Tütün Politikaları: Türkiye’nin Acil Yol Ayrımı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Tütün Politikaları: Türkiye’nin Acil Yol Ayrımı

20 Şubat 2026 17:59

Güncelleme: 20 Şubat 2026 18:03

OmniTM Science platformu, ‘Dumansız Bir Dünya İçin Vizyoner Yaklaşım’ temasıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Türkiye’nin tütün ve nikotin ürünleri üzerindeki mevcut politikaların kamu sağlığı, maliye ve sanayi stratejisi açısından yarattığı etkileri ele aldı. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) verilerine göre, yasak olmasına rağmen Türkiye’de yaklaşık 1,9 milyon kişi elektronik sigara ve benzeri yeni nesil nikotin ürünlerini kullanıyor. 2024 itibarıyla bu durumun 76 milyar TL’lik bir vergi kaybına yol açacağı, 2025 yılında ise bu rakamın 100 milyar TL’ye ulaşacağı öngörülüyor.

18 Şubat’ta Ankara’da gerçekleşen toplantıda sunulan veriler, artan kullanım oranları ve yeni nesil ürünlerdeki kayıtdışılığı gözler önüne serdi.

“Türkiye, tütün kullanımında dünyada 27. ülke”

TEPAV Kalkınma Programı Direktörü H. Ekrem Cunedioğlu tarafından aktarılan verilere göre, 15 yaş üzeri nüfusta tütün kullanım oranı yüzde 30,5 olarak kaydedildi. Bu oran, dünya ortalaması olan yüzde 22,7’nin belirgin şekilde üzerinde. Türkiye, tütün kullanım oranının en yüksek olduğu 165 ülke arasında 27. sırada yer alıyor.

2008-2012 döneminde düşüş göstermesine rağmen, 2016’dan itibaren tütün kullanımı yeniden artışa geçti ve son yıllarda bu oran yüzde 31’in altına inmedi. Kadınlarda tütün kullanım oranının dünya genelinde azalmasına karşın Türkiye’de artış gösterdiği, 45 yaş ve üzeri gruplarda da belirgin bir yükseliş yaşandığı vurgulandı.

TÜİK verilerine dayanarak yapılan hesaplamalar, 2019-2022 döneminde her gün sigara kullanan bireylerin günlük tüketim miktarının arttığını ortaya koydu.

Alternatif ürünlerde 1,9 milyon kullanıcı, milyarlarca liralık kayıp

Toplantının dikkat çeken konularından biri, elektronik sigara ve benzeri yeni nesil ürünlerdeki kayıtdışılık oldu. TEPAV’a göre, bu ürünler yasal olarak yasak olmasına rağmen 15 yaş üzeri nüfusta yaklaşık 1,9 milyon aktif kullanıcının bulunduğu tahmin ediliyor.

Bu durumun 2024 itibarıyla yıllık yaklaşık 76 milyar TL vergi kaybına neden olacağı belirtilirken, 2025 için kaybın 100 milyar TL’ye ulaşabileceği ifade edildi. Cunedioğlu, yasakçı yaklaşımların talebi ortadan kaldırmadığını, aksine kayıtdışı tüketime yönlendirdiğini vurguladı.

BAT: “Risk sürekliliği” ve zarar azaltma yaklaşımı

BAT Araştırma ve Bilim Direktörü Dr. James Murphy, sunumunda “Tobacco Harm Reduction” (Zarar Azaltımı) yaklaşımını detaylandırdı. Murphy, yanmalı ürünlerin en yüksek risk grubunda bulunduğunu, yanma süreci içermeyen bazı dumansız ürünlerin ise daha düşük risk profiline sahip olduğunu belirtti.

Murphy’nin sunduğu bilimsel çalışmalarda, bazı oral nikotin poşetlerinde referans sigaraya göre belirli toksik bileşenlerde yüzde 99’un üzerinde azalma tespit edildiği; hücresel toksisite ve genotoksisite göstergelerinde düşüş yaşandığı aktarıldı. Klinik bulgular, tamamen geçiş yapan kullanıcıların toksik maddelere maruziyetinin sigarayı bırakanlarla benzer düzeye yaklaştığını gösterdi.

Murphy, tüm nikotin ürünlerinin bağımlılık yapıcı olduğunu ve risksiz olmadığını da sözlerine ekledi.

EDAM: 250 ila 750 milyon dolar arasında ek ihracat geliri elde edilebilirdi

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi (EDAM) Direktörü Can Selçuki, tütün sektöründeki yapısal dönüşüme dikkat çekti. Sunumda, 2022-2024 döneminde küresel mal ihracatının yüzde 3 azalırken, tütün ihracatının yüzde 28 arttığı belirtildi.

Selçuki, sektörün geleneksel ürünlerden biyoteknoloji ve elektronik donanım içeren yeni nesil ürünlere yöneldiğini ifade etti.

2005-2024 döneminde Türkiye’nin küresel ihracat payının yüzde 1,45’e gerilediği, en hızlı büyüyen yeni nesil segmentte ise Türkiye’nin ihracatının sıfır seviyesinde olduğu vurgulandı.

Selçuki’ye göre, Türkiye geleneksel ürünlerdeki asgari pazar payını yeni nesil ürünlerde de yakalayabilseydi, yıllık 250 ila 750 milyon dolar arasında ek ihracat geliri elde edebilirdi.

“Yol ayrımı” vurgusu

Sunumlarda ortak bir tema olarak, Türkiye’nin sağlık politikası yanı sıra maliye ve sanayi politikası açısından kritik bir eşikte olduğu belirtildi. EDAM sunumunda, sektörün artık yalnızca tarımsal bir alan değil, aynı zamanda Ar-Ge ve yüksek teknoloji içeren bir endüstri haline geldiği ifade edildi.

Toplantıda dile getirilen görüşler, Türkiye’nin tütün ve nikotin ürünlerinde kamu sağlığı, vergi politikası ve sanayi stratejisini daha bütüncül bir çerçeve içinde ele alması gerektiğine işaret etti.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın