
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bir televizyon programında kritik açıklamalarda bulundu.
Bakan Uraloğlu’nun konuşmasında öne çıkan başlıklar ise şu şekilde sıralandı:
Bölgede yaşanan çatışma durumu, kısaca bir savaş durumu olarak adlandırılabilir. İlk olarak belirtmek gerekir ki, İsrail, hava sahamızı kullanmayan bir ülke. İsrail, Suriye’nin büyük bir bölümüne, özellikle güney kısımlarına, Irak’ın tamamına ve İran hava sahasına fiilen kapandı.
Biz de gerekli adımları atarak, o bölgelere olan uçuşları durdurduk ve bu hava sahalarının kullanılmasını engelledik. Bugün itibarıyla İran hava sahasının önemli bir kısmı hâlâ kapalı. Sadece üst geçişler için izin verildi ve uçuşlar yeniden başladı. Yani İran’a doğrudan uçuşlar için değil, yalnızca üst geçişler için Meşed Havalimanı’na gidecek uçuşlar serbest bırakıldı. Diğer notamlar ise devam ediyor. Bu durum, İran’daki ticari uçuşlarımızı etkiledi. Ayrıca, İran’dan ve diğer Arap ülkelerinden beklediğimiz turist hareketliliği de olumsuz yönde etkilendi. Ancak, normale dönüş için önemli adımlar atıldığını belirtmek gerekir. Şu an yalnızca İran hava sahası kapalı kalmış durumda.
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumunun Türkiye üzerindeki etkileri hakkında da konuşan Uraloğlu, kapatılma ifadesinin bile dünya petrol piyasalarında %15’e kadar dalgalanmalara yol açtığını vurguladı. Petrolün yaklaşık %30’u Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor; bu nedenle Türkiye’nin de etkileneceği aşikâr. Ancak enerji bakanımızla gerçekleştirdiğimiz görüşmeler sonucunda Türkiye’nin alternatif enerji kaynakları mevcut. Irak, Azerbaycan ve Rusya’dan gelen alternatiflerle birlikte Türkiye’nin bir depolama kapasitesi de bulunuyor.
Böyle bir durumda kısa vadede ciddi bir etkilenme yaşamadığımızı söyleyebilirim. Ancak Hürmüz Boğazı kapatılsaydı, önemli aksaklıklara yol açabilirdi. Yine de alternatif kanallarımız bulunduğu için ihtiyaçlarımızı karşılayabiliriz. Bu bağlamda, hayata geçirmeyi planladığımız Kalkınma Yolu Koridoru projesi büyük önem taşıyor.
Hürmüz Boğazı kapandığında, petrol ve doğal gaz sevkiyatı duracaktır. Bu durumda Basra Körfezi’nde üretilen kaynakların da orada kalması söz konusu. Kalkınma Yolu Koridoru devreye girdiğinde, Irak’ın Fav Limanı’ndan başlayarak ülkemize kadar uzanan 1200 km’lik bir demir yolu, kara yolu ve enerji nakil hatları inşa edilecektir. Eğer bu proje zamanında tamamlanabilseydi, piyasalardaki fiyat artışı %15 oranında olmazdı. Bu, oldukça önemli bir durumdur.
Bakan Uraloğlu, Uzakdoğu’dan gelen yüklerin taşıma süresinin kısaltılması amacıyla yapılan çalışmalara da değindi. Süveyş Kanalı üzerinden giden yüklerin Londra’ya ulaşmasının 35 gün sürdüğünü, ancak yaşanan sorunlar nedeniyle bu sürenin 45 güne kadar çıktığını belirtti. Bu kaybın maliyetinin oldukça yüksek olduğunu vurgularken, Kalkınma Yolu tamamlandığında bu sürenin 25 güne ineceğini ifade etti.
Orta koridorda da iyileştirmeler yapıldığında, Çin’den çıkan yüklerin Londra’ya ulaşma süresinin 15 güne düşeceği öngörülüyor. Böylece Türkiye, ticaret ve strateji açısından büyük bir kazanım elde edecek.
Bakan, geçtiğimiz ay Çin’de yapılan görüşmelerin ardından daha fazla yük gönderilmesi için çalışmalara başlandığını duyurdu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki demir yolu hattının tamamlandığında, kapasite sorunlarının ortadan kalkacağına dikkat çekti. Bu sürecin tamamlanmasının ise yaklaşık dört yıl süreceği belirtildi.
Forumda, ulaşım sektöründen 70’ten fazla ülke ve kuruluşun katılımıyla, koridorların nasıl geliştirileceği ve kriz anlarında ihtiyaçların nasıl karşılanacağı konuları üzerinde durulacak.
Türk Hava Yolları’nın, İstanbul Havalimanı’ndan Şam uçuşlarına başladığını ifade eden Uraloğlu, Sivil Havacılık ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nden bir heyetin hızlıca durumu değerlendirdiğini ve havalimanının yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli adımların atıldığını belirtti.
TÜRKSAT 6A uydusunun uzayda Türkiye’nin haklarını koruma adına önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Bakan, TÜRKSAT 7A ile birlikte ömrü dolmuş uyduların yerine yenilerinin gönderileceğini açıkladı. Ayrıca, 5G teknolojisinin 2026 yılında kullanılmaya başlanacağını duyurdu.
Son olarak, İstanbul’daki metro hatlarının tamamlanmasıyla birlikte, Gayrettepe’den Halkalı’ya kadar uzanan bağlantıların sağlanacağı ve bu durumun seyahatleri kolaylaştıracağı ifade edildi. Ankara ve İstanbul arasındaki ulaşımın hızlandırılmasına yönelik süper hızlı tren projeleri üzerinde de çalışmaların sürdüğü aktarıldı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



