
Türkiye ve Avrupa’ya Asya’dan yayılan kahverengi kokarca ile biyolojik mücadele kapsamında Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü laboratuvarında üretilen Çin menşeli 150 bin samuray arısı, 30 ilde doğaya salınacak. Kahverengi kokarca zararlısıyla mücadelede önemli bir adım olan bu proje, fındık gibi tarımsal ürünlere zarar veren bu böcekle etkin şekilde mücadele etmeyi hedeflemektedir.
Kahverengi kokarca, Türkiye’de 2017 yılından itibaren tarım ürünlerine zarar vermeye başlayan bir zararlı olarak tespit edilmiştir. Bu zararlının çoğalmasını engellemek amacıyla Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde 150 bin samuray arısı üretilmiştir. Samuray arıları, kahverengi kokarca larvalarına kendi yumurtalarını bırakarak zararlının popülasyonunu kontrol altında tutmaktadır.
Enstitüde görevli entomolog Mustafa Kılıç, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kahverengi kokarca ile mücadele konusunda yoğun çaba sarf ettiğini ve biyolojik mücadele ajanlarının üretimi konusunda öncü olduğunu belirtmiştir. Geçen yıl üretilen 20 bin parasitoidin Artvin ve Rize’de doğaya salındığını açıklayan Kılıç, bu yıl hedeflerinin ise 150 bin parasitoidin 30 ilde doğaya salınması olduğunu dile getirmiştir.
Çiftçilere de seslenen Kılıç, bahçelerinde kahverengi kokarca zararlısını gören çiftçilerin ruhsatlı bitki koruma ürünlerini kullanmaları gerektiğini vurgulamıştır. Aynı zamanda vatandaşların da bu konuda sorumlulukları olduğunu belirten Kılıç, yoğunluk gördüklerinde ilgili kurumlara danışarak ilaçlama yapabileceklerini ifade etmiştir.
Kahverengi kokarcanın 300’den fazla bitkiyi etkilediğini ve özellikle fındık üretimini olumsuz etkilediğini belirten Kılıç, samuray arılarının hem insanlar hem de diğer canlılar üzerinde herhangi bir zararının olmadığını ve sadece zararlı böceklerle mücadelede doğal düşman olduklarını açıklamıştır.
Son olarak, Kılıç samuray arılarının mayıs ayı itibarıyla doğaya salınmaya başlayacağını belirtmiştir. Bu proje, kahverengi kokarca zararlısıyla etkin bir şekilde mücadele etmek ve tarımsal ürünlerin verimliliğini artırmak adına önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



