Türkiye-AB İlişkileri İçin Paradigma Değişimi Çağrısı

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Türkiye-AB İlişkileri İçin Paradigma Değişimi Çağrısı

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye-Avrupa İş Konseyleri aracılığıyla, Almanya merkezli Bild gazetesinde yayımlanan bir açık mektupla Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e Türkiye-AB ilişkilerinde “paradigma değişimi” çağrısında bulundu. Mektupta, Avrupa’nın çeşitli zorluklarla karşılaştığına dikkat çekildi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam entegrasyonunun yalnızca bir üyelik meselesi değil, aynı zamanda Avrupa’nın ekonomik güvenliği, stratejik bağımsızlığı ve küresel güç olma iddiası açısından bir gereklilik olduğu ifade edildi.

Açık mektup, Bild gazetesinde tam sayfa yayımlanarak Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e yöneltilmiştir.

Mektupta, “On yıllardır Türk şirketleri ve girişimcileri, Avrupa’nın değer zincirlerinin, sanayi ekosistemlerinin ve inovasyon ağlarının ayrılmaz bir parçası oldular. Avrupa’nın gelecekteki refahı, işbirliği, açıklık ve tüm insani, ekonomik ve teknolojik kaynakların etkin bir şekilde seferber edilmesine bağlıdır; bu noktada Türk iş dünyasının katkıları da önemlidir.” ifadelerine yer verildi. Mektup devamında şunları aktardı:

“AB, derin ve eş zamanlı meydan okumalarla karşı karşıya. Yapay zeka, ekonomileri ve toplumları eşi benzeri görülmemiş bir hızla dönüştürüyor. Yeşil dönüşüm, stratejik vizyon, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumsal uyum gerektiriyor. Artan sosyal kaygılar, demografik değişim ve göç baskıları, demokrasilerimizin dayanıklılığını zorluyor. Transatlantik ilişkiler, karmaşık bir küresel ortamda yeniden şekilleniyor. Avrasya’daki jeopolitik gelişmeler, Avrupa’nın güvenlik ortamını etkilemeye devam ederken, Asya Pasifik’in küresel ağırlığındaki artış, uzun vadeli stratejik, teknolojik ve ekonomik sonuçlar doğuruyor.”

Açık mektupta, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne entegrasyonunun gerekliliği vurgulanarak, “AB’nin bu küresel değişime vereceği yanıtın en önemli unsurlarından biri, Türkiye’nin tam entegrasyonudur. Her iki tarafın ele alması gereken mevcut konuların farkındayız. Ancak, günümüzde karşılaşılan sarsıntılar dikkate alındığında, Türkiye’nin katılım sürecindeki mevcut durgunluk döngüsünü kırmak büyük bir aciliyet taşımaktadır. Tarih, siyasi süreçlerden daha hızlı ilerliyor ve Avrupalılar olarak, kıtamızdaki gelecek nesillere karşı sorumluluk, cesaret ve bilgelik sınavıyla karşı karşıyayız; bu sorumluluk bugünden itibaren şekillenmektedir.” denildi.

“Paradigma değişimi öneriyoruz”

DEİK’in açık mektubu, “Bu çerçevede Türkiye-AB ilişkilerinde bir paradigma değişimi öneriyoruz. Türkiye’nin katılım sürecini tıkayan mevcut verimsiz metodolojinin yeniden ele alınmasının zamanı gelmiştir. Türkiye’ye AB üyeliğine dair açık ve net bir perspektif sunulması büyük bir önem taşımaktadır. Türkiye ile AB’nin geleceğinin bütünlüğünün yeniden teyit edilmesi, stratejik berraklığı ve karşılıklı güveni yeniden tesis edecektir.” şeklinde devam etmektedir.

Ayrıca, Türkiye ile AB arasındaki bazı mevcut ikili sorunların var olduğu kabul edilmekle birlikte, kıtanın karşı karşıya olduğu hayati ve varoluşsal zorluklarla kıyaslandığında bu sorunların orantısız hale geldiği ifade edildi. Güçlü, entegre bir AB, sadece Türkiye dahil Avrupa ulusları için değil, aynı zamanda ortak coğrafyamızda ve daha geniş dünyada istikrar için de bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye, Avrupa ekonomisinin, rekabetçiliğinin ve stratejik bağımsızlığının ayrılmaz bir parçası olup, AB’nin yeni ekonomik güvenlik ve savunma mimarisine tam anlamıyla entegre edilebilir. Ayrıca, jeopolitik olarak parçalanmış bir dünyada Avrupa’nın rekabetçiliği, güncellenmiş bir AB-Türkiye Gümrük Birliği ile daha da güçlenecektir.” ifadeleri yer aldı.

Türk şirketleri, Türkiye’de faaliyet gösteren AB şirketleriyle birlikte, yatırımlar, inovasyon ve uzun vadeli ortaklıklar yoluyla daha güçlü, daha rekabetçi ve daha özgüvenli bir AB’ye katkıda bulunmaya hazır olduklarını belirttiler.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın