
30 Nisan 2026 13:44
Güncelleme: 30 Nisan 2026 13:51
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) CAO Genel Koordinatörü ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Gülistan Doku ile ilgili soruşturma dosyasının yeniden açılmasının önemine dikkat çekti. Tezcan, bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususların olduğunu belirterek, “Böyle bir soruşturmanın imaj çalışmasına dönüştürülmesi, soruşturmanın kendisine yapılacak en büyük kötülüktür.” ifadelerini kullandı.
CHP’nin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politika Kurulu, gazetecilerle bir araya geldi. Şule Özsoy Boyunsuz’un başkanlık ettiği toplantıda, CHP CAO Genel Koordinatörü Bülent Tezcan, güncel konular hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Tezcan, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin yalnızca bir seçim kampanyası ofisi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bir kurumsal yapı olduğunu vurguladı. Bu yapının Türkiye siyasetinde bir ilk olduğunu kaydetti.
Bülent Tezcan, konuşmasında yaşamını yitiren Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin eski başkanı Rahmi Yıldırım ile silahlı saldırıda hayatını kaybeden avukat Hatice Kocaefe’yi anarak, her iki kayıp için duyduğu derin üzüntüyü dile getirdi ve başsağlığı diledi.
“Toplumun yüzde 85’i yargıda reform gerektiğini düşünüyor”
CAO Genel Koordinatörü Tezcan, güncel anket verilerini paylaştı. Türkiye’nin en önemli iki sorununun ekonomi ve adalet olduğuna dikkat çeken Tezcan, toplumun yüzde 72’sinin adalete ve yargıya güvenmediğini aktardı. Ayrıca, toplumun yüzde 68’inin yargının bağımsız olmadığına inandığını ve yargıda rüşvet algısının arttığını ifade etti. Anket sonuçlarına göre toplumun yüzde 57’si bu görüşü benimsiyor. Tezcan, buna rağmen toplumun yüzde 85’inin yargıda reform ihtiyacını güçlü bir şekilde hissettiğini belirtti.
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamasına yanıt: “İronik bir tablo”
Tezcan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelirken öncelikle hukuki güvenlik, ikinci olarak tahkim istiyor” açıklamasını eleştirdi. Tezcan, “Hukuki güvenlik arayan yabancı sermaye için öncelikle ekonomik sorunların çözülmesi, yargının bağımsız ve adaletin güvenilir olması gerektiğini ifade etti. Ancak bu tespiti yapan kişinin, Türkiye’de adaletin katledilmesine neden olan bir kişi olması, durumu daha çarpıcı hale getiriyor.” dedi.
Gülistan Doku soruşturması
Tezcan, Gülistan Doku cinayeti ile ilgili soruşturma dosyasının yeniden açılmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. “Toplumun vicdanını rahatsız eden önemli dosyaların yeniden açılması sevindirici. Ancak bu süreçte dikkatli olunmalı; soruşturmaların imaj çalışmasına dönüştürülmesi, soruşturmanın kendisine zarar verir.” şeklinde konuştu. Tezcan, bu konuda genel başkanlarının da benzer endişelerini dile getirdiğini hatırlattı.
“Siyasi müdahaleyle dosyaların kapatılabiliyor ve açılabiliyor olması, tam da problemin özü bu”
Tezcan, siyasi müdahalelerin dosyaların kapatılmasına veya açılmasına neden olmasının asıl sorun olduğunu belirtti. “Yargıyı bağımsız kılmalıyız. Bu, savcıların ve yargıçların işi olmalı. Eğer soruşturma dosyaları siyasi güçle kapatılıyor veya açılıyorsa, bu durumun üstünde durulması gerekiyor.” dedi.
“Bütün faili meçhul dosyaların açılması lazım”
Bu konu, siyasetin kontrolü altında olmaması gereken bir alan. Tüm faili meçhul dosyaların açılması ve üzerine gidilmesi gerektiğini vurgulayan Tezcan, “Siyasi iradenin kontrolü çerçevesinde bu mesele ele alınamaz. İşine gelen dosyalar açılırken, işine gelmeyenler kapatılır.” ifadelerini kullandı. Tezcan, 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrasında yargı eliyle siyasetin dizayn edilmeye başlandığını, 600’den fazla gözaltı ve 140’tan fazla tutuklama yaşandığını belirtti. Bugün itibarıyla tutuklu belediye başkanlarının sayısının 19 olduğunu, bunlardan 10’unun iddianamesinin henüz yazılmadığını aktardı. (ANKA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



