Türkiye’nin iahaber Gücü Avrupa’yı Geride Bıraktı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Türkiye’nin iahaber Gücü Avrupa’yı Geride Bıraktı

                 
HABER7 – ÖZEL

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS), küresel savunma stratejileri üzerine yaptığı kapsamlı analizlerle dikkat çekiyor. En son raporunda, Avrupa’nın Orta İrtifa-Uzun Havada Kalış (MALE) sınıfı iahaber geliştirme sürecini ele aldı.

Rapor, Avrupa için bir “hayal kırıklığı” olarak değerlendirilen durumu ortaya koyarken, Türkiye’nin bağımsız politikaları ile kendi yolunu çizmeyi başardığına dikkat çekiliyor.

IISS’nin “Tenha Avrupa” başlıklı çalışmasına göre, 2000’li yılların başından beri istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) görevleri için kendi MALE sınıfı iahaber’larını üretme hedefi güden Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere gibi Avrupa ülkeleri, belirledikleri hedeflerin çok gerisinde kaldı.

Birçok uluslu projede yaşanan maliyet artışları, ülkelerin farklı askeri ihtiyaçları ve endüstriyel iş paylaşımındaki çekişmeler, projelerin sürekli olarak gecikmesine neden oldu.

Avrupa’nın ortak savunma projelerinde siyasi uzlaşı sağlama çabasının, teknik yetkinliklerin önüne geçtiği ve bu durumun operasyonel zafiyetlere yol açtığı ifade ediliyor.

Bu yapısal sorunlar, Avrupa ordularını acil operasyonel boşluklarını kapatmak için dışa bağımlı hale getirdi.

Verilere göre, Avrupa ülkeleri çözüm arayışlarını ABD yapımı MQ-9 Reaper ve İsrail yapımı Heron sistemlerini satın alarak buldu.

Kıtanın en büyük ortak iahaber projesi olan Eurodrone’un hizmete giriş tarihinin sürekli ertelenerek 2031 yılına kadar sarkması, IISS tarafından “stratejik otonomi hedefiyle çelişen yapısal bir gecikme” olarak tanımlanıyor.

TÜRKİYE’NİN “KIRILMA ANI”

Avrupa’nın duraklama döneminde, Türkiye’nin iahaber alanındaki kayda değer ilerlemesi, dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen uzun vadeli ve merkezi bir stratejinin ürünü olarak öne çıkıyor.

Türkiye’nin küresel bir güç haline gelmesinin temelleri, 14 Mayıs 2004 tarihinde atıldı. O dönemde Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi (SSİK), Türk savunma tarihinde önemli bir karar alarak, dışa bağımlılığı sürdürecek lisanslı üretim programlarını iptal etti ve tamamen yerli tasarımlara yönelme kararı aldı. IISS analizlerinde bu toplantı, Türkiye’nin “stratejik özerklik için kritik bir dönüm noktası” olarak değerlendiriliyor.

2004’te atılan tohumlar, günümüzde sahada kendini kanıtlayan geniş bir ihracat ağına sahip dev bir ekosisteme dönüşmüş durumda. IISS, Türkiye’nin bu alandaki başarısını “hızlı tedarik, sahada test ve sürekli iterasyon” modeliyle açıklıyor.

Türkiye’nin iahaber ekosisteminin temel bileşenleri ise raporda şu şekilde özetleniyor:

Bayraktar TB2: Baykar tarafından üretilen ve bugüne kadar 500’den fazla üretilerek dünya genelinde ihraç edilen bu sistem, IISS raporlarında “maliyet-etkinliği yüksek oyun değiştirici platform” olarak tanımlanıyor.

Anka: TUSAŞ tarafından geliştirilen MALE sınıfı iahaber, 2018 yılında seri üretime geçerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin belkemiği haline geldi.

Bayraktar Akıncı ve Aksungur: Daha yüksek faydalı yük kapasitesine, gelişmiş radar ve mühimmat taşıma yeteneğine sahip bu sistemler, Türkiye’nin operasyonel derinliğini stratejik bir seviyeye taşıdı.

IISS raporunda “insansız hava gücünde bir üst faza geçiş” olarak değerlendirilen projeler şunlardır:

Kızılelma: Baykar tarafından geliştirilen insansız savaş uçağı konsepti; etkileyici manevra kabiliyeti ve hava-hava ile hava-yer görevlerindeki potansiyeli ile dikkat çekiyor.

Anka III: TUSAŞ’ın düşük görünürlüklü (stealth) “uçan kanat” tasarımı, modern hava savunma sistemlerine karşı asimetrik bir üstünlük ve yeni bir doktrinel yaklaşım sunuyor.

“STRATEJİK ORTAK”

Türkiye’nin bu durdurulamaz yükselişi, Avrupa savunma devlerini de stratejilerini yeniden gözden geçirmeye ve Türkiye ile iş birliği yapmaya yönlendiriyor.

IISS’in analizlerine göre, Avrupa şirketleri Türkiye’yi artık sadece bir “tedarikçi” olarak değil, “teknoloji paylaşımı yapılacak stratejik bir ortak” olarak değerlendiriyor.

Bu durumun en somut örneği, Baykar ile İtalya’nın savunma devi Leonardo şirketi arasında kurulan LBA Systems ortaklığıdır. Rapor, bu tür uluslararası iş birliklerini, “Avrupa’nın dış bağımlılığını azaltma arayışının pragmatik bir yansıması” olarak yorumluyor.

Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nün projeksiyonları, Avrupa ülkelerinin parçalanmış savunma sanayileri ve hantal bürokrasileri nedeniyle önümüzdeki on yılda da iahaber ihtiyaçları için dışa bağımlı kalma riski taşıdığını gösteriyor.

Ancak Türkiye; Kızılelma ve Anka III gibi vizyoner projelerle sadece kendi hava sahasını güvence altına almakla kalmıyor, aynı zamanda küresel savunma pazarında “oyun kurucu” rolünü her geçen gün pekiştiriyor. IISS raporunun en dikkat çekici tespiti ise, Türkiye’nin iahaber serüvenini özetler nitelikte: Türkiye’nin ulaştığı seviye, maruz kaldığı ambargo ve kısıtlamaların, doğru bir siyasi iradeyle nasıl stratejik bir inovasyona dönüştürülebileceğinin en somut örneğidir.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın