
Bu topraklarda iktidara karşı farklı düşüncelere sahip olmak, yaşamınızı zorlaştırabilir.
Tarihimiz, bu durumu kanıtlayan yüzlerce kanlı ve baskıcı olaya tanıklık etmiştir.
AKP dönemine baktığımızda, 13 yıl önce patlak veren “Gezi Parkı olayları”na iktidarın tepkileri, 2017 anayasa değişikliği referandumu sonrası uygulamaya konan “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi”, 19 Mart 2025’te başlayan “Ekrem İmamoğlu-İBB operasyonları” ve 21 Mayıs 2026’daki “Özgür Özel-CHP operasyonu”, demokratik ortamımızın karanlığa gömülmesinin belirgin aşamaları olmuştur.
“Tek adam yönetimleri”, ismi üzerinde, tek bir kişinin liderliğinde şekillenir. Türkiye’de bu durum, yaklaşık 23,5 yıldır iktidarda bulunan Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında dönmektedir. Erdoğan, 10 Ağustos seçimlerinin ardından 28 Ağustos 2014’te “Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı” olarak göreve başladı. Ardından, iktidarını sürdürebilmek için gereken tüm yasal ve fiili düzenlemelerle geçen dönemler gözlemlenmektedir.
Eğer istek ve güç varsa, “demokrasiye benzesin” diye geçmişteki yönetimleri herhangi bir “hukuki gerekçe” ile “sıfırlamak” mümkün olabiliyor. “Yasa çıkaranlar” her ne kadar kendi çıkarlarına hizmet eden kişiler olsa da…
Yüzyıllar süren baskı ve otoriterlik dönemlerinin ardından, SSCB ve Rusya, kısa süreli Mihail Gorbaçov (1985-1991) ve Boris Yeltsin (1991-1999) liderliğinde sancılı bir “demokratikleşme süreci” geçirdi. Ancak 1999’un sonlarından bu yana Rusya’nın liderliğini Vladimir Putin üstleniyor. Altı yıl önce gerçekleştirilen “sıfırlama operasyonu” ile Putin’in 2036’ya kadar iktidarda kalmasının yolu açıldı. Sağlığı ve koşullar uygun olursa, bu sıfırlamaların devam etmesi muhtemel.
Putin, Rusya tarihinden edindiği derslerle önce muhalefeti “sembolik hale getirdi”, ardından “imparatorluk” fikirlerinden ilham alan bir dış politika benimsedi.
Rusya’da muhalefet nasıl şekilleniyor?
“Muhalefeti sembolik hale getirmek” derken kastettiğim, günümüzde Rusya’da iktidarı devirmek isteyen gerçek bir muhalif gücün neredeyse yok denecek kadar az olmasıdır; mevcut muhalifler ya hapiste ya da zorunlu olarak yurtdışında yaşamaktadır.
Ancak, “muhalefetsiz bir ülke” imajı Putin için pek de hoş karşılanmıyor. Bu duruma çözüm bulmak üzere yıllar önce danışmanı Vladislav Surkov, “egemen demokrasi” kavramını ortaya atmıştı. Şu anda sinemalarda gösterimde olan “Kremlin Büyücüsü” adlı film, Surkov’un hikayesini anlatıyor. Bu kavram, özetle “her ülkenin kendine özgü demokrasisi vardır” yaklaşımıyla demokratik özgürlükleri kısıtlamaktadır.
Bu anlayış çerçevesinde Kremlin tarafından kontrol edilen partiler “uygun formasyona” getirildi ve yenileri kuruldu. Sonuç olarak, Rusya’da “sistem içi muhalefet” olarak adlandırılan “uysal rakipler” oluşturuldu. Bunlardan bazıları, Devlet Duması’nda “muhalif” olarak çalışmaktadır.
Rusya Federasyonu’nun yasama organı iki kısımdan oluşmaktadır. Alt kanadı Duma, üst kanadı ise Senato’dur.
450 koltuklu Duma’da iktidar partisi Birleşik Rusya’nın 313 milletvekili bulunmaktadır.
Rusya Federasyonu Komünist Partisi’nin 56, Adil Rusya’nın 28, Liberal Demokratik Parti’nin 22 ve Yeni İnsanlar Partisi’nin 15 temsilcisi yer alıyor. Ayrıca 3 milletvekili bağımsızdır. Boş koltuk sayısı 13’tür.
Bu durumda, beş partiden dördünün muhalif olduğu söylenebilir.
Ancak bu “havet” yani “hayır” demeye yakın bir “evet”.
Evet, hepsi her gün bir şeyler söylüyor, toplantılar düzenliyor, iktidarı eleştiriyor ancak kritik konularda asla iktidarı doğrudan hedef almıyorlar. Bazıları, “gerçek liderlerinin Putin olduğunu” iddia etmeye kadar gidebiliyor. Ukrayna’daki savaşa kimse karşı çıkamıyor. Herkes Batı’ya düşmanlık besliyor ve “birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulduğu” her an iktidarın arkasında sıralanmaya hazır durumda.
Komünist Parti, geçmişteki komünistleri anımsatıyor ve daha çok yaşlı nüfusa hitap ediyor. Ancak artık Marksizm-Leninizm’den oldukça uzak, dindar ve milliyetçi bir çizgide. Lideri Gennadiy Zyuganov, 1944 doğumlu olup 33 yıldan fazla bir süredir partinin başındadır. Putin’e bağlı “sorumlu muhalefet” tavrı nedeniyle madalya almışlığı bulunmaktadır.
Rusya Devlet Başkanı Putin, ana muhalefet partisi lideri Zyuganov’a madalya takarken
Adil Rusya, “sosyal demokrat gibi” bir parti olarak öne çıkıyor. Yeni İnsanlar ise “liberal değerlere yakın” bir görüntü sergiliyor. Vladimir Jirinovski’den kalan Rus milliyetçisi Liberal Demokratik Parti’nin başında da Kremlin ile iyi ilişkileri bilinen Leonid Slutski bulunmaktadır.
<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-weight: 400; font-size: </p>Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



