
Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 100’üncü yılına özel bir mesaj yayımladı.
KAYSERİ (İGFA) – KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, “Türk Medeni Kanunu sadece hukuk alanında bir değişiklik değil; kadının ailede ve toplumda birey olarak tanındığı, eşit yurttaşlık ilkesinin uygulamaya konduğu tarihsel bir dönüm noktasıdır. Kadın haklarının coğrafyası yoktur; haklar paylaşıldıkça güçlenir, dayanışma ile anlam bulur.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, “Türk Medeni Kanunu’nun 100. Yılı: Eşitliğin Hukuki Temeli ve Evrensel Sorumluluğumuz” başlıklı mesajında, “1926 yılında yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılını, toplumsal hayatımızın en köklü dönüşümlerinden biri olarak değerlendiriyoruz. Bu kanun, kadınların aile içinde ve toplumda eşit bireyler olarak tanınmasını sağlamış ve eşit yurttaşlık ilkesini hayata geçirmiştir. Tek eşlilik ilkesinin kabul edilmesi, resmi nikâh zorunluluğu, kadınlara miras ve boşanma hakkı tanınması gibi düzenlemelerle evlilik birliği içinde kadın ve erkek hukuken eşit konuma getirilmiştir. Böylelikle kadın, korunması gereken bir varlık değil, hak sahibi bir birey olarak kabul edilmiştir. Cumhuriyet’in çağdaşlaşma iradesinin en somut yansımalarından biri olan bu adım, kadınların eğitimde, çalışma hayatında ve kamusal alanda var olabilmesinin temelini oluşturmuştur.” ifadelerini kullandı.
KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Bugün kadınların sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda aktif bir rol alabilmesi, karar alma süreçlerine dahil olabilmesi ve sivil toplumda örgütlenmesi, bu hukuki devrimin sağladığı olanaklar sayesinde gerçekleşmiştir. Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği olarak bizler, kadınların güçlenmesini destekleyen çalışmalarımızda bu kazanımların yalnızca tarihsel bir hatıra değil, aynı zamanda korunması ve geliştirilmesi gereken bir toplumsal sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bu sorumluluk, yalnızca ülkemizle sınırlı değildir. Türkiye’de yaşayan göçmen ve mülteci kadınların, özellikle de temel hak ve özgürlüklere erişimde zorluklar yaşayan Afgan kadınlarının eğitim, üretim ve sosyal yaşama katılımını desteklemek, eşitlik anlayışımızın bir parçasıdır. Kadın haklarının coğrafyası yoktur; haklar paylaşıldıkça güçlenir ve dayanışma ile anlam kazanır.” dedi.
Dr. Sema Karaoğlu, “Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılında, eşitlik ilkesinin yalnızca hukuk metinlerinde değil, yaşamın her alanında karşılık bulması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Cumhuriyet’in kadınlara kazandırdığı hakları korumak, yaygınlaştırmak ve geleceğe taşımak, demokratik ve adil bir toplumun vazgeçilmez şartıdır.” diyerek sözlerini tamamladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



