TÜSİAD’ın Karanlık Rolü: Siyasete Müdahale Mi?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
TÜSİAD’ın Karanlık Rolü: Siyasete Müdahale Mi?

TÜSİAD’ın Yeniden Siyaset Mühendisliğine Soyunması

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), son dönemlerde ‘karanlık lobiler’ tarafından kendisine biçilen rolü tekrar oynamaya başlamış durumdadır. Türkiye’nin geçmişteki ‘atılım’ dönemlerinde ülkenin önüne set çekme ve siyaseti tıkama girişimleriyle hafızalara kazınan bu patronlar kulübü, bir kez daha milletin safında yer almadığını yaptığı son açıklamalarla gözler önüne serdi. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan’ın liderliğinde bu yeni dönemin başlangıcı olmasının yanı sıra, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mehmet Ömer Arif Aras hakkında da bir soruşturma başlatıldı. Aras’ın dernek genel kurulundaki konuşmasında kullandığı ifadeler, toplumda büyük bir tepkiyle karşılandı.

Gelişmeler üzerine Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür ve Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu, AHaber canlı yayınında TÜSİAD’ın siyaset mühendisliğine yeniden yönelmesi konusunda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Mahmut Övür, TÜSİAD’ın tarihsel bağlamdaki rolünü aktarırken, Pınar Hacıbektaşoğlu da TÜSİAD’ın kamuoyuna vermeye çalıştığı mesaja dikkat çekti.

Mahmut Övür’ün Değerlendirmeleri

Övür, TÜSİAD’ın Türk siyasetindeki geçmişine dikkat çekerek, “TÜSİAD, iş dünyasının önemli temsilcilerindendir ve bu kuruluş çok partili hayata geçtikten sonra sürekli siyasete ve ekonomiye yön veren faktörlerden biri olmuştur” dedi. 1971 yılında kurulan TÜSİAD, Türkiye’nin siyasi tarihinde birçok darbeye karşı tavır almasıyla da biliniyor. Övür, “TÜSİAD, 12 Eylül darbesinin gidişatını etkileyen birçok eylemde yer aldı. 1979 yılında Ecevit hükümetine karşı verdiği ilanlar, sivil iktidara yönelik bir güvensizlik ortamı oluşturarak, hükümeti neredeyse düşürme noktasına getirdi. Bu tarz bir durum, Özal döneminde ve 90’lı yıllarda Refah Partisi Hükümeti’ne karşı sürdürülen itibarsızlaştırma kampanyasında yeniden gözlemlendi” şeklinde konuştu.

Övür, TÜSİAD’ın tarihin her döneminde, demokrasiye ve sivil siyasete zarar veren bir kurum olarak anıldığını ifade etti. Sadece olumlu süreçlerde değil, kaotik durumlar oluştuğunda derhal müdahale eden bir yapıya sahip olduklarını belirtti. Demokrasi ve hukuk konusunda büyük laflar eden bu kuruluşun, aslında sivil iktidarı desteklemekten uzak kaldığını vurguladı.

Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu’nun Yorumları

Avukat Pınar Hacıbektaşoğlu ise, TÜSİAD’ın son açıklamalarının hukuk çerçevesinde işlediğine değindi. “Anayasamızda düşünceyi ifade etme hakkı teminat altına alınmıştır. Ancak bu hakkın doğru bilgilere dayandırılması gerekmektedir. Düşünceler, herhangi bir statüko oluşturacak şekilde değil, bilgilere dayanarak yapılmalıdır” dedi. Hacıbektaşoğlu, TÜSİAD’ın birçok konuda fikir beyan edebileceğini; ancak bu fikirlerin yanlı, çarpıtılmış veya sorgulanması gereken durumlara ilişkin olmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Hacıbektaşoğlu, TÜSİAD’ın, kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye ve toplumun olaylara bakış açısını manipüle etmeye çalıştığını belirterek, “TÜSİAD, toplumda bir haksızlık olduğunu ifade edip; ardından halkı sokağa çağırarak, kendi şekillendirmek istediği bir algıyı yaratmaya çalışıyor” şeklinde eleştirilerde bulundu.

TÜSİAD’ın, geçmişteki darbeleri destekleyen bir konumda yer almasının yanı sıra

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın