
ABD Yüksek Mahkemesi, Trump’ın gümrük vergilerini yasadışı ilan eden kararı, Washington’daki gelişmeleri yakından takip edenlerin dikkatini üzerine çekti. Bu karar, Trump’ın en etkili politika aracı olan gümrük vergilerini elinden mi alıyor?
2026 yılı, ABD Başkanı Donald Trump için sıradan bir yıl olmaktan çok uzak geçti. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun devrilmesinden Grönland’ı ilhak etme tehditlerine ve İran’a askerî müdahale konusundaki uyarılarına kadar birçok önemli olay yaşandı. Tüm bu jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, Trump’ın başkanlık dönemlerini belirleyen en önemli faktörlerden biri gümrük vergileri oldu.
Trump’ın gümrük vergilerine olan takıntısı, köklerini 1980’lere kadar götürüyor. Uzmanlar, bu durumun Trump’ın o dönemdeki Japon ekonomi politikalarıyla ilgili düşüncelerinden kaynaklandığını belirtiyor.
Trump, Japonya’nın ekonomik başarısının, ABD ile olan ekonomik ilişkilerindeki haksız koşullara dayandığını düşünüyor. Ülkelerle ticaret koşullarını dengelemenin en etkili yolunun gümrük vergileri olduğuna inanıyor ve bu görüşünü 40 yılı aşkın bir süredir sürdürmekte kararlı.
Trump, zor durumda kaldığında gümrük vergilerine başvuruyor. Grönland krizinin en yoğun döneminde, Avrupa’dan gelen eleştirilere cevap olarak gümrük vergileri uygulamakla tehdit etti. Gümrük vergileri konusundaki güveni, her durumda sarsılmaz bir şekilde devam ediyor.
“Sözlükteki en güzel kelime”
Trump, 2025 yılının Ocak ayında yapılan Yemin Töreni geçidinde “Sözlükteki en güzel kelime gümrük vergileridir. Gümrük vergileri bizi zenginleştirecek ve ülkemizin işletmelerini geri getirecek” ifadelerini kullanmıştı.
ABD Yüksek Mahkemesi’nin 20 Şubat’ta verdiği karar, Trump’ın ikinci döneminin gidişatını önemli ölçüde etkileyebilir. Mahkemenin bu kararı, Trump’ın ekonomik politikası için en önemli baskı aracını elinden mi aldı? Bu durum, politikalarını değiştirmesine mi neden olacak, yoksa daha da sertleşmesine yol açacak mı?
Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nden uzman Jacob Funk Kirkegaard, DW’ye verdiği demeçte, mahkeme kararının gümrük vergilerini Trump’ın elinden çıkaramayacağını, ancak etkilerini azaltabileceğini belirtti.
Kirkegaard, “Bu karar, Trump’ın dış politika veya genel politika meselelerine yaklaşımında tercih ettiği yolu daraltıyor. Önceden kolayca belirlediği tarifeleri artık aynı şekilde belirleyemeyecek” dedi.
Yüzde 15’lik küresel gümrük vergileri
Ancak Trump, mahkeme kararının ardından yüzde 10’luk küresel gümrük vergisi uygulamaya başlayarak ertesi gün bunu yüzde 15’e çıkardı. Bu durum, bazı analistler tarafından yaklaşımını yumuşatma niyetinde olmadığı şeklinde yorumlandı.
Trump’ın uyguladığı gümrük vergilerinin tamamı iptal edilmedi. Özellikle Çin ve AB için kritik öneme sahip çelik, alüminyum ve otomobil sektörlerine yönelik vergiler hâlâ yürürlükte. Ayrıca Trump yönetimi, farklı yasal düzenlemeler aracılığıyla ek tarife uygulama yollarını da araştırıyor.
Trump’ın birçok ülkeye uyguladığı “karşılıklılık” esaslı gümrük vergileri ise yerini yeni küresel tarifeye bıraktı. Bu yeni gümrük vergisinin geçerliliği, yasal sınırlamalar nedeniyle 150 gün ile sınırlı ve uzatılabilmesi için ABD Kongresi’nin onayı gerekiyor.
