Türkiye, Yapay Zeka ile Geleceğe Yön Veriyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Türkiye, Yapay Zeka ile Geleceğe Yön Veriyor

Haber: Ogün AKKAYA – Kamera: Uğur DEMİRCİ

(TBMM) – TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez, “Türkiye’nin yapay zeka alanında yalnızca kullanıcı ya da uygulayıcı değil, aynı zamanda geliştiren, düzenleyen ve küresel normlara katkı sunan bir aktör olmasını hedefliyoruz. Bu dönüşüm sürecinde seyirci kalmak istemiyoruz” şeklinde konuştu. Dönmez, “Yapay zeka destekli müzik eserleri son günlerde popüler hale geliyor. Bu bağlamda telif hakkı meselesi gündeme geliyor. Peki, bu telif hakkı kime ödenecek?” sorusuna, “Bu konuda ilgili paydaşlarla görüşmek şart. Çünkü bu işin ekonomik boyutu da var. Eğer telif hakkı tanırsanız, bunu yayınlayanlardan belirli bir ücret alma durumu söz konusu olabilir. Bu konuyu, ilgili taraflarla görüşerek netleştirebileceğimizi düşünüyorum” yanıtını verdi.

TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunulan 900 sayfalık ve 100 öneriden oluşan rapor hakkında bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya komisyonun başkanvekili AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu ile komisyon sözcüsü AK Parti İstanbul Milletvekili Büşra Paker de katıldı.

Dönmez, komisyonun çalışmalarına 14 Ocak 2022 tarihinde başladığını ve bu süreçte kamu, özel sektör, yurt içi ve yurt dışından uzmanlarla detaylı bir dinleme gerçekleştirdiklerini belirtti.

Raporun 26 Şubat’ta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a sunulduğunu hatırlatan Dönmez, “Bugün burada yalnızca bir raporun tamamlanışını değil, Türkiye’nin dijital çağdaki konumuna dair stratejik bir iradenin somutlaşmış halini ele alıyoruz. Yapay zeka artık sıradan bir teknoloji değil; hayatımızın her alanında, iş yapma biçimlerimizde köklü değişimlere yol açan bir güç haline gelmiştir. Yapay zeka, ekonomik rekabetin belirleyicisi, ulusal güvenliğin bir unsuru ve toplumsal dönüşümün hızlandırıcısıdır. Veri çağında egemenliğin yeni tanımını yapay zeka ile gerçekleştireceğiz. Raporumuzun temel yaklaşımı ise çok net: Türkiye’nin yapay zeka alanında yalnızca kullanıcı değil, aynı zamanda geliştiren, düzenleyen ve küresel normlara katkı sunan bir aktör olmasını istiyoruz” dedi.

“Yapay zeka, doktorun hastanesinde teşhisi desteklemeli, çiftçinin tarlasında verimi artırmalıdır.”

Türkiye’nin yalnızca ekonomik büyüklüğü ile değil, teknolojik gelişmeleriyle de G20 içerisinde yer alması gerektiğini vurgulayan Dönmez, “Hedefimiz, teknoloji üretim kapasitemiz, dijital altyapımız ve insan kaynağımızla birlikte ilk 20 içinde kalıcı bir konum elde etmektir. Bu, prestij meselesi değil; rekabet gücü, stratejik bağımsızlık ve geleceğe dair bir vizyon meselesidir. Biz, teknolojiyi tüketen değil, üreten bir Türkiye idealini yapay zeka alanında gerçekleştirme arzusundayız. Yapay zeka denildiğinde genellikle algoritmalar, veri merkezleri ve yazılım altyapıları akla geliyor. Ancak asıl mesele, insan ile teknoloji arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğudur. Bu nedenle raporumuzda yapay zekayı yalnızca bir veri öğrenme aracı olarak değil, aynı zamanda bir sorumluluk alanı olarak da ele aldık. Yapay zeka, öğretmenin sınıfında eğitim kalitesini artırmalı, doktorun hastanesinde teşhisi desteklemeli, çiftçinin tarlasında verimi yükseltmeli ve gençlerimizin hayallerine yeni ufuklar açmalıdır. Bu dönüşüm süreci hiçbir bireyi dışarıda bırakmamalıdır” ifadelerini kullandı.

