
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır televizyonuna verdiği röportajda, Türkiye ile Mısır arasındaki ikili ilişkilerin şu anda “modern tarihin en iyi düzeyine” ulaştığını ifade etti. Fidan, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının halklar arası ilişkilerde her zaman güçlü olduğunu vurgulayarak, “Zaten iki halk birbirinin benzeri, ayırmak mümkün değil. Ancak siyasal elitler ve bürokrasi arasındaki ilişkiler gerçekten çok iyi bir noktaya gelmiş durumda. Her türlü konuyu açıkça konuşabiliyoruz” şeklinde konuştu.
İki ülke arasında güçlü bir dayanışma ve işbirliği olduğuna dikkat çeken Fidan, ilişkilerin giderek daha da geliştiğini ve ticari bağların da “fevkalade iyi” olduğunu belirtti. Geçmişte yaşanan gerilimlerin aslında iki ülke arasındaki sevginin bir yansıması olduğunu ifade eden Fidan, “Türkçe’de bir deyim var; sitem sevgiden doğar. Böyle bir dönem yaşadık ama liderliklerimizin dirayetli duruşu ile bu süreci atlattık” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır’ın MBC Masr televizyonunda yayınlanan “Happening in Egypt” programında Sherif Amer ile bir röportaj gerçekleştirdi. Fidan, programda Orta Doğu’daki güncel gelişmelere dair sorulara yanıt verdi.
Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde, “İsrail’in tehditlerine karşı İslam dünyası ve uluslararası toplum net bir duruş sergiliyor mu?” sorusunu yanıtlayan Fidan, “Doha’daki toplantı, özellikle İsrail’in bir Arap ülkesine saldırısının ardından gerçekleştirildiği için, bu durumun bölgedeki yayılmacılığı ortaya koyduğu bir toplantıydı. Bu toplantının en önemli çıktısı da bu oldu” dedi.
Fidan, liderlerin yeni gelişmelere karşı bir araya gelip mutabık kaldıkları konuların, metne yansıyanlardan çok daha önemli olduğunu düşündüğünü belirtti.
“Filistin Devleti’nin hayata geçmesi için çalışacağız”
Gazze ve Filistin davasına yönelik duruma ilişkin bir soruya karşılık Fidan, “Gazze’deki soykırımı ve Batı Şeria’nın ilhakına yönelik girişimlere karşı durmaya ve Filistin Devleti’nin kurulması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bölgesel barış için bu şarttır. Ancak, İsrail’in yayılmacı politikalarını uluslararası toplum olarak masaya yatırmamız ve tedbirler almamız gerekiyor. Bu son derece önemli.” ifadelerini kullandı.
Fidan, İsrail’in güvenliğini, kendisine yakın ülkelerin zayıflıklarından sağladığını ve bu durumun tehlikeli olduğunu belirtti. Batı ülkeleri ve ABD’nin bu politikada zaman zaman etkili olabildiğini kaydeden Fidan, bölgedeki denklemin değişmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Fidan, “İsrail, dolaylı yollarla istikrarsızlık yaratamadığında askeri müdahalelere başvuruyor. Bu durum, İsrail’in niyetlerini açıkça ortaya koyuyor. Gelişen bu yayılmacı politikanın, bölgede huzur içinde yaşanması gereken bir ortamda benimsenmesi herkes için tehlikeli.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinin Gazze konusunda nasıl kullanılabileceğine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası diplomasi çabalarının büyük bir kısmını Gazze’deki soykırımın durdurulmasına harcadığını ifade etti.
Fidan, “Amerikan iç politikasında uzun yıllardır süregelen bir gerçek var. Bu gerçek, kimin kimi kontrol ettiği ve kimlerin yönettiği noktasında şekilleniyor. Son olaylar, aslında ABD’nin İsrail politikaları üzerinde düşündüğünden daha az etkili olduğunu gösterdi.” dedi.
“Ortak güvenlik konusunu masaya yatırmalıyız”
Türkiye’nin Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişkilerinin niteliğine dair soruya yanıt veren Fidan, bu ülkelerle ticari ve siyasi ilişkilerin geliştirildiğini vurguladı. “Geldiğimiz noktada, bölgedeki tehditler bizi güvenlik konularında daha fazla işbirliği yapmaya itiyor.” diyen Fidan, özellikle savunma sanayinde işbirliğinin önemine dikkat çekti.
Fidan, Türkiye’nin Suudi Arabistan ile savunma sanayi alanındaki işbirliklerine devam ettiğini ve Mısır ile de görüşmeleri sürdürdüğünü belirtti. “Mısır ve Suudi Arabistan başta olmak üzere, Türkiye’nin bölge ülkeleriyle ortak güvenlik konularını en az ekonomi, ticaret ve teknoloji kadar ele alması gerekiyor.” dedi.
“Uluslararası toplumun ortak tutumunu İsrail, tehdit olarak algılayabiliyor”
Suriye’deki mevcut duruma ilişkin bir soruya Fidan, “Şu anda Suriye’nin istikrarına en büyük tehdit, muhtemel bir İsrail askeri operasyonudur. İsrail, bu konuda niyetlerini belli ediyor ve Suriye’deki istikrarsızlığı artırma riskini taşıyor.” şeklinde yanıt verdi.
Fidan, bölge ülkeleri, Avrupa Birliği (AB), ABD, Asya ülkeleri, Rusya ve Çin’in Suriye’deki yeni yönetime bir şans verme ve istikrar sağlama konusunda bir ittifak oluşturduğunu belirtti. “Uluslararası toplumun bu konudaki ortak tutumunu İsrail, kendisi için bir tehdit olarak algılayabiliyor, özellikle Netanyahu hükümeti. Umarım bu konuda olumsuz bir gelişme olmaz. Olursa, ciddi bölgesel sonuçları olur.” değerlendirmesini yaptı.
BRICS, ASEAN ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi uluslararası oluşumların yakın vadede etkili olup olmayacağına ilişkin soruya Fidan, “Uluslararası sistemin, özellikle Gazze olayında ortaya çıkan krize yeterince yanıt veremediği bir gerçek. Bu durum, belirli güç yapıları ve tercihler nedeniyle yaşanıyor.” şeklinde cevap verdi.
Fidan, Gazze’deki savaşın, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Asya-Pasifik’teki gelişmelerin mevcut sistemin daha fazla krizi körüklediğini dile getirerek, mevcut ittifakların kendi popülasyonlarına refah getirebileceğini ancak diğer sorunları çözme konusunda yetersiz kaldıklarını belirtti. Birleşmiş Milletler’in (BM) özellikle Güvenlik Konseyi’nin bu bağlamda işlevselliğinin sorgulandığını ifade etti.
Bakan Fidan, BM ve BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) reforme edilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu reformlar yapılmadığı takdirde yeni bölgesel aktörlerin ortaya çıkması kaçınılmaz.” ifadelerini kullandı.
“Hükmetme değil işbirliği”
Arap ve İslam ülkelerini güvenlik koordinasyonu temelinde birleştiren ortak bir oluşumun mümkün olup olmadığına dair bir soruya Fidan, “Bunun mümkün olduğunu düşünüyorum. Diğer ülkelerin örneklerinden yola çıkarak, bu bir politik sistem meselesidir. Ülkelerin ulus devlet yapıları oturmuş durumda ve bu noktadan sonra bir bütünleşik siyasal sisteme gidebiliriz.” dedi.
Fidan, ülkelerin siyasi liderliklerinin böyle bir karar alması durumunda, sistematik bir şekilde bu vizyona ulaşmanın mümkün olacağını ifade ederek, bunun için bir başlangıç yapılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede, ülkelerin birbirlerinin güvenliğine ve egemenliğine taahhütte bulunmaları gerektiğinin altını çizen Fidan, “Herkes birbirinden emin olmalı. Bu
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriBaşkan Aşgın, Muhtarlarla Mahalle Hizmetlerini Değerlendirdi
Gündem HaberleriBaşkan Sami Er: “Malatya’yı Spor, Kültür ve Eğitimde Öne Çıkan Bir Şehir Yapacağız”
Gündem Haberleri63. Antalya Altın Portakal Film Festivali “DAİMA” Temasıyla Başlıyor
Gündem Haberleri