Ticaret anlaşmalarına ne olacak?
Hükümetlerin karşılaştığı en acil sorulardan biri, Trump’ın başlangıçtaki yüksek vergi artışlarını yumuşatmak amacıyla ABD ile yaptıkları ticaret anlaşmalarının durumunun ne olacağı. Yüksek Mahkeme’nin kararı, Hindistan ve AB gibi ülkeleri mevcut anlaşmalardan geri adım atmaya yönlendirebilir mi?
Uzmanlar, ülkelerin mevcut anlaşmalardan ani bir şekilde çekilmelerinin pek olası olmadığını belirtiyor. Bunun nedeni, yasal durum netleştiğinde ABD’nin ileride misilleme yapmasından duyulan korku. Ayrıca, Trump ile mevcut durumda yüzde 15 civarında oranlar üzerinde pazarlık yapmış olan ülkeler, mevcut durumdan memnun kalabilirler.
AB, ABD ile imzalanan ticaret anlaşmasının onay sürecini duraklatma ihtimaliyle karşı karşıya. Kirkegaard’a göre, Trump’ın yüzde 15’lik yeni küresel tarifesi, daha önce üzerinde anlaşmaya varılan yüzde 15’lik oranın üzerine eklenebileceğinden, ticaret anlaşmasını geçersiz kılabilir.
Kirkegaard, “Bu, AB için kabul edilemez. Bu nedenle, Trump yönetiminden transatlantik ticaretle ilgili somut hukuki yönlendirmelerin ne olacağını beklememiz gerekecek” dedi.
Hindistan görüşmeleri erteledi
Bu ayın başlarında Hindistan ve ABD geçici bir ticaret anlaşmasına varmış, Hindistan yüzde 18’lik ‘karşılıklılık esaslı’ gümrük vergisini kabul etmişti. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararı sonrasında Hindistan, anlaşma metnini nihai hale getirmek üzere 23 Şubat’ta başlaması planlanan görüşmeler için Washington’a ticaret heyeti gönderme planını erteledi.
ING Research’ün Küresel Makro Bölüm Başkanı Carsten Brzeski, “İsviçre veya Hindistan ile yapılan anlaşmalar, acil durum tarifelerine atıfta bulunuyordu. Yeni tarife oranları, o acil durum seviyelerinden yapılan indirimler olarak şekillendirilmişti. Yasal referans tarife oranı artık ortadan kalktığı için, bu anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Gözler Trump’ın Çin ziyaretinde
Yüksek Mahkeme kararı, Trump’ın 31 Mart’ta Pekin’e gerçekleştireceği ziyaret için yeni bir dinamik ortaya koydu. Trump, Nisan ayında ‘karşılıklılık esaslı’ tarife saldırısını başlattığında, Çin’e uygulanan vergiler bir anda yüzde 145’e kadar çıkmıştı. İki taraf, Mayıs ayında gümrük vergilerini önemli ölçüde düşürerek kırılgan bir ateşkese ulaşmıştı.
Cuma günü verilen karar, Trump’ın Çin’e karşı kullandığı başlıca baskı aracını elinden almış gibi görünse de, analistler Pekin’in gelecek ayki ticaret görüşmeleri öncesinde sakin bir tutum sergilemeye özen göstereceğini düşünüyor.
Washington merkezli düşünce kuruluşu Stimson Center’da Çin Programı direktörü Sun Yun, “Bu durum, zirve öncesinde Trump’ın ekibiyle yapılacak müzakerelerde Çin’e moral açısından bir avantaj sağlayacak. Ancak gerçekte hiçbir şeyin değişmeyeceği senaryosuna da hazırlıklı olmalılar” değerlendirmesinde bulundu.
Birçok analist, Trump’ın gümrük vergilerini uygulamak için en kolay yöntemini kaybetmiş olsa da, elinde hâlâ başka araçlar bulunduğuna dikkat çekiyor. Çin veya diğer ülkelerin daha avantajlı koşullar elde etmeyi umabileceğini, ancak bunu başarmanın en iyi yolunun Trump ile olumlu ilişkileri sürdürmek
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



