Türkiye İki Kesime Bölündü: Doymayanlar ve Doyanlar

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Türkiye İki Kesime Bölündü: Doymayanlar ve Doyanlar

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Partisi’nin Grup Toplantısı’nda gündemdeki meseleler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Davutoğlu’nun konuşmasında belirttiği noktalar dikkat çekti:

“Türkiye’de geçmişte sağcı ve solcu ayrımı vardı. Ancak şu anda ülkemizde esas ayrım, gözü doymayanlarla karnı doymayanlar arasında oluştu. Gözü doymayanlar, devletin tüm teşviklerini elinde bulunduranlar, kur ve hazine garantili işletmeler, adrese teslim ihale alanlar, yolsuzluk yapanlar ve maden yataklarını talan edenlerdir. Diğer tarafta ise vergiler, cezalar ve enflasyon altında ezilen halk yer alıyor. Yüksek faizle kapanan esnaf dükkanları, borç yükü altındaki KOBİ’ler, açlık sınırının altında yaşayan asgari ücretliler ve geçim zorluğu çeken emeklilerle karşı karşıyayız. Toplum şu anda bu iki kesime bölünmüş durumda. Eskiden gözü doymayanlar genellikle ülke içindeydi. Kur Korumalı Mevduata (KKM) hepimiz karşı çıktık. Şimdi ise daha tehlikeli bir KKM gündemde. Bu, yabancıya giden KKM. Sayın Mehmet Şimşek, iyi bir ekonomi yönetimi altında teknik bir yönetici olarak değerli bir isimdir; ancak yaptığı tek şey, dışarıdan ‘bize biraz daha para gönderin’ demek için göstergeleri ayarlamaktan ibarettir.”

“TÜRKİYE’Yİ YABANCILARA SOYDURUYORSUN”

Dünyada en yüksek dolar getirisi Türkiye’de. Örneğin, bu yıl 1 Ocak’ta yurt dışından 100 bin dolar getirip Türk lirasına çeviren biri, 43.40 kuruş üzerinden bozdursa, yıl sonunda 5 milyon 902 bin 400 lira kazanacaktı. Eğer 12 Aralık 2026’da kur 57.30 olursa, başa baş noktaya ulaşacak. Kur 50 olursa, bu kişi 100 bin doları 118 bin dolara çıkaracak. Bu oran, dünyada görülmemiş bir dolar faizi oranıdır. Bu durum, hem de yabancılara sunulan bir kur korumalı mevduat. Kur sabit kalacak ve bu garantiyi sağlıyorsunuz. Sayın Mehmet Şimşek, kur korumalı mevduatı kaldırmakta doğru bir karar aldı; ancak bu faiz politikası ile Türkiye’yi yabancılara soyduruyorsunuz.”

“SADECE FİNANS PARAMETRELERİYLE BİR ÜLKE DÜZELMEZ”

Dün açıklanan enflasyon rakamı yüzde 32.37 olarak belirlendi. Mehmet Şimşek göreve başladığında enflasyon yüzde 38,21 idi. Bu kadar sıkı para politikası uygulandı; ancak geldiğimiz nokta aynı. Sadece finans parametreleriyle bir ülke düzelmez. Eğer üretimi yok ederseniz, bir ülkenin ekonomisi düzelmez. siyasi iradeyi yönetemiyorsanız, ekonomiyi de düzeltemezsiniz. Mart ayında dış ticaret açığı yüzde 50 artarak 11.2 milyar dolara ulaştı. Cari açık ise Şubat sonu itibarıyla 35.4 milyara yükseldi. Eğer kur böyle devam ederse, ihracat daralmaya devam edecek ve dış ticaret açığı açılacaktır. Cari açık artacak ve Türkiye bir felaketin eşiğine gelecek. Kur serbest bırakıldığında ve kur 50 liradan 60 liraya yükseldiğinde, bu hesap Türkiye’nin gayri milli hasılasını 1.2 trilyona düşürecektir. Çözüm olarak önerilen varlık barışı ise kaygı verici. Bu, Türkiye’den kaçırılan paraların geri getirileceği anlamına geliyor ve bu durum kara para aklama ile ilgili endişeleri artırıyor.

