
(ANKARA) – Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, Avrupa Günü dolayısıyla Ankara’da gerçekleştirilen resepsiyonda önemli açıklamalarda bulundu. Orav, “Orta Doğu, çatışmalar ve ekonomik krizlerle sarmalanmış durumda. Ancak Türkiye, istikrarın bir sembolü ve diplomasi için bir köprü olmaya devam ediyor. Gerilimi azaltmak ve arabuluculuk yapmak adına gösterdiğiniz çabalar dikkat çekici. Bu yıl Ankara’da NATO müttefiklerini ve Antalya’da iklim zirvesi kapsamında dünya genelinden katılımcıları ağırlamanız, rolünüzü her zamankinden daha kritik hale getiriyor,” dedi.
9 Mayıs Avrupa Günü, AB-Türkiye Delegasyonu’nun düzenlediği resepsiyon ile Ankara’nın CerModern mekanında kutlandı. Etkinliğe Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra pek çok yabancı misyon temsilcisi katıldı.
Resepsiyondan önce “Maddeyi Dönüştürmek” ve “İz” adlı dijital fotoğraf sergilerinin açılışı gerçekleştirildi. Sergi açılışında konuşan Orav, sanatçıları ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Dijital medyayı yaratıcı bir şekilde kullanmaları, iklim değişikliği gibi küresel sorunları derinlikli bir biçimde ele almalarına olanak tanıyor,” şeklinde konuştu. Serginin 17 Mayıs’a kadar açık olacağını belirten Orav, “Türkiye’ye geri dönmekten ve burada bir diplomat olarak görev yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Türkiye’deki basın mensuplarıyla bir araya gelmeyi ve önemli konular üzerinde fikir alışverişinde bulunmayı sabırsızlıkla bekliyorum,” dedi.
Sergi açılışının ardından, AB-Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav ve eşi Mare Orav konukları karşıladı. İstiklal Marşı ve AB Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmaları yapıldı.
Orav, konuşmasında şunları belirtti:
“AB, çatışmalarla dolu bir geçmişi, iş birliğine dayalı bir geleceğe dönüştürmek amacıyla hayata geçirilmiş bir batı projesidir. Avrupa Günü’nü NATO’nun önemli bir müttefiki ve AB sürecinde aday ülke olan Türkiye ile kutlamaktan onur duyuyoruz. Bugünün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için kritik bir ortak. Birlikte değerlerimizi koruyarak barış ve refahı ileriye taşıyoruz.”
Ortaklıkların, değerlerin arkasında durmak ve zorluklara birlikte göğüs germek anlamına geldiğini vurgulayan Orav, Avrupa Günü’nde vizyonlarını yeniden teyit etme gerekliliğine değindi. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarının acımasız ve hukuka aykırı olduğunu belirtti ve sivillerin her gün acı çektiğine dikkat çekti. “Eğer bu saldırganlık kazanırsa, bu durum hepimizi tehdit eder,” ifadelerini kullandı.
Orta Doğu’daki çatışmalar ve ekonomik krizlere rağmen Türkiye’nin bir istikrar adası olarak öne çıktığını belirten Orav, “Bu yıl Ankara’da NATO müttefiklerini ve Antalya’da iklim zirvesine dünya genelinden katılımcıları ağırlamanız, rolünüzü her zamankinden daha hayati kılıyor,” dedi.
Orav, “Hiçbir ülke, iklim veya güvenlik gibi küresel krizleri tek başına çözemez. Barışa, reformlara ve dirençliliğe yatırım yapmaya birlikte devam edeceğiz. Başarılarımızla gurur duymalıyız. Ortaklığımız sonuç veriyor. Türkiye’deki AB projeleri yeniliği ve yeşil dönüşümü teşvik ediyor. Geçen yıl ikili ticaretimiz rekor seviyeye ulaştı. Depremlerin ardından yeniden inşa çalışmalarında veya orman yangınlarıyla mücadele ederken dayanışma içinde hareket ediyoruz. Bu çabalar hepimizi daha güçlü kılıyor,” şeklinde konuştu.
Avrupa’nın geleceğinin ortak bir gelecek olduğunu vurgulayan Orav, AB’nin genişlemesinin barışa yapılan bir yatırım olduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu vizyonun merkezinde yer aldığını belirten Orav, Mustafa Kemal Atatürk’ün “İnsanlık tek bir vücuttur. Her millet, onun bir parçasıdır,” sözlerini hatırlattı.
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay ise, “Her yıl 9 Mayıs’ta, Schuman Deklarasyonu’nda belirtilen vizyonu anıyoruz. Bu vizyon, Avrupa’yı çatışmaların yaşandığı bir coğrafyadan barış birliğine dönüştürme amacını taşıyor. Bugün, AB Delegasyonu sayesinde Avrupa Gününü, sanat aracılığıyla kutluyoruz. Bu etkinlik, doğal ve kültürel mirasımızın zenginliğini vurgulamakta ve bu zenginliği geleceğe taşımaktadır,” ifadelerini kullandı.
Bozay, Avrupa’nın zenginliğinin çeşitliliğinde yattığını belirterek, “Avrupa, en güçlü halini her zaman çeşitliliğini kucakladığında ve kültürler arasında köprüler kurduğunda almıştır. Türkiye, tarihi ve dinamik toplumu ile özgün Avrupa kimliğinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Belirsizliğin ve bölünmüşlüğün yaşandığı bir dünyada Avrupa Günü, bize Avrupa’nın gerçek anlamda ne olduğunu ve ne olmayı hedeflediğini hatırlatmalıdır,” dedi.
Bozay, Türkiye’nin NATO’daki aktif rolü, Avrupalı kimliği ve AB üyeliğine olan bağlılığı göz önüne alındığında güvenilir bir dayanak noktası olarak öne çıktığını belirterek, Cumhurbaşkanı’nın son zamanlarda vurguladığı gibi, “Bugün mesele Ankara’nın nerede durduğu değil, Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir,” dedi. Ortak bir gelecek için kaydedilecek ilerlemenin, Türkiye-AB ilişkilerinin tam potansiyelinin ortaya çıkarılmasına bağlı olduğunu sözlerine ekledi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



