
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara ile önemli bir görüşme gerçekleştirmiştir. Fidan, bu ziyaretinin ardından gerçekleştirdiği canlı yayında dikkat çekici açıklamalarda bulunmuştur.
Fidan, Suriye’deki terör örgütü YPG’nin devlet kurumlarına katılmasını öngören anlaşma hakkında ilk kez konuştu. “İyi niyetle imzalanmış olan bir anlaşma varsa gereği yapılsın. Ancak burada geçmişte döşenmiş mayınlar olabileceğini de göz önünde bulundurmalıyız. Türkiye olarak bu durumu yakından izliyoruz.” diyerek Türkiye’nin endişelerini dile getirmiştir.
Bakan Fidan, Suriye ziyaretinin kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. “Geçtiğimiz yıl 8 Aralık’ta Suriye’de yeni bir dönem başladı. Bu dönem, çok büyük tarihi fırsatlar ve aynı zamanda birçok problemin başlangıç noktası oldu.” diyerek Suriye halkının, imkânsızlık ve açlık bırakmış bir liderin kalıntılarıyla yeniden bir araya geldiğini ifade etti. Yeni yönetimin, hem uluslararası toplumun hem de komşu ülkelerin desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
“VERİMLİ BİR ZİYARET OLDU”
Bakan Fidan bu ziyaretin tarihi bir sorumluluk olduğunu dile getirerek, “Modern bir devlet imkânını kullanarak onlara her türlü desteği götürmek önemli. Aynı zamanda Türkiye’nin de yaşamsal çıkarları var. Bu konuda, başta güvenlik olmak üzere Suriye’nin mevcut şartlarını suistimal eden terör örgütleri ile ilgili görüşmeler yaptık.” şeklinde konuştu. Ayrıca, enerji ve yardım konularının da gündeme geldiğini belirtti ve ziyareti “iyi ve verimli” olarak nitelendirdi.
Fidan, Ürdün’de yapılan DEAŞ’a karşı mücadele platformunun temellerinden bahsetti ve bunun Suriye ile bağlantılı önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Şam yönetimi ile YPG arasında varılan anlaşmayı da ele aldıklarını ifade etti. “Söz konusu anlaşma, bölgesel güvenlik konularını yakından inceleme fırsatı sundu.” dedi.
Bakan, daha önce yaptığı provokasyon uyarısına da değindi. “Bu tür provokasyonlar muhtemelen ilk ya da son olmayacaktır. Nusayri kesim üzerinde provoke edilmeye dayalı bir proje olduğunu gözlemliyoruz.” diyerek, eski rejim unsurlarının bir tuzak ile hükümet birliklerine saldırdığına dikkat çekti. Bu durumu, Nusayri ve Sünni hassasiyeti bulunan bir toplumda yaşanan acıların yenilendiği bir ortamda, çok ciddi bir provokasyon olarak değerlendirdi.
Yeni yönetimin bu tür rövanşist bir tavra girmemesi gerektiğine değinen Fidan, bu durumun her iki taraf için de zararlı olacağını vurguladı. “Provokasyonun arkasında yatan gerçeklerin sorumlularının bulunacağına dair Şara yönetiminin yaklaşımı da önemli.” dedi. Türkiye’nin, ülkede her toplumsal kesimin kucaklanmasını savunduğunu belirtti.
“TALİHSİZ BİR YAKLAŞIM”
Fidan, bölgedeki mezhep gruplarının varlığına işaret ederek, “Sünni, Alevi ve Şii gibi farklı grupların varlığına rağmen, tek bir mezhepçi yaklaşım sergilenmesi talihsiz bir durum.” ifadelerini kullandı. “Bütün bu farklılıkları bir kenara bırakarak, modern devletin toplumun tüm kesimlerini kucaklaması temel amaç olmalıdır.” dedi. Türkiye’deki bazı çevrelerin, uluslararası gerilimi Türkiye’ye yansıtma çabalarını eleştirerek, bu tür bir yaklaşımı tehlikeli bulduğunu belirtti.
Fidan, “Suriye Kürtlerinin haklarının verilmesi, özellikle Cumhurbaşkanımız ve benim için son derece önemlidir. Bu, Esad döneminde sağlanmamış bir durumdur. Şimdi tarihi bir fırsat var.” diyerek, bütün silahlı unsurların denklem dışına çıkarılması ve tüm nüfusların normal hayata dönmesinin elzem olduğunu vurguladı.</p
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