“‘BU MİLLETİ ENFLASYON KARŞISINDA EZDİRMEDİK’ DEMEKLE EZDİRMEMİŞ OLMUYORSUNUZ”

Karnı doymayanlara bakıldığında, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 34 bin 600 lira. Asgari ücret ise 28 bin 75 lira. Dört ay içinde asgari ücrette 4 bin 110 lira, en düşük memur maaşında 8 bin 892 lira, en düşük emekli maaşında 2 bin 928 lira erime oldu. Enflasyon, en büyük hırsızdır. Bu erimelere karşılık olarak, madem ki yüzde 16 olarak hedeflediğiniz enflasyonu tutturamadınız, ara zam yapmalısınız. ‘Bu milleti enflasyon karşısında ezdirmedik’ demekle ezdirmemiş oluyorsunuz; milleti ezdiriyorsunuz. Gözü doymayanları beslemek için karnı doymayanları ezenlere yazıklar olsun.

“GEZİDEN GELDİĞİMDE AK PARTİ MKYK’SINDA BİR İÇ DARBE YAPILDI VE YETKİLERİM KISITLANDI”

Bugün, 6 Mayıs. Tam 10 yıl önce bir konuşma yaparak başbakanlıktan ayrıldım. Bunun sebebi, 23 Nisan 2016’da Meclis’e sevk ettiğim siyasi ahlak yasası idi. Bu yasayı ‘çekin’ baskısı altında karşılamıştım. Siyaseti temizlemezsek toplumu temizleyemeyiz. Yurt dışı geziden döndüğümde AK Parti MKYK’sında bir iç darbe yaşandı ve yetkilerim kısıtlandı. ‘Allahım, ahlakın olmadığı yerde güç sahibi olmayı bana nasip etme’ dedim. Şimdi, benimle samimi bir şekilde buluşan AK Partili kardeşlerime sesleniyorum; o gün siyasi ahlak yasası çıksaydı, AK Parti bugünkü durumunda olur muydu? Türkiye bugünkü durumda olur muydu?

“KİMDİ BUNLAR; ÜÇLÜ ÇETE”

Bir muhasebe yapın. 10 yıl kaybettiniz, Türkiye’ye 10 yıl kaybettirdiniz. Kimdi bunlar; üçlü çete. Birisi, kazanamadığı bir seçimin üstüne oturmaya çalışan düşük profilli bir başbakan. Diğeri, hangi yolsuzluklarla Hollanda’da 28 milyar doları olduğu iddialarına bile cevap veremeyen birisi. Diğeri ise 90’lı yılların kirli geçmişinin faili meçhullerini iktidara taşımak için AK Parti’ye sızmış bir İçişleri Bakanı. Son olarak, kayınpederine dayanarak ülkenin geleceğinde lider olmayı hayal eden maceraperest bir damat. Bu üçlü çete, Türkiye’ye 10 yıl kaybettirdi.

“BIRAKIN BU RİYAKAR SİYASETİ, UTANIYORUZ SİZİN ADINIZA”

Gülistan Doku davası bir semboldür. Bu davanın peşini bırakmayacağız. İçişleri Bakanı’na net bir soru yöneltmek istiyorum; Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşını neden Ankara’da bir otelde aylarca misafir ettiniz? Yok aile istiyormuş. Arkadaşlar, ülkeyi aileler değil, yasalar yönetiyor. Rafta bekleyen dosyalar inmeden ve gereken işlemler yapılmadan Türkiye’de adalet devrimi olmaz. Adalet alanında bir devrim yapacağız. Üretim ve istihdam devrimi de gerçekleştireceğiz. Tarım üretimini öncelikli hedef olarak alacağız. Gerçek bir üretim devrimi ve buna bağlı olarak yeni ekonomik şartlarda istihdam devrimi yapacağız. Ayrıca, gelir adaleti devrimi gerçekleştireceğiz. Karnı doymayanların sesi olacağız. Kimsesi olmayanların kimsesi olacağız. Dayısı olmayanların dayısı olacağız. Beşinci olarak, merkezi ve yerel yönetimde kurumsal bir devrim gerçekleştireceğiz.

Meclis Başkanı’na bir çağrım var; Sumud Filosuna yapılan saldırı gününde Meclis Başkanı, tüm siyasi partileri ortak bir bildiri yapmaya çağırdı. Bırakın bu riyakar siyaseti. Utanıyoruz sizin adınıza.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın