
Mustafa Kemal Atatürk’ün vurguladığı “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi doğrultusunda Türkiye, kuruluşundan bu yana mazlum milletlere destek sağlayarak uluslararası barış ve dayanışmaya katkı sunmayı temel bir görev olarak benimsemiştir. Türkiye, dünyanın dört bir yanındaki mağdurlara yardım eli uzatarak insani krizlerden savaş mağdurlarına kadar geniş bir yelpazede fedakarlık ve dayanışma sergileyerek küresel barışın sembol ülkelerinden biri olmuştur.
1950 yılında Kore Savaşı’na askeri destek sağlayarak Kore halkıyla dostane bir ilişki kurmuş olan Türkiye, Balkanlar’daki kriz dönemlerinde de Bosna-Hersek ve Kosova’da Müslüman halka destek vererek bölgedeki barış ve istikrarın korunmasına katkıda bulunmuştur.
2011 yılında başlayan Suriye iç savaşıyla birlikte Türkiye, milyonlarca Suriyeli sığınmacıya kapılarını açarak onlara güvenli bir liman sağlamıştır. Suriyelilerin barınma, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamak adına kurulan kamplar aracılığıyla yardım sağlayan Türkiye, uluslararası toplumu da insani yardımların artırılması yönünde harekete geçirmiştir. Ayrıca, Myanmar’da Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddet olaylarına karşı Türkiye, Arakan halkının haklarını savunmuş ve mazlumlara yardım etmiştir.
Filistin halkının bağımsızlık mücadelesinde de Türkiye, Kudüs’ten Gazze’ye kadar Filistin halkının yanında durarak haklarını savunmaya devam etmektedir. Türk Kızılay ve TİKA gibi kuruluşlar aracılığıyla Afganistan, Somali, Sudan ve Yemen gibi kriz bölgelerinde sağlık, eğitim ve gıda yardımları sunan Türkiye, mazlumlar için gereken desteği sağlayarak küresel düzeyde önemli bir rol üstlenmektedir. Bu yardımlar, Türkiye’nin insani misyonunu ve mazlumlara karşı duyduğu sorumluluğu yansıtmaktadır.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



