“The Economist: Türkiye’ye Algı Saldırısında Yine!”

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma

“`html

Bu metin, “Hak ile batılın mücadelesi” ve “Huylu huyundan vazgeçmez” atasözlerinin somut bir örneği olarak karşımıza çıkıyor. Bu durumu, özellikle “Mikser” benzetmesiyle açıklamak mümkün; zira bu yapılanma, sürekli olarak ortalığı karıştırmaya çalışmakta ve kesintisiz bir algı operasyonu yürütmektedir. Bu tarz bir yaklaşım, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik itibar suikastları düzenlemekten geri durmamaktadır. “Türkiye” denildiğinde akıllara gelen iki ana unsur ise, Erdoğan ve ona yönelik “Diktatör/lük” ifadesidir.

Londra merkezli bir yayın organı olan “The Economist”, aynı zamanda “The Economixer” ya da “The Ekonomix” (Karıştırıcı/Karışık) olarak da anılmayı hak ediyor. İlk bakışta İngiltere’den yayın yapan bir dergi gibi görünse de, gerçekte İstanbul’daki elemanlarına sipariş ettikleri isimsiz makaleler üzerinden açık çarpıtmalar ve yanlışlarla dolu bir söylem geliştirmektedirler. Tamamen tek taraflı bir bakış açısıyla, Türkiye, Erdoğan ve AK Parti muhaliflerine referans vermektedirler. Önce bir çerçeve çiziyor, ardından Türk aparatları ile bu çerçeveyi doldurarak fantastik bir tablo oluşturuyorlar. Zaman ayarlı faaliyetlerle, iç müttefiklerini destekleyecek özel dosyalar yayınlayarak medya ve ifade özgürlüğü kavramlarını istismar etmektedirler. En küçük bir tepki veya karşı eleştiride ise büyük bir kısmı ayağa kaldırarak, “Bakın demiştik, Türkiye diktatörlüğe kayıyor” şeklinde kendi kendini doğrulayan kehanetlerde bulunmaktalar.

***

The Economist’in son sayısı, yine bir “operasyonel yayın” olarak dikkat çekiyor. Aslında bu durum, “Bunu hep yapıyorlar ve belli ki yapmaya da devam edecekler!” şeklinde bir genelleme yapılmasına olanak tanıyor. Türkiye kritik bir siyasi kavşağa girdiğinde veya bölgesel ve küresel bir gündemde yer bulduğunda, bu yapıdan rahatsızlık duymakta ve hemen sahneye çıkmaktadırlar. Türkiye’nin başarıları, bu organize yapının huzursuzluklarını artırmakta ve taciz atışlarının başlamasına neden olmaktadır. Bu saldırgan yaklaşımda, Türk hukuk sistemini, yargı mensuplarını hedef almakta veya Kürt kökenli siyasetçileri kişisel çıkarları için kullanmaktan çekinmemektedirler.

“Dı Ekonomist’in” (The Economist) 13 Şubat 2025 tarihli nüshası, beyaz sayfalarını kirleten yazılarla doluydu. Yazıda, Türkiye’de giderek sertleşen bir baskı ortamının olduğu iddia ediliyordu. İddialara göre, “Erdoğan, sanatçıları ve gazetecileri sindirmeye çalışıyor, böylece kimsenin İmamoğlu’nu desteklemeye cesaret etmemesini umuyormuş.” Ayrıca, Kürt partisinden demokratik yollarla seçilen belediye başkanlarının kararname ile görevden alındığı belirtiliyordu. Ancak, yazının arka planında ve gerçeklerinde herhangi bir tarafsız doğruluk yoktu.

Dı Ekonomist’teki sipariş yazı ile TÜSİAD Genel Kurulu’ndaki konuşmalar arasında bir örtüşme olduğu görülmektedir. Birileri bu durumu “Tesadüf olabilir” şeklinde yorumlayabilir, ancak burada esas olan zihniyettir. Londra merkezli olan Dı Ekonomist, İstanbul’daki ofisinden paket yazı talep etmiş olmalıdır. Öte yandan, TÜSİAD kendince tüm boyutları ile Ankara’ya ayar vermek için girişimlerde bulunmaktadır. Bu yapıların “ruh ikizi” olduğu, birbirini tamamlayarak aynı amaç ve hedef doğrultusunda hareket ettiklerini söylemek yanlış olmaz. TÜSİAD, “yerli ve milli hassasiyeti yok” ifadesinin arkasındaki gerçekleri saklamayı başarmaktadır. Onların yerli ve milliden anladıkları ise Türkiye ile ortak bir paydada buluşmamaktadır.

Dı Ekonomist’in geçmiş

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın