
(İSTANBUL) – Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, NATO karşıtı eylemler ve 1 Mayıs için çağrıda bulundu. Baş, “4 Nisan’da NATO’ya karşı, 1 Mayıs’ta ise Taksim’de alanlarda olacağız. 1 Mayıs’ta Türkiye’nin her yerinde ve Taksim Meydanı’nda bu halkın katillere teslim olmayacağı iradesini sadece Türkiye’yi yönetenlere değil, tüm dünyaya göstereceğiz” ifadelerini kullandı.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında güncel konulara dair değerlendirmelerde bulundu.
Ramazan Bayramı’nı kutlayarak konuşmasına başlayan Baş, Türkiye ve çevresindeki gelişmelere dikkat çekti. “İsrail’in Filistin’deki katliamları sürerken, İran’ın saldırılar altında bayrama girdiğimiz bir dönemdeyiz. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ denir; peki, komşusu bombalanırken sessiz kalanlara ne diyeceğiz?” dedi.
İsrail ile ticaret eleştirisi: “İsrail’e değil, mermi su taşıyanlar bile bu katliamın ortağıdır”
Geçtiğimiz hafta İstanbul’da bir şirket önünde gerçekleştirdikleri eylemi hatırlatan Baş, “İsrail’e giden bombaları Türk şirketleri üretiyor” dedi. Baş, yandaş medyanın bu durumu görmezden geldiğini belirterek, “Gerçeklerin üzerini örtmeye çalışıyorlar, ama meselelerin görünmemesi için 40 takla atıyorlar. Hatta oradaki jandarma ve emniyet bile bu durumu sessizce geçiştirmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.
İsrail ile olan ticari ilişkilere tepkisini dile getiren Baş, Türkiye’nin dolaylı olarak İsrail’e destek verdiğini ileri sürdü. “En küçük bir eylemi TOMA ile bastıran bu iktidar, sadece Türkiye’deki haberlere engel olmaya çalışıyor” diyen Baş, “İsrail’e değil, mermi su taşıyanlar bile bu katliamın ortağıdır. Biz bu kanı ülkemize yakıştıramadığımız için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Bu iktidar sizin hakkınızı vermiyor, gasp ediyor”
Ekonomik krize de değinen Baş, emekçilerin bayramı zor koşullarda karşıladığını belirtti. “Emekliler, işçiler ve dar gelirli yurttaşlar bayrama buruk giriyor. Torununa harçlık veremeyen, misafirine ikram yapamayan milyonlar var. Buna rağmen 4 bin liralık bayram ikramiyesi ‘müjde’ diye sunuluyor” dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in milli gelir açıklamalarını da eleştirdi.
Baş, “Mehmet Şimşek, kişi başına düşen yıllık milli gelirin 18 bin doları aştığını söylüyor. Yani her yurttaşın yılda yaklaşık 835 bin TL geliri var. Dört kişilik bir aile için bu yıllık 3 milyon 340 bin TL, aylık ise yaklaşık 278 bin 520 TL demektir” dedi. Bu hesaplamalar üzerinden yurttaşların gerçek durumuna dikkat çeken Baş, “Eğer evinize ayda 278 bin lira girmiyorsa, bu, toplam servetten payınıza düşeni alamadığınız anlamına gelir. Yani bu iktidar sizin hakkınızı gasp ediyor. O zaman sormak gerekiyor: Nerede bizim paramız?” ifadelerini kullandı.
Gıda enflasyonuna da dikkat çeken Baş, “Şubat ayında gıda enflasyonu resmi rakamlara göre yüzde 6,7 oldu. Yani sadece iki ayda alım gücümüz yaklaşık yüzde 14 daha düştü. Bu da her bir yurttaşın cebinden en az 5 bin lira daha eksildiği anlamına geliyor” dedi.
“Her gün işçiler hayatını kaybederken bir tane patronun yargılandığını gördünüz mü?”
Gaziantep’te Birleşik Tekstil İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutuklanmasına değinen Baş, işçi hakları mücadelesinin baskı altında olduğunu söyledi. Baş, “Mehmet Türkmen, patronların emriyle tutuklanıyor. Kendisi de bunu açıkça söylüyor: ‘Ben işçilerin hakkını savundum, bu yüzden tutuklanıyorum’ diyor. Peki, her gün işçiler hayatını kaybederken bir tane patronun yargılandığını gördünüz mü? İş güvenliği önlemlerini almadığı için işçilerin ölümüne neden olan, mobbing uygulayan, tacizde bulunan patronların tutuklandığını gördünüz mü? Çünkü bu sistem, patronların ve zenginlerin düzenidir” şeklinde konuştu.
Baş, Fatmanur Çelik ve kızının yaşamını yitirdiği olaya ilişkin, “Fatma Nur Çelik, kızıyla birlikte hayatını kaybetti. Yoksulluk, çaresizlik ve devletin ilgisizliği nedeniyle bu noktaya gelindi. Uğradığı istismarın ardından zorla evlendirildi, çocuğunu korumak için verdiği mücadelede baskı, tehdit ve şantajla karşı karşıya kaldı. Bu olayda adı geçen yapıların ve kişilerin üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Bu olayın takipçisi olacağız. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil” dedi.
NATO ve 1 Mayıs çağrısı
Baş, NATO’nun Türkiye’nin bağımlılığının simgesi olduğunu savunarak, ittifaka karşı eylem çağrısı yaptı. “NATO, bu ülkenin kaynaklarının silaha, bombaya ayrılması demektir” diyen Baş, temmuz ayında Ankara’da yapılması planlanan NATO zirvesini de eleştirdi.
Baş, “Bu utanmazlar, bir taraftan Suriye’de, Filistin’de, İran’da halkı bombalarken, temmuz ayında yüzsüzce Ankara’da bir NATO zirvesi toplamaya karar vermiş durumdalar. Biz burada açık ve net bir şekilde kardeşlikten yana, özgürlükten yana tarafız. Ülkemizin yeni savaş planlarına, yeni işgal planlarına asla sessiz kalamayız. Bunun için 4 Nisan’da meydanlarda olacağız” ifadelerini kullandı.
Baş, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’a da değinerek, “Tom Barrack’ı unutmadığımızı söylemem lazım. Anadolu Ajansı, eskiden Tom Barrack reklamları yapardı. Şimdi bu haberlerin bir anda ortadan kalktığını görüyoruz. Ama Tom Barrack hala ABD’nin Ankara Büyükelçisi” şeklinde konuştu. Baş, “Biz, Trump’ın dünyayı kan gölüne çevirmesine karşı çıkıyorsak, onun temsilcisinin de ülkemizde büyükelçi olarak bulunmasına karşıyız. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.
Baş, 1 Mayıs’a ilişkin de, anayasa ve hukuk ihlallerine dikkat çekerek, “Katiller bu ülkede serbestçe dolaşacak ama Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen işçi sınıfı 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlayamayacak. Bunu kabul etmiyoruz. Türkiye İşçi Partisi, uzun bir mücadele dönemine girecek. 1 Mayıs’ta bu halkın katillere teslim olmayacağı iradesini tüm dünyaya göstereceğiz” şeklinde konuştu.
Baş, “Tüm dünyaya, emekçilerin, yoksulların ve onurlu insanların bu karanlık ittifakın karşısında en güçlü şekilde mücadeleye devam edeceğini göstermek için 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağız” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



