Türk Dış Politikasında Radikal Savrulmalara Dikkat!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Türk Dış Politikasında Radikal Savrulmalara Dikkat!

(ANKARA) – İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Pekin, Ankara, Moskova ekonomik işbirliği” önerisine karşı çıkarak, “Bölgesel ve küresel ölçekte ciddi bir jeopolitik belirsizlik yaşanıyor. Böyle bir süreçte Türk dış politikasını radikal değişimlerden korumamız gerekiyor. İktidarın çıkarları doğrultusunda dış politika oluşturulamaz. Bazı kesimlerin Türkiye-Rusya-Çin ittifakını önermesi ise dikkat çekici. Bu konuda şunu belirtmek isterim ki, Allah kimseye gençliğinde Alparslan Türkeş’in öğretilerinden geçip, yaşlılığında Doğu Perinçek çizgisinde siyaset yapmanın hafifliğini yaşatmasın. Bu konuda ve diğer birçok meselede farklı yönelimler görmekteyiz” dedi.

Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasına, eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk’u anarak başladı. TBMM’de görüşülen kanun tekliflerine değinerek iktidarı eleştiren Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Son dönem yasama süreçlerinde bu yaklaşımı dikkate alıyoruz. Parlamento, bir tartışma ve mutabakat ortamı yaratma işlevine sahiptir. Bu, aynı zamanda demokrasilerde milli iradeyi temsil eden meclisin etkinliğinin ve verimliliğinin artmasına da katkı sağlar. Muhalefette olmak, sadece itiraz etmek anlamına gelmez. Gerçekleri savunmak, milli menfaatleri korumak da önemlidir. İYİ Parti olarak TBMM Grubumuz, bu demokrasi mücadelesinin temelini oluşturmaktadır. Bu hafta Meclis gündeminde yer alan torba yasa içerisinde, doğum izni ile sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik düzenlemeler bulunmaktadır. Meclis’te çoğunluğu elinde bulunduran partinin, Meclis’i kendi takvimine göre işleyen sıradan bir yer olarak görmesi, anne ve anne adaylarının yaşadığı hayal kırıklığına yol açmıştır.”

“Bugün sanal ortamda karşılaşılan durumu yasaklarla çözmeye çalışıyorlar.”

Sosyal medya ve oyun platformlarına yönelik düzenlemenin önemli bir konu olduğuna vurgu yapan Dervişoğlu, “Ailelerin, gençlerin ve çocuklarımızın sanal tehlikelerden korunması devletin öncelikli görevleri arasındadır. Ancak yine bir ‘torba yasa mantığıyla’ karşı karşıyayız. Farklı konuların bir arada ele alınması, koruma görevlerinin temel hakların ihlaliyle sonuçlanmamalıdır. Güvenlik ile özgürlük dengesinin gözetilmesi gerektiği gibi, koruma ile hak dengesinin de sağlanması önemlidir. 15 yaş altındakilere sosyal medyanın yasaklanması, ‘ifade özgürlüğü’ ile ‘maddi manevi varlık geliştirme hakkı’nın ihlali anlamına gelir. Düzenlemeye karşı değiliz, ancak Anayasa’nın 14. Maddesi’ne göre temel hak ve özgürlüklerin yok edilmesini hedefleyen bir yorum yapılamaz.” şeklinde konuştu.

Dervişoğlu, Türkiye’nin mevcut durumunu eleştirerek, “Bugün Türkiye’de iktidarın gerçek yüzünü görmek için uzağa gitmeye gerek yok. Devletin kapısına bakın, kimi içeri alıyor, kimi dışarıda bırakıyor görün. Bütçeye, sofradaki duruma ve dış politikaya bakın. Bu tablo tek tek hatalardan oluşmuyor; bir yönetim çöküşü ile karşı karşıyayız. İçeride devleti akrabalığa, dışarıda Türkiye’yi başkalarının planlarına açık hale getiren bir anlayış var.” ifadelerini kullandı.

“Bu, nepotizm iktidarıdır…”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devleti çürüttüğünü belirten Dervişoğlu, “Kamu kurumlarında yapılan atamalarda liyakat ilkesinin yok sayıldığı bir kayırmacılık söz konusu. Bu, nepotizm iktidarıdır. Bugün Türk Hava Yolları’ndaki atamalarda, akrabalık ilişkileri üzerinden yapılan atamaları görüyoruz. Peki, bu milletin evlatları nerede? Gecesini gündüzüne katan gençler neredeler? Onlar kapının dışında bekletiliyor. AK Partili olup olmamanın yetmediği bir durumdayız.” dedi.

Dervişoğlu, “Her seçimde gündeme gelen ekonomik vaatlerin ardında yatan gerçekleri sorgulamak lazım. Bu iktidar, milyonlarca yurttaşı sosyal yardıma muhtaç bıraktı. Sosyal yardımları, sanki kendi sadakaları gibi dağıtan bir anlayış var. Bu, sosyal devlet anlayışı değildir.” diyerek, iktidara seslendi.

Ekonomik durumu ele alan Dervişoğlu, “Yoksula tahsildarlık yapan bu anlayış, ekonomik gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Açıklanan enflasyon oranları gerçeği yansıtmıyor. Alım gücü eridi, üretim çarkları zorlanıyor. Tüketici çaresiz kalıyor. Tüketicinin kaygıları artık rakamlarla ifade edilemez hale geldi.” şeklinde konuştu.

Dervişoğlu, Türkiye’nin ekonomik sorunlarını ve belirsizlikleri vurgulayarak, “Üretim dünyası artık sürdürülebilirliğin sınırlarını aşmış durumda. Sektör temsilcileri her gün aynı feryadı dile getiriyor. Enerji maliyetleri artıyor, finansman maliyetleri yükseliyor. Belirsizlik, artık kural haline geldi.” dedi.

Türkiye’nin geleceği konusunda karamsar olan Dervişoğlu, “Bugün borçla yaşayan bir toplum haline geldik. Eskiden yatırım için düşünülen borç, şimdi hayatta kalmanın aracı haline geldi. Biz vatandaşı borçla susturan değil, refahla güçlendiren bir ekonomik sistem için mücadele ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin ekonomik ittifak önerisini de eleştirdi. “Türkiye’nin istikameti, Türk milletinin menfaatleri doğrultusunda çizilmelidir. Bu iktidar, devleti yönetmek yerine paylaştırıyor. Biz yalnızca bir ekonomik programa itiraz etmiyoruz; vatandaşın borçla yönetilmesini reddediyoruz.” dedi.

Son olarak, “Biz hayata da siyasete de Başkent Ankara merkezli bakıyoruz. İyilerin kazandığı bir Türkiye’de açlık ve zulüm kalmayacak. Biz burada, refahın, huzurun Türkiye’sini kurmak için varız.” diyerek sözlerini tamamladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın