
Bir yazıda “mutlak butlan” kavramının neden var olduğu tartışılıyor. Bu durum, Türkiye ekonomisine yönelik yeni bir şokun yansıması olarak değerlendiriliyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) için uzun süredir hazırlanan bu karar, parasal politikaları da etkileyecek gibi görünüyor.
Benzer başka konular da dikkat çekiyor. Örneğin, kısa süre önce görevinden ayrılan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Cevdet Akçay’ın, bir eski siyasetçinin kendisine yönelik sözlerine verdiği yanıt. Akçay, seçim döneminde kendisini ilgilendirmeyen bir durum olduğunu belirterek, maliye politikasının genişlemesi halinde daha sıkı bir para politikası uygulayacağını ifade ediyor.
Bu açıklamaların ardından AK Parti’ye mensup eski milletvekili Şamil Tayyar, Akçay’a sert bir şekilde meydan okuyarak, “Siyasi otoriteye nasıl meydan okursun?” diye tepki gösteriyor. “Sen kimsin?” ve “Haddini bil” gibi ifadelerle Akçay’ın duruşunu sorguluyor. Akçay, bir para politikası uzmanı olarak, seçim döneminde enflasyonu daha da artırmak istemediklerini vurguluyor. Ancak, bu tür bir çıkışın ona nasıl bir sonuç getireceği ise belirsiz.
Başka bir dikkat çekici konu ise, TCMB’nin yönetim kadrosundaki bazı kişilerin AK Parti’li yöneticilerle olan akrabalık ilişkileri. Bu durum, bağımsız bir merkez bankası olma ilkesini sorgulattırıyor.
Şimdi parasal aktarım mekanizmasını ve enflasyonu düşürme politikasını ele alalım. Bu konular, ileride birilerinin işine yarayabilir. Unutulmaması gereken nokta, parasal aktarım mekanizmasının ve enflasyonu düşürme politikasının kurumsal sahibi olanın merkez bankası olduğu.
Parasal aktarım mekanizması, para politikasındaki bir değişikliğin enflasyon gibi diğer ekonomik değişkenleri nasıl etkilediğini gösterir. Genellikle bu, merkez bankasının politika faizinin değişmesi ile ortaya çıkar.
Ancak, (a) geleceğe yönelik beklentilerin sözle yönlendirilmesi (forward guidance),
(b) bazı makro-ihtiyati önlemler ve (c) şoklara karşı alınan önlemler bu mekanizmanın bir parçasıdır.
Enflasyonu düşürme politikasında aktarım mekanizmasındaki kanalların yanı sıra, bir nominal çapanın varlığı da önemlidir. Bu çapa; enflasyon hedefi, döviz kuru hedefi gibi unsurları içerebilir.
Bu yazıda parasal aktarım mekanizmasını ve enflasyonu düşürme politikasını açıkladıktan sonra, Türkiye’de TCMB’nin bu konudaki yaklaşımını ve başarısını değerlendireceğiz. İki önemli nokta öne çıkıyor.
Birincisi, enflasyonu düşürme politikasında açık ve anlaşılır bir çapanın olmaması. İkincisi ise, olumsuz beklentilerin ve yüksek enflasyon beklentilerinin, yeterince düşmemesi nedeniyle parasal aktarım mekanizmasının iyi çalışmaması.
Aktarım Mekanizmasının Aşamaları ve Kanalları
Aktarım mekanizmasında iki aşama vardır.
A) İlk aşamada politika değişikliği finansal piyasalara ve bu piyasalardaki değişkenlere yansır. Örneğin, politika faizinin artışı ile temsil edelim.
Faiz artışı, döviz kuru, kredi ve mevduat faizleri, tahvil faizleri ve genel varlık fiyatlarını etkiler. Bu noktada iki unsur önem taşır.
1) Etkiler farklı gecikmelerle gerçekleşir. Örneğin, politika faizi değişikliği kredi faizini daha hızlı etkilerken, mevduat faizi, tahvil faizi ve döviz kuru daha yavaş etkilenebilir.
2) Etkide beklentilerin rolü büyüktür. Fiyat veya enflasyon beklentisi, iktisat politikası beklentisi, arz ve talep beklentisi, siyasi istikrar beklentisi bu bağlamda öne çıkar.
B) İkinci aşamada ise finansal piyasalardaki değişiklikler reel ekonomik faaliyetlere aktarılır. Bu aktarımda şirketlerin fiyatlama ve yatırım kararları, ücret belirlenmesi gibi unsurlar bulunur.
Şirketlerin yatırım ve üretim kararlarında;
(i) Gelecekteki talep ve enflasyona ilişkin beklentiler,
(ii) Para politikası değişikliğinin kalıcılığına dair beklentiler,
(iii) Ekonomide, siyasette ve hukukta istikrar konusundaki beklentiler büyük önem taşır.
İkinci aşamadaki aktarımda hanehalkının tüketim ve tasarruf kararları da yer alır. Faiz artışı ile tüketim harcamasının azalması ve tasarrufun artması beklenir. Bu aşamada da faiz değişikliğinin etkileri farklı gecikmelerle ortaya çıkabilir.
İlk aşamada olduğu gibi, ikinci aşamada da beklentilerin etkisi hayati önem taşır. Parasal aktarım mekanizmasının etkin bir şekilde işlemesi için, para politikası değişikliğinin şirket ve hanehalkı beklentilerini hızlı ve anlamlı bir biçimde etkilemesi gerekmektedir.
Di Pace, Mangiante ve Masolo (Mart 2024) çalışması bu durumu ele alıyor. Bu çalışmaya göre, Birleşik Krallık’ta faizi artıran politika değişikliği, şirketlerin enflasyon beklentilerini düşürmekte etkili oluyor. Ayrıca, bu durumda aktarım mekanizması başarılı bir şekilde çalışıyor.
Benzer bir etkiyi, Lane (Ekim 2024) çalışmasında tüketiciler için de görüyoruz. Avrupa Merkez Bankası’nın faizi artıran politika değişikliği, tüketicilerin enflasyon beklentilerini düşürüyor. Önemli bir diğer sonuç ise, enflasyon beklentisinin düşmesi ile enflasyon belirsizliğinin de azalması.
Dış kaynaklı enerji arz şokları ve iç kaynaklı siyasi şokların yaşandığı günlerde, şokların aktarım mekanizmasının etkinliğini azalttığını vurgulamakta fayda var. Şokların her iki aşamada da olumsuz etkileri belirgindir.
Şoklar mali politikadan, uluslararası ticaretten, enerji ve genel emtia fiyatlarından kaynaklanabilir. İç ve dış siyasetten gelen bazı şoklar da önemli bir etken. Bu durum, yukarıda bahsedilen “mutlak butlan” gibi iç siyasi nedenlerden kaynaklanabilir.
Parasal aktarım mekanizmasının başlıca dört kanalı vardır ve bunlar birbirleriyle yakından ilişkilidir: (i) Piyasa faizleri,
(ii) Gelecek için beklentiler, (iii) Döviz kurları, (iv) Varlık fiyatları.
Türkiye’de Parasal Aktarım Mekanizmasının Beklentiler Kanalı
Özellikle beklentiler kanalı üzerinde duruyoruz, çünkü Türkiye’de para politikası ve TCMB bu alanda sorunlar yaşıyor. Şimdi, TCMB politika faizi ile enflasyon beklentileri aras
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



