Trump ve Zelenski’nin Kavgası: Dünya Düzeni Üzerine Bir Analiz
Trump ve Zelenski’nin Kavgası: Dünya Düzeni Üzerine Bir Analiz
Günlerdir ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski arasında yaşanan olaylar, dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiş durumda. Bu çatışma, uluslararası ilişkiler uzmanları, gazeteciler ve siyasetçiler tarafından yoğun bir şekilde analiz edilmekte. Herkes bu olayın doğasını ve ne anlama geldiğini tartışıyor. Kimi Trump’ın, kimi Zelenski’nin daha fazla rezil olduğunu savunsa da, durumun “rezillik” algısından çok daha derin bir anlamı var.
ABD’nin Tek Hâkimiyeti ve Küresel Sermaye Savaşı
Trump ve onun ekibinin dünya siyasetine dair yaklaşımı, anlaşılabileceği gibi, sadece kişisel tercihlere dayanmıyor. Sovyetler Birliği’nin çöküşünden sonra ABD, dünyanın tek hâkimi haline gelmişti. Ancak son yıllarda Çin gibi birçok ülkenin güçlenmesi ile birlikte ABD, hem ekonomik olarak geriledi hem de siyasette bocalamaya başladı. Bu tablonun arka planında ise daha büyük bir çatışmanın var olduğu söyleniyor: Büyük sermaye kavgası ya da bir paylaşım savaşı. Bugün, dünya Trump’ın neyi temsil ettiğini ve Zelenski ile arkasındaki İngiltere ve Avrupa Birliği ile neden bu kadar çatıştığını anlamaya çalışıyor.
Cemil Şinasi Türün’ün Yaklaşımı
Bunu anlamak için Cemil Şinasi Türünün kendi deyimiyle geliştirdiği “yerli ve milli” kavramına göz atmak gerekiyor. Türün, bu küresel çatışmayı enerji ve finans sermayesi arasındaki bir savaş olarak tanımlıyor. Enerji ve finans özellikleri ile bu çatışmayı “Taşçılar ve Kâğıtçılar” şeklinde iki ana kategoriye ayırıyor. Meselelerin daha derinlere indiği noktada ise, onlara hizmet eden istihbarat örgütleri -ki bunlar arasında CIA, FBI ve MI6 gibi kurumlar yer almakta- “Makasçılar” olarak adlandırılıyor.
Trump ile Yeni Bir Yalta Süreci
Bugüne dönecek olursak, Türün Trump’ın arkasındaki gücü de şu şekilde açıklıyor. “ABD’nin yeni yönetimi yani Trump 2.0, Taşçıların Makasçılarla bir mutabakatı ile başa gelmiş durumda. Trump, Rusya ile kapalı kapılar ardında müzakerelere girmiştir; bu müzakereler Suudi Arabistan’da başlamış ve İstanbul’daki ABD konsolosunun evinde devam etmiştir. Bu durum, yeni bir Yalta süreci olarak düşünülebilir.” Yani, bugünkü Yalta sürecinin 1945’te yapılanla karşılaştırıldığında önemli farklılıkları var. O tarihte masada İngiltere, ABD ve Rusya vardı; ancak günümüzde İngiltere’nin bu masada olmadığı belirtiliyor. Çünkü ABD, tek kutuplu dünya jandarlığından geri çekilmektedir ve bu Taşçı-Makas ikilisi tarafından gerekli görülmektedir.
Yeni Düzenin Belirsizliği ve Türkiye’nin Rolü
Bugünkü dünya düzeninin 3, 4 ya da 8 kutuplu olabileceği ve henüz netleşmediği ifade ediliyor. Türkiye’nin bu yeni düzende daha önemli bir aktör olabileceği de göz önünde bulunduruluyor. Türün’ün dikkat çeken tespitlerinden biri ise Zelenski’nin Oval Ofis’te çağrılması ve orada aşağılanması konusudur. Bunun bir senaryo olduğu düşünülmektedir. Ukrayna, yeni dönemde Rusya’ya karşı Avrupa’ya terk edilmiştir. Böylece ABD’nin Kâğıtçıların kontrolündeki Avrupa Birliği ile olan ilişkileri de
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