“Bizim yaklaşımımız yasaklayıcı değil, düzenleyici ve dengeleyici olmuştur.”

Dönmez, yapay zekanın sunduğu büyük fırsatların yanı sıra bazı riskler de taşıdığını belirtti. “Algoritmik ayrımcılık, veri güvenliği ihlalleri, mahremiyet sorunları, istihdam dönüşümü ve etik sınırlar gibi konular mutlaka doğru yönetişim mekanizmalarıyla ele alınmalıdır. Komisyonumuz, etik standartların belirlenmesi, risk temelli regülasyon modeli geliştirilmesi ve kurumsal koordinasyonun güçlendirilmesi yönünde somut öneriler sunmuştur. Bizim yaklaşımımız, yasaklayıcı değil, düzenleyici ve dengeleyici olmuştur. Amacımız inovasyonu engellemek değil, güven ortamı oluşturarak sürdürülebilir bir ekosistem inşa etmektir” dedi.

“Türkiye, yapay zeka çağında edilgen bir ülke olmayacaktır.”

Dönmez, “TBMM olarak biz bu dönüşümün seyircisi olmak istemiyoruz” diyerek sözlerine devam etti:

“Yasama organı olarak görevimiz yön vermek, düzenlemek, dengelemek ve toplumsal faydayı maksimize etmektir. Yapay zeka alanında atılacak her adım, insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri, adaleti ve şeffaflığı merkeze almak zorundadır. Bu rapor, teknolojik ilerleme ile demokratik değerler arasında güçlü bir denge kurma çabasının ürünüdür. Bugün geldiğimiz noktada açıkça belirtmek isterim ki Türkiye, yapay zeka çağında edilgen bir ülke olmayacaktır. Türkiye, dijital dönüşümün yalnızca tüketicisi değil; aynı zamanda üreticisi ve düzenleyicisi olarak yola devam edecektir. İnsan odaklı yapay zeka yaklaşımıyla Türkiye, bölgesel bir güçten küresel bir öncüye doğru kararlılıkla ilerleyecektir.”

Yapay zeka şarkılarına telif ödenecek mi?

Dönmez, “Yapay zeka destekli şarkılar son günlerde trend listelerine giriyor. Bununla ilgili telif hakkı doğuyor. Bu telif hakkı kime ödenecek? Yapay zekaya mı? ‘Yüzde 50- yüzde 50’ deniliyor. O şarkıyı bestelemesi için sunan kişiye mi ödenecek? Nasıl bir düzenleme yapılacak?” sorusuna yanıt verdi:

“Telif haklarının korunmasına ilişkin bir kanunumuz var ama bu, gerçek kişilere ait ya da bir kurumla anlaşma yapılmışsa yayıncının, yani tüzel kişinin haklarını kapsıyor. Burada gerçek bir kişi olmayabilir; fakat bunu geliştiren bir kişi ya da tüzel kişi olabilir. Mevzuatta bu anlamda bir tanımlamaya ihtiyaç var mı? Evet, var. Bununla ilgili paydaşlarla görüşerek geliştirebiliriz. Bu henüz çok erken bir aşama. Ben de takip ediyorum. Gerçek kişilerden daha fazla izleniyor. Bizim yıllardır dinlediğimiz eserleri farklı bir şekilde de ortaya koyabiliyorlar. Ancak o eserin orijinal sahibinin telif hakları ne olacak? Bu yeniden yorumlandığında tartışma konusu olmaya devam edecektir. İlgili paydaşlarla görüşmek gerekiyor. Yapay zeka ile üretilen eserlerin kime ait olacağı ve telif hakkı durumları gibi konuları kesinleştirmek önem taşıyor. Çünkü bu işin ekonomik bir boyutu mevcut. Eğer telif hakkı tanırsanız, bunu yayınlayanlardan bir ücret talep etme olanağınız doğar. Bunu ilgili taraflarla görüşerek çözebileceğimizi düşünüyorum.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın