
MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefatının 29. yıldönümünde mezarlıkta gergin anlar yaşandı.
Türkeş’in kızı, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, geçtiğimiz yıl 3 Mayıs Türkçülük Günü’nde gerçekleştirdiği mezarlık ziyareti sırasında Ülkü Ocakları üyelerinin saldırısına uğramıştı. Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümü olan 4 Nisan’da da benzer bir durum meydana geldi.
Dün, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mezarlığı ziyaretinden yarım saat önce, Ayyüce Türkeş, iki çocuğu ve eşiyle birlikte Ankara Bahçelievler’deki babasının mezarını ziyaret etmek istedi. Ancak Ülkü Ocakları üyeleri, Türkeş’in mezarlığa girişine engel oldu. Ayyüce Türkeş’in korumalarından biri olan polis memuru da dahil olmak üzere, korumalar feci bir şekilde darp edildi.
Olayın şokunu yaşayan Ayyüce Türkeş, “Öcalan ile iş tutuyorsunuz” diye bağırırken, yanındaki çocuklar korkudan ağlama krizine girdi. O anlarda bazı gazetecilerin de saldırıya uğradığı öne sürülürken, görüntülerin zorla silindiği iddiaları ortaya atıldı. Mezarlık, adeta bir savaş alanına dönüştü ve şiddetin sorumlusunun Ankara Ülkü Ocakları Başkanı Ömer Şanlı olduğu savunuldu.
Ayyüce Türkeş, yaşananları sosyal medya üzerinden duyururken, Alparslan Türkeş’in diğer çocuğu Kutalmış Türkeş’ten sert bir tepki geldi.
“TÜRKEŞ’İN KARŞISINDA TİTREYEN APOCU SENİ”
Kutalmış Türkeş, sosyal medya hesabından Ayyüce Türkeş’e destek vererek, “Apocu Bahçeli, senin ananın babanın mezarı yok mu? 30 yıldır bir kez gidip resim çektirdiğini veya dua ettiğini görmedik. Neden kendi ananızın babanızın mezarını istismar etmiyorsunuz? Cevap ver, Türkeş’in karşısında titreyen Apocu seni” şeklinde ifadelerde bulundu.
Alparslan Türkeş’in Bahçeli’ye “güvenilmez ajan” dediğini hatırlatan Türkeş, “Aponun kellesini isteyen Babamız Alparslan Türkeş’in kabrinde sizin gibi Türk ve Türkeş düşmanı Apocuların ne işi var? İstismarcı iki yüzlüler. Senin ve sana uyan cahiller topluluğunun gitmesi gereken tek mezar, Türk düşmanı vatan haini Öcalan’ın talihsiz annesi ve babasının mezarıdır” dedi.
“ORADA POLİS GÖREMEDİK!”
Ayyüce Türkeş, yaşananları Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, “Burada dikkat çekici bir durum var. İlk olayın ardından koruma sağlandı. İçişleri Bakanlığı ve ilgili birimlere mezarlık ziyareti öncesinde bilgi veriliyor; valilik ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü bilgilendiriliyordu. Ancak bu kez ilginç bir şekilde polisler içeri girmedi veya giremedi. Ortada hiçbir müdahale olmadı ve benim koruma polisim darp edildi. Orada diğer polisler de müdahale etmedi. Açıkçası biz orada polis görmedik” dedi.
“Hangi güç bir polisi görevini yapmaktan alıkoyabilir?” diye soran Türkeş, daha önceki ziyaretinde yanındaki sadece şoför ve danışman olduğunu, bu sefer devletin görevlendirdiği koruma polisini de yanında bulundurduğunu ifade etti. “Burada açık bir güvenlik zaafı var. Ben çoluğumla çocuğumla mezara giderken güvenlik endişesi duymamalıyım” şeklinde konuştu.
“KAMERALARIN ALTINDA SUÇ İŞLİYORLAR”
Yaşanan olayların insanları korkuttuğunu ve mezarlığa gitmeye çekindiklerini belirten Türkeş, “İstediğim zaman, istediğim şekilde babamın mezarına gidemiyorum. Orada fotoğraf çekilmesinin bile engellenmeye çalışıldığını gördük. Belki daha uzun kalmak, yemek dağıtmak istiyorum. Bunlar en doğal haklarım. Ancak bunları bile yapamıyorum. Türkiye’de bazı insanlar kendilerini suç işleme imtiyazına sahip görüyor. Kendini güçlü hisseden bir grup var ve bu çok tehlikeli” dedi.
Bu durumun sadece kendisiyle sınırlı olmadığını, toplumun genelinde yayılan bir sorun olduğunu vurgulayan Türkeş, “Kameraların altında bile suç işleniyor çünkü başlarına bir şey gelmeyeceğini düşünüyorlar. Bu da suçun yayılmasına zemin hazırlıyor. Kadına şiddet, çocukların suça yönelmesi gibi birçok sorunun arkasında bu cezasızlık algısı yatıyor” ifadelerini kullandı.
“BAHÇELİ AÇIKLAMA YAPSA ÖNÜNE GEÇİLEBİLİR”
Türkeş, suç duyurusunda bulunacağını da dile getirerek, “Yetkililerden bir tepki gelmemesi durumu daha da vahim hale getiriyor. Eğer Devlet Bahçeli ya da Cumhurbaşkanı bir açıklama yapsa, bu tür davranışların önüne geçilebilir. Ben hem bir milletvekili hem de bu toplumun bir parçası olarak sorumluluk hissediyorum” dedi.
Türkeş, “Gelinen noktada bu tür uygulamalar, insanları Başbuğ’dan uzaklaştırmaya yönelik bir etki yaratıyor. Türk milleti ile Türkeş arasında bir mesafe oluşturulmaya çalışılıyor. Ne bu mezar ne de bu toplum böyle bir muameleyi hak ediyor” şeklinde sözlerini tamamladı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



