CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilen ve yalnızca belirli yönetici ve üst düzey bürokratlara maaş artışı sağlamayı hedefleyen düzenlemeye dair yazılı bir açıklama yaptı.
Bağcıoğlu, kariyer meslek gruplarının hak ettikleri ücretleri alması gerektiğini belirtirken, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin, vatanı için canını veren, şehit olan ve fedakârca görev yapan bireyler olarak asla göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
Yankı Bağcıoğlu’nun açıklaması şu şekilde gerçekleşti:
“Türkiye, oldukça zor bir ekonomik dönemden geçiyor. Bu durumu hiçbir yurttaş ve çalışan artık göz ardı edemiyor. Özellikle TSK personeli ve emeklilerinin yaşadığı ekonomik zorluklar, diğer kesimlere oranla daha derinleşmiş durumda ve buna yönelik önlem alınmazsa telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak kadar ciddi bir hâl almıştır. Modern silah ve sistemlere hayat veren, etkili kılan unsur yalnızca yüksek teknoloji değil; aynı zamanda moral ve motivasyonu yüksek, adalet duygusu zedelenmemiş personeldir. Devlet yönetiminde adalet, temel bir prensip olmalıdır ve bu prensip her koşulda korunmalıdır.
“GENÇLERİN ASKERLİK MESLEĞİNE İLGİSİ AZALMAKTADIR”
Günümüzde, muvazzaf ve emekli tüm statülerdeki askeri personel, özellikle emekli astsubaylar, binbaşılar, uzman erbaşlar ve emekli devlet memurları yoksulluk ve hatta açlık sınırının altında maaşlarla yaşamaya mahkûm hale gelmiştir. Bu durum yalnızca bireysel bir sorun değil, aynı zamanda doğrudan milli güvenlik meselesidir. Barınma sorunu ise her geçen gün daha da büyümektedir. Bazı bölgelerde askeri personel, maaşının yarısını kiraya vermek zorunda kalmakta; aile bütünlüğünü sürdürebilmek dahi imkânsız hale gelmektedir. Ayrıca, TSK’dan ayrılan uzman erbaş ve sözleşmeli erlere yasal istihdam hakkı tanınmaması, özlük haklarındaki eşitsizlikler ve sosyal hakların dağınık yapısı, nitelikli personel teminini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Gençlerin askerlik mesleğine olan ilgisi azalmakta, mevcut personelde ise birlik ruhu ve aidiyet duygusu zedelenmektedir.
“BAZI DÜZENLEMELER İHTİYAÇTIR”
Bu sorun yalnızca Türkiye’ye özgü değildir; ancak diğer ülkeler durumu tespit edip önlem almaktadır. ABD ve Birleşik Krallık, personel kaybı ve motivasyon düşüklüğünü milli güvenlik tehdidi olarak değerlendirmiş ve kapsamlı iyileştirmelere yönelmiştir. Örneğin, ABD Deniz Kuvvetleri, yeni fırkateyn inşa programı için kaynak bulmakta zorlanırken, personelin barınma sorunlarını çözmek amacıyla lojman bakımı ve onarımına 1,2 milyar dolar ayırmıştır. Bu yaklaşım, personelin sosyal şartlarının doğrudan savunma kapasitesinin bir parçası olduğunu göstermektedir. Türkiye’de ise verilen sözler tutulmamakta, özellikle emekli astsubaylara yönelik yıllardır vaat edilen düzenlemeler hayata geçirilememekte; emekli askeri personel, istisnasız bir şekilde yoksulluk sınırı altında maaş almaya devam etmektedir. Tüm bunların yanında, bürokraside görevli bazı kişilere bir astsubayın tam maaşına denk gelen seyyanen zam öngörülürken, açlık sınırında yaşam mücadelesi veren askeri personelin mağduriyetinin görmezden gelinmesi kabul edilemez bir çelişkidir. Elbette bazı düzenlemelere ihtiyaç vardır. Ancak bu düzenlemeler yapılırken diğer mağdur kesimlerin tamamen yok sayılması, devletin adalet ilkesine, kurum içi barışa ve hizmet motivasyonuna ciddi zararlar verebilir.
“2026 BÜTÇESİ, TSK PERSONELİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI OLMALIDIR”
Bu bağlamda, 2026 bütçesi ile muvazzaf ve emekli askeri personelin özlük haklarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Muvazzaf personelin barınma sorunları acilen çözülmeli ve TSK’dan ayrılan uzman erbaş ve sözleşmeli erlere yasal istihdam hakkı tanınmalıdır. Modern savunma kapasitesinin sürdürülebilirliği, ancak hak ettiği değeri gören ve adaletli bir yapıda çalışan Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile mümkün olacaktır. Türkiye’nin fedakâr TSK personelini görmezden gelme lüksü yoktur. 2026 bütçesi, TSK personeli için bir dönüm noktası olmalıdır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



