
NATO’nun temmuz ayında Ankara’da gerçekleştireceği zirvenin başarıya ulaşması, ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumuna bağlı olarak şekilleniyor.
Bu bağlamda, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin bugün Ankara’ya gerçekleştireceği ziyaretin gündeminde Trump önemli bir yer tutacak.
Rutte, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile “Trump’ı nasıl kızdırmayız; onu Ankara’ya gelmeye nasıl teşvik ederiz” temalı bir görüşme gerçekleştirecek.
Bildiğiniz gibi, Trump, İran’a karşı başlattığı hukuksuz müdahaleye destek bulamadığı için NATO’ya karşı bir öfke besliyor. Zaten NATO’ya karşı duyduğu antipati bilinen bir durum.
Trump, İran’a saldırmadan önce müttefiklerine danışmayı ya da önceden bilgilendirmeyi dahi ihmal etti. Ancak NATO’nun diğer üyelerinden yeterli destek bulamadığına dair şikayetleri var. İran savaşının temmuza sarkması ve müttefikler arasındaki gerginliğin sürmesi durumunda, Trump’ın zirveye katılmayabileceği endişesi hâkim.
Rutte ve Erdoğan, Trump’ı ikna edebilir mi?
Diyebilirsiniz ki, eğer durum böyleyse, zirve Trump olmadan gerçekleştirilsin. Ancak bu, NATO’nun gücünü zayıflatır ve müttefiklerin birleşme yeteneğine zarar verir. Amerika’nın nükleer gücüyle tüm NATO üyelerini savunma taahhüdü vermemesi, üye ülkelerin karşısındaki caydırıcılıklarını azaltır.
Bu nedenle, ABD Başkanı’nın gözdesi olarak bilinen Rutte ile Trump ile iyi bir iletişim kuran Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işbirliği, mevcut konjonktür açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Elbette, Rutte’nin Trump’a fazla yakınlığı nedeniyle eleştirilenler var. Bazı Avrupalı liderlerin Erdoğan’a duyduğu güvensizlik de eklenince, bu ikilinin Ankara’daki görüşmesi dikkatle izleniyor. Ancak, Trump’ı Ankara’ya gelmeye ikna edebilecek biri varsa, o da Rutte ve Erdoğan’dır.
Trump, Beştepe’yi ziyaret eder mi?
Cumhurbaşkanının iç politikaya yönelik vereceği mesajlar açısından da Trump’ın ziyareti önemli. Hatta Beştepe’yi de kapsayan kısa bir ikili görüşme yapılırsa, bu durumu daha da değerli kılabilir.
Fakat Beştepe’deki görüşmenin somut sonuçlar doğurması bekleniyor. Trump’ın pazarlık masasına neler getireceği ise önümüzdeki günlerde daha netleşecek. Ankara’nın temel talepleri arasında S-400 sorunuyla ilgili savunma alımlarındaki engellerin kaldırılması yer alıyor. Bu konuda ilerleme kaydedilmesi beklenebilir. Trump’a “Yıllardır süregelen S-400 sorununu ben çözdüm” demek, onun Ankara’ya gelmesi için ek bir motivasyon olacaktır.
NATO’nun gündemine dönersek, geçen yıl üye ülkelerin savunma harcamalarını artırma taahhüdü nedeniyle Trump’ın zirveye katılımı garanti altına alınmıştı. Ancak bu yıl zirveye dair beklentiler oldukça düşük seviyelerde bulunuyor.
Yine de, Transatlantik ittifakın Avrupa kanadındaki ülkelerin savunma sorumluluklarını artırma yönünde bazı prensipler üzerinde anlaşmak için çabalar devam edecektir.
ABD’nin NATO’dan çıkacağına ya da Avrupa’daki askeri gücünü önemli ölçüde azaltacağına inanmıyorum. Bununla birlikte, ABD, Avrupa’daki asker sayısını azaltma ve yer değiştirme konusunda planlamalara başlamış durumda.
NATO’nun Avrupa kanadının güçlenmesi, Türkiye için de olumlu bir durum. Ancak Avrupa Birliği bağlamında bu, Ankara açısından riskli bir alan olarak değerlendiriliyor. Zirvede, İngiltere, Norveç ve Türkiye gibi AB üyesi olmayan ülkeleri dışlamayacak bir formül üzerinde uzlaşmaya çalışılacak.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



