayız ve tedbirlerimizi baştan aldık” şeklinde konuştu.
Hürriyet yazarı Hande Fırat’a bilgi veren Çiftçi, Terörsüz Türkiye için üç aşamalı bir süreç yürütüleceğini açıkladı. Bu çerçevede, “İçişleri Bakanlığı olarak bu süreçte üç temel görevi yürütüyoruz. İlk olarak, örgütün tüm unsurlarının gerçekten tasfiye edilip edilmediğini sahada takip ediyoruz. İkincisi, sürecin sabote edilmesine yönelik girişimleri engelliyoruz. Üçüncüsü ise terörle mücadelenin hem iç hem de dış sınırlarımızda kesintisiz sürdürülmesidir. Devlet, terörün elindeki silahı kalıcı olarak alıyor; tetikten çekilmiyor” dedi.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
Çiftçi, çerçeve yasaya dair açıklamalarında, “Kanunun hükümleri otomatik olarak uygulanmayacak. Süreç belirli bir sıra izleyerek işleyecek. Öncelikle örgüt tüm unsurlarıyla tasfiye edilecek ve silahlarını teslim edecek. Ardından, güvenlik kurumlarımız bu durumu sahada tespit edecek ve bu tespit, Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilip Resmi Gazete’de yayımlanacak. Bu aşamaların ardından, hukuk mercileri gerekli kararları alacak ve devlet denetimi sürekli olarak devam edecek. Silah teslimi, devletin tespiti, MGK teyidi ve hukuk denetimi sıralaması önemlidir” dedi.
“Teröre açık çek yok”
“Bu düzenleme bir af kanunu değildir. Ağır suçlar bu kapsamın dışındadır,” diyen Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti:
“Soruşturma, kovuşturma ve infazlar yalnızca belirli şartlar ve süreler çerçevesinde ertelenecek. Yeni bir terör suçu işlendiğinde erteleme geçersiz kalacak ve işlemler kaldığı yerden devam edecektir. Teröre açık çek yok; her adım şartlara, süreye ve devlet denetimine bağlıdır. İçişleri Bakanlığı olarak bu süreçte üç temel görevimizi yürütüyoruz. Birincisi, örgütün tüm unsurlarının sahada tasfiye edilip edilmediğini takip etmek. İkincisi, süreci sabote etmeye yönelik girişimleri engellemek. Üçüncüsü ise terörle mücadeleyi hem iç hem de dış sınırlarımızda sürdürebilmektir. Devlet, terörün elindeki silahı kalıcı olarak alıyor.”
Çiftçi, sürecin sahadaki uygulama rehberini belirlemek amacıyla 81 ilin valisi, emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarıyla bir araya geldiklerini belirtti. “Burada ödün veren tek taraf, silahını bırakıp kendini feshedecek olan taraf. Terörün son bulmasını ödüllendirmiyoruz; bunun hukuksal zeminini oluşturuyoruz” dedi.
“Böyle bir sürecin en hassas noktası provokasyon riski”
Çiftçi, güvenlik ihtiyacının azaldığı bölgelerde normalleşme adımlarını atmaya başladıklarını kaydetti. “Emniyete ait 2 bin 560, jandarmaya ait 203 kontrol ve arama noktasını uygulamadan kaldırdık. Ancak bunu güvenlikten vazgeçmek olarak değerlendirmek yanlıştır. Kontrol noktaları, terör bittiği için kaldırılmaktadır, terörle mücadelenin sona erdiği için değil” dedi.
Böyle bir sürecin en kritik noktasının provokasyon riski olduğunu vurgulayan Çiftçi, “Güvenlik güçleri, kamu düzenini korurken süreci sabote etmeye yönelik her girişimi engelleyecek. Devletin tüm kurumları, sürecin kesintisiz devam etmesi için üzerine düşeni yapacaktır. Bu tarihi fırsatın gölgelenmesine izin veremeyiz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, Devlet Bahçeli’nin iradesi, Meclis’in desteği ve milletimizin sağduyusuyla bu tarihi aşamayı hep birlikte geçtiğimizi belirtmek isterim. Terörsüz Türkiye hedefinden asla vazgeçmeyeceğiz.”
Yazının tamamını okumak için tıklayın.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



