
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin Filistin konusundaki rolünün “arabulucu” olduğunu ifade etti. Fidan, “Filistinlilerin de kabul edeceği bir anlaşma ortaya çıkarsa, üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız. Resmi olarak belirttiğimiz görüş şu: İki devletli çözüm hayata geçerse, biz fiili garantör olma sorumluluğunu üstlenmeye hazırız.” şeklinde konuştu.
Bakan Fidan, Ülke TV’de katıldığı bir canlı yayında gündemdeki konuları değerlendirdi ve soruları yanıtladı.
Fidan, İsrail’e tam anlamıyla güvenmenin uygun olmadığını vurguladı ve uluslararası toplumun, İsrail üzerinde gerekli baskı mekanizmalarını kuracak bir farkındalık oluşturmasının ve bunu eyleme dönüştürmesinin önemine dikkat çekti.
Fidan, “Garantörlükle ilgili bazı netleştirmeler yapmam gerekiyor, kamuoyunun bilgisi için. Şu ana kadar üstlendiğimiz rol, arabulucu rolü. Bu savaşın sona ermesi için. Filistin davasına olan desteğimiz, yakınlığımız ve inancımız dolayısıyla bu samimiyetimizi, meselenin çözümü için kullandık.” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Amerikalıların da İsraillilerle benzer bir ilişki içinde olduğunu aktardı.
Bakan Fidan, Türkiye’nin Filistin konusunda üstlendiği arabulucu rolünü şu şekilde özetledi:
“Şu anda mevcut arazideki ateşkes anlaşmasından doğan bazı sorunlar var. İlk 72 saat oldukça önemliydi. Bu süreçte bazı operasyonel sorunlar yaşandı. Rehinelerin ve cesetlerin verilmesiyle ilgili problemler ortaya çıktı. Bazı durumlar kasıtlı olarak yapılıyor, bazıları ise teknik imkansızlıklardan kaynaklanıyor. Bu sorunları çözmek amacıyla oluşturulmuş bir grup mevcut. İletişim rahat olsun diye orada görev alan arkadaşlar var. Ancak şu anda yapılandırılmış, karar verilmiş bir görev tanımı ve angajman kuralları yok.”
Fidan, (Donald) Trump’ın barış planında yer alan üç kurumsal mekanizmanın bulunduğunu belirtti. Bunlar görev gücü, barış konseyi ve istikrar gücü olarak tanımlanıyor. Bu unsurların niteliği, görev tanımları ve kompozisyonları hakkında erken dönem tartışmalar sürüyor. Bu mekanizmalar hayata geçtiğinde… Bizim söylemek istediğimiz, garantörlükle ilgili Cumhurbaşkanımızın bize verdiği yetki doğrultusunda, Milli Savunma Bakanlığı ve istihbarat ile yaptığımız koordinasyon neticesinde Filistinlilerin de kabul edeceği bir anlaşma çıkarsa, üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız. Resmi olarak belirttiğimiz görüş ise şudur: İki devletli çözüm hayata geçerse, burada fiili garantör olma sorumluluğunu almaya hazırız. Bu durum oldukça önemli. Bunun altına her devlet giremez. Yeter ki 1967 sınırlarına dayalı bir devlet Filistinlilere verilsin ve herkesin eşit olduğu, egemen olduğu bir yapı oluşsun.” (AA)
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



