
21 Nisan 2026 10:51
Güncelleme: 21 Nisan 2026 11:03
Torunları Amerika’da okula giden bir dede olarak, yıllardır okulda meydana gelen silahlı saldırı haberlerini büyük bir kaygıyla takip ediyorum.
Bu yılın başından itibaren Amerika’da tam 114 okul saldırısı gerçekleşti. Yılın daha üçte birini geride bırakmışken, bu durumun ne kadar endişe verici olduğunu düşünmek dahi zor.
Kendi eğitim sistemimizin, sıkça eleştirilen yönlerine karşın, Amerika’dan daha iyi olduğunu düşündüğüm bir noktayı kaybetmiş durumdayız. Geçtiğimiz hafta Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’dan gelen haberler, hepimizi derinden sarstı.
Şimdi, bu olaylarla ilgili çeşitli sosyolojik ve psikolojik analizler yapılıyor. Ancak, benim düşünceme göre, bu tür olayların temel nedeni, ateşli silahların fazlalığı ve bunlara erişimin kolaylığıdır.
Bir toplumda bulunan ateşli silah sayısı ile bunlarla gerçekleşen ölümler arasında doğrudan bir ilişki vardır.
Ünlü yazar Somerset Maugham’ın başka bir bağlamda söylediği söz, bu konuda da geçerlilik taşımaktadır: “Eğer duvarda bir silah asılı duruyorsa, o silah oyun bitmeden mutlaka patlamalıdır.”
Silah lobisi
Amerika’da geçirdiğim yıllarda, silah koleksiyonunu sergileyen birçok kişiyle tanıştım. Dolaplarda, duvarlarda farklı çeşitlerde silahlar, hatta otomatik tüfekler bile mevcut! Çünkü silah edinmek oldukça kolay ve bu, Anayasa tarafından güvence altına alınmış bir hak.
1791 yılında kabul edilen İkinci Değişiklik, her yurttaşın silah edinme ve bulundurma hakkına sahip olduğunu belirtmekte ve bu hak kısıtlanamaz! Bu durum, beyaz göçmenlerin, özellikle de Kızılderililer gibi düşmanlara karşı milis oluşturma yeteneğiyle ilişkilendirilmektedir.
Evet, bu hakkın gerekçesi halk gücü ya da milis kurma imkânı olarak sunuluyor. Zaman değişse de, bu maddeyi değiştirmek için kimsenin gücü yetmemiştir.
Amerika’da, İsrail lobisinden bile daha güçlü bir lobinin varlığı söz konusudur: Silah lobisi!
Anlaşılan o ki, bu lobinin kazancı, çocukların hayatlarından daha kıymetli görülmektedir!
Hayaller ve gerçekler
Ergenlik, insan yaşamının en karmaşık ve en uçuk dönemlerinden biridir. Ergen çocuk, şaşkın bir kelebek gibi oraya buraya uçar ve örnek alacağı kahramanlar arar.
Karşısına çıkan rol modelleri büyük bir önem taşır; zira insanlar, özellikle çocuklar, taklit ederek öğrenirler.
Eğer duvarda bir tüfek asılıysa ya da sandıkta birkaç tabanca saklıysa ve baba bu silahları kullanıyorsa, ergen çocuk da benzer bir yolu izlemek isteyecektir!
Gün boyu oynadığı bilgisayar oyunlarında “kahramanlık”, öldürülen insan sayısıyla ölçülüyorsa, o türden kahramanlık hayalleri kurması kaçınılmazdır.
Ne yazık ki, böyle trajik olayların Türkiye’de de yaşanabileceği gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Ancak, züğürt tesellisi olarak ifade edilebilecek bir durum var ki, bizlerin işinin Amerika’dan daha kolay olduğunu söyleyebilirim; çünkü burada o kadar güçlü bir silah lobisi yok!
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



