Trump UFO Açıklamasıyla Dünyayı Şoke Etti!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Trump UFO Açıklamasıyla Dünyayı Şoke Etti!

Her yeni gün, yaptığı açıklamalarla dünyayı şaşkına uğratan Trump, iki gün önce yoğun gündem arasında dikkat çeken bir beyanatta bulundu.

UFO’larla ilgili konuşan Trump, “Çok ilginç belgeler bulduk ve çok çok yakında bunları paylaşmaya başlayacağız” ifadesini kullandı.

Son zamanlarda UFO konusuna yoğunlaştım. Birkaç ay önce de bu konuda bir yazı yazmıştım.

O yazıda belirtmiştim ki, sanki Amerikan hükümeti bu konuda bir açıklama yapmaya hazırlanıyor ve bunu kamuoyunda yavaş yavaş duyurmak istiyor.

Trump’ın son açıklaması da bu durumu netleştirmiş durumda. Görünüşe göre, dünya dışı yaşamla ilgili bir beyanat yakında gelecek.

Peki, neden şimdi?

Bu durum gerçekten bir muamma. Gündemi değiştirmek amacıyla böyle bir açıklama yapılmış olabilir. Ancak, yıllardır devlet sırrı olarak saklanan bir konuyu açıklamak da pek mantıklı görünmüyor.

Kim bilir, belki de dünya dışı varlıklar, “Artık yeter, birbirinizi öldürmeyi bırakın. Bizim müdahale etme zamanımız geldi. Eğer siz açıklamazsanız, biz kendimiz çıkıp görünür olacağız” diyorlardır.

Önceki yazımda bahsettiğim belgeselde Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ilginç sözleri dikkat çekmişti. “Elimizde UFO olsa bile, bunu Başkan’a ‘Gel Başkan, sana UFO gösterelim’ diyerek göstermezler” demişti. Bu da sanki yaklaşan bir açıklamanın “zeminini” hazırlıyor gibiydi.

Trump’ın bu son açıklaması, bir belgeseli izledikten hemen sonra geldi.

Belgeselin adı “S4: Bob Lazar’ın Hikayesi”.

UFO konusuna ilgi duyanlar Bob Lazar’ı iyi bilir. 51. Bölge’de UFO araştırmalarına katıldığı iddia edilen bir mühendis ve fizikçi olarak tanınıyor.

Mühendis olarak tanımlanıyor ama gerçekten öyle olup olmadığını bilmiyoruz. 1989’da “Ben bu 51. Bölge’de UFO’ları inceledim. Hatta birinin içine de girdim” dediğinde, Amerikan “derin” devletinin onun peşine düştüğü öne sürülüyor.

“MIT ve Caltech’te okudum” diyor ama okulların kayıtlarında adı geçmiyor. “Los Alamos’ta çalıştım” diyor ama orada çalıştığına dair bir kanıt yok.

Bazıları için büyük bir dolandırıcı, bazıları içinse bu konuları bu kadar açıkça anlatmanın ne kadar tehlikeli olduğunun örneği. Ben ise bu iki görüş arasında bir yerdeyim. “Fala inanma ama falsız da kalma” durumu gibi, ilginç buluyor ve takip ediyorum ama kesin bir yargıya varmadan konuşmayı da reddediyorum.

Bu son belgeselin ilgi çekici yanı, Bob Lazar’ın kırk yıl önce anlattığı şeylerin, günümüz teknolojisi ve yapay zeka ile birebir modellenmiş olmasıydı.

Bob Lazar ve sözünü ettiği motor düzeneğinin ana parçası. Elinde tuttuğu da bugünün teknolojisiyle elde edilmesi mümkün olmayan katı moskovyumun bir maketi.

Lazar, belgeselde gördüklerinin benzerliğini 10 üzerinden 9.8 olarak değerlendirdi. Yani, yapımcılar neredeyse tıpkısının aynısını oluşturmuş.

Şimdi, anlattıklarını madde madde özetleyelim:

En çarpıcı kısım, Lazar’ın bir başka mühendisle birlikte bir tür “motoru” anlattığı bölüm. Motor dediğimde karmaşık bir sistemden bahsetmiyorum; ortada kablolar, pistonlar yok.

Üç parçadan oluşuyor. Biri silindir şeklinde, siyah renkli ve ucunda metalik, egzoza benzeyen bir boru bulunuyor. Bu, işlem başlatıcı bir araç olarak tanımlanıyor.

İkinci parça bir amplifikatör. Silindire gelen her neyse, bunu yükselterek üçüncü parçaya aktaran bir ara parça. Metalik bir kutu veya çanta gibi bir şey.

Üçüncü parça ise yarım daire biçiminde bir tablanın üzerinde. İçinde bir boru var ve borunun üst kısmında bakır rengi, üçgen biçiminde, oldukça küçük bir metal parçası yer alıyor.

Lazar, bu bakır rengi metalin 115. element olduğunu iddia ediyor. ‘Moskovyum’; laboratuvar ortamında saniyenin trilyonda biri kadar bir süre için elde edilmiş ağır ve son derece radyoaktif bir element. Ancak, katı moskovyum diye bir şey yok. Günümüz teknolojisiyle böyle bir şey elde edilemiyor.

Lazar’a göre, bu “katı” moskovyum UFO’nun yakıtı. Kullanıldıkça azalıyor.

Bir de bu yarım dairenin etrafında, CERN’deki hadron çarpıştırıcısına benzer dairesel bir boru var. Bu boru, motorun ürettiği gücün sınırlarını belirliyor.

Motor, bir yöne çevrildiğinde aktif hale geliyor. Lazar’a göre bu yarım dairenin etrafında “anti-kütleçekim” alanı yaratıyor. Kısacası, bu alan sayesinde kütleçekim ortadan kalkıyor ve motor aktifken yakınlaşmak imkansız hale geliyor.

Bu ne anlama geliyor? UFO’lar, bu motorlarla gidilecek yöne doğru bir anti-kütleçekim alanı yaratıyorlar; böylece kütleçekim tersine çalışıyor ve bu sayede ilerliyorlar.

Bob Lazar, 51. Bölge’de S4 isimli bir birimde çalıştığını ve kendi ekibinin bu düzeneği tersine mühendislikle anlamaya çalıştığını iddia ediyor. Düzeneğin maketinin yapılması ise benim ilgimi çekti.

<img decoding="async" alt="" data-error-handled="true" height="326" src="https://media-cdn.iahaber.com.tr/media/library/2026/04/984a4708-d2f9-4ca5-abae-28be6fb1590 </p>

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın