
(ANKARA) – Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkeyi kapsayan “Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26” başlıklı raporunu yayımladı. Rapor, küresel ölçekte ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığını, çok taraflı yapıların aşındığını ve küresel düzenin kırılgan hale geldiğini vurguladı. Türkiye’de ise “yargı bağımsızlığının ve ifade özgürlüğünün gerilediği”, “ekonomik krizin toplumsal refahı tehdit ettiği ve devletin dezavantajlı grupları korumada yetersiz kaldığı” ifade edildi. Ayrıca, yeni çözüm süreci “olumlu bir gelişme” olarak değerlendirildi.
Uluslararası Af Örgütü, 144 ülkenin değerlendirildiği 406 sayfalık “Dünyada İnsan Haklarının Durumu 2025/26” raporunu yayımlayarak, dünyanın “çağın en zorlu dönemiyle” karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu. Raporda, “büyük güçlerin uluslararası hukuk ve insan haklarına yönelik baskıları nedeniyle küresel sistemin tehlikeli bir çöküş sürecine girdiği” vurgulandı. Devletlere ise taviz politikalarını bırakma ve kolektif direniş çağrısı yapıldı.
Rapor, “özellikle ABD, İsrail ve Rusya’nın uluslararası hukuk mekanizmalarını zayıflattığı ve çok taraflı yapıları aşındırdığı” belirtilerek, “