Trump’ın Büyükelçileri: Skandallar ve Sıra Dışı Davranışlar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Trump’ın Büyükelçileri: Skandallar ve Sıra Dışı Davranışlar

28 Şubat 2026 00:00

Güncelleme: 28 Şubat 2026 09:40

Başkan Trump’ın uluslararası ilişkilerde benimsediği kural tanımayan tutum, yurt dışına gönderdiği kariyer dışı büyükelçilerin davranışlarında da kendini göstermeye başladı. Siyasi atama ile gelen Amerikan büyükelçileri, ya diplomasi kurallarından habersiz olduklarından ya da Trump’a dayandıklarından, görev yaptıkları ülkelerde sıkça diplomatik geleneklere uymayan tutumlar sergileyerek çeşitli skandallara imza atıyorlar.

ABD’nin sıra dışı Ankara Büyükelçisi Tom Barrack

Başkan Trump’a yakınlığı ile tanınan Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, güven mektuplarını sunmadan basınla iletişim kurmama kuralını ilk günden çiğneyerek havaalanında bir basın toplantısıyla görevine başlamıştı. Barrack’ın sosyal medyada yaptığı bazı paylaşımlar ve verdiği demeçlerde iç politika ile ilgili hassas konulara değinmesi, Osmanlı tarihiyle ilgili rahatsız edici değerlendirmeleri de diplomatik teamüllerin ihlali olarak değerlendirilebilir. Büyükelçi Barrack, yurt dışında geçirdiği zamanın büyük bir kısmında İstanbul’da ikamet ettiği iddialarıyla da dikkat çekiyor.

Gece hayatının kraliçesi ABD’nin Atina Büyükelçisi Guilfoyle

Yunanistan, ev sahipliği yaptığı Amerikan Büyükelçileri açısından Türkiye’ye göre daha şanslı bir konumda. Atina’da görev yapan Kimberly Ann Guilfoyle, son derece eğlenceli bir kişilik olarak öne çıkıyor. Hukuk eğitimi aldığı dönemde “Victoria’s Secret” defilelerinde boy gösterdi ve Trump ile bir süre Fox TV’de program sunuculuğu yaptı. Önce California valisiyle evliliği, ardından 2021-24 yılları arasında Trump’ın oğlu ile nişanlı kalmasıyla dikkat çekti. Atina’ya büyükelçi atandığında Yunan basınına verdiği ilk röportajda, geçmişte Yunan bir sevgilisi olduğunu ve tatillerini Yunan adalarında geçirdiğini belirtmişti. Guilfoyle, Atina’ya özel uçakla geldiğinde bir gece kulübüne giderek, ünlü Yunan sanatçı Konstantinos Argyros ile dans ederken görüntülendi. Geleneksel olarak büyükelçiler, güven mektuplarını sunduktan sonra ikametgahlarında “vin d’honneur” adı verilen küçük bir kutlama yaparken, Guilfoyle bunun yerine bir Yunan tavernasında dans etmeyi tercih etti.

Guilfoyle’nin diplomatik kurallara uymayan davranışları bununla da sınırlı kalmadı. Diplomatik davetlerde giyilecek kıyafetler genellikle davetiyelerde belirtilir. Ancak, Guilfoyle’nin 25 Kasım’daki resmi şükran günü yemeğine transparan bir elbise ile katılması, sosyal medyada büyük yankı buldu.

Atina’da ABD’yi temsil eden Kimberly Ann Guilfoyle

Guilfoyle, karakteriyle Yunanlılar arasında popüler bir figür haline geldi. Bakalım, söz verdiği gibi bu yaz Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi sonrası Trump’ı Atina’ya getirebilecek mi?

Paris’teki asi Amerikan Büyükelçisi Charles Kushner

ABD’nin Paris Büyükelçisi Charles Kushner, geçtiğimiz hafta Fransa Dışişleri Bakanı Jean Noel Barrot tarafından düzenlenen bir toplantıya katılmayarak dikkatleri üzerine çekti. Kushner, Trump’ın damadı Jared Kushner’in babası olup, Amerika’nın tanınmış emlak imparatorlarından biridir.

Fransa, ABD’nin öncelikler listesinde üst sıralarda yer almayan bir ülke. Dolayısıyla, Trump’ın Kushner’i büyükelçi olarak ataması, ona Paris’in tadını çıkarması için bir fırsat tanıma amacı taşıyor olabilir.

Kushner, Lyon’da yaşanan sağ-sol çatışmasında aşırı sağcı aktivist Quentin Deranque’nin ölümünden duyulan endişeyi dile getiren bir açıklamayı büyükelçiliğin sosyal medya hesabında paylaştıktan sonra, Dışişleri Bakanı Barrot tarafından Bakanlık’a davet edildi. Ancak, Büyükelçi Kushner bu daveti geri çevirdi. Bakanlık düzeyindeki bir davete katılmamak bir büyükelçi için kabul edilebilir bir durum değildir. Anlaşılan Kushner, daha önce de benzer bir durumu yaşamış.

Bir büyükelçinin bakanlığa davet edilip edilmemesi, tamamen ev sahibi ülkenin inisiyatifindedir. Davetin hangi düzeyde yapıldığı, ev sahibi ülkenin konuya verdiği önemi gösterir. Kushner’in büyükelçilik sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım, bakanlık davetinin gerekliliğini doğurmazken, Fransa’nın bu durumu siyasi bir gerilim yaratmak için kullandığı anlaşılıyor.

Kariyerimdeki dışişlerine çağrılmalarım

Geçmişte görev yapan büyükelçiler arasında, en çok dışişlerine çağrılan kişi olduğumu söyleyebilirim. Büyükelçi olarak bulunduğum Hindistan’da 2, Yunanistan’da 5, Avusturya’da 4 ve Portekiz’de 1 kez olmak üzere toplamda 12 kez bu “şerefi” yaşadım. Bunlardan bir tanesi, hala hatırladıkça aklımı karıştırıyor.

Viyana’da büyükelçi olduğum dönemde, 15 Temmuz sonrası bir gece yarısı cep telefonum çaldı. Tanımadığım bir kadın, dışişleri bakanlığından aradığını söyleyerek, Türkiye’deki olağanüstü hal ilanını görüşmek üzere ertesi gün bakanlığa gelmemi istedi. Cevap vermeden telefonu kapattım ama gitmemek de mümkün değildi. Görüşmeye gittiğimde, genel müdürden önce söz alarak, bu durumun diplomatik teamüllere uymadığını belirttim. Odanın içindeki Avusturyalılar beni dikkatle dinledi ve genel müdür, bakanların yurt dışında olması sebebiyle özür dileyerek durumu açıkladı.

Sinirle girdiğim dışişlerinden, görüşmeden büyük bir keyif alarak büyükelçiliğe döndüm.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın