
Gazeteci-yazar Murat Yetkin, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ABD-AB arasındaki ayrışmayı ele alırken “Cin şişeden çıktı ve geri koymanın bir yolu yok.” şeklindeki önemli ifadesini hatırlatmaktadır. Yetkin, bu cümlenin Türkiye’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın son haftalarda sergilediği tutumlar doğrultusunda değişen küresel jeopolitiğe dair bakış açısını yansıttığını belirtmektedir. Türkiye’nin, ABD ile ilişkilerinde yaşanan derinleşen sorunlar ve NATO’nun geleceği hakkında düşüncelerini irdelemektedir.
Yetkin, “Trump, NATO madem Rusya’ya karşı kuruldu, Trump velev ki esip gürlediği kadar yağmasa, diyelim ki AB üyelerinin Amerikan silahlarından alması karşılığında yine kendilerini Rusya’ya karşı koruma sözü verse bile NATO’da artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağına, vazonun çatladığına inanıyor Ankara.” ifadesiyle, Ankara’nın mevcut durumu nasıl değerlendirdiğini yansıtmakta ve NATO’nun eski işlevselliğinin kaybolduğunu dile getirmektedir.
Yetkin’in bir kaynağından aktardığı bilgiye göre, Türkiye’nin “NATO’lu ya da NATO’suz” Avrupa güvenliği seçeneklerini masaya yatırmaya hazır olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda, bir başka kaynaktan gelen bilgi şöyle aktarılmıştır: “Henüz bir senaryo ya da planlama çalışması yok, Türkiye NATO’nun öyle kolay dağılacağına inanmıyor.” Bu açıklamalar, Türkiye’nin NATO’nun iktidarının sona erdiğine dair bir inancı olmadığını ortaya koymaktadır.
Ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini derinleştirip derinleştirmemesi gerektiği üzerine önemli noktalara dikkat çekmektedir. Yetkin, bu ilişkileri yalnızca güvenlik, savunma sanayi işbirliği veya ticaret ortaklığıyla sınırlı tutmanın yeni sorunlara zemin hazırlayabileceğinin altını çizmektedir. Bu bağlamda, “Bununla birlikte Öcalan Açılımının başarıya ulaşmasının Türkiye’yi AB olsun olmasın rahatlatacaktır. Kürt sorunu da Türkiye’nin şişesinde bir cin gibi.” ifadeleriyle paralel olarak Türkiye’nin iç dinamiklerinin de göz ardı edilemeyeceğini vurgulamaktadır.
Yazısının sonunda Yetkin, “Fidan’ın ‘cin şişeden çıktı’ tanımı yerine oturuyor. Şişeye geri sokamayacağımıza göre, yeni bir şişe gerekiyor. Avrupa da Türkiye’de o şişeyi arıyor.” sözleriyle, Türkiye ve Avrupa’nın mevcut rotalarını ve bu yolda arayışlarını sorgulamakta ve gelecek için umut beslemenin önemine değinmektedir. Genel olarak bu yazı, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerdeki karmaşık konumunu ve bunun getirdiği olasılıkları ele alırken, Türkiye’nin hem iç hem de dış politikada karşı karşıya olduğu zorlukları kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.
YetkinReport’taki yazının tamamı için tıklayın.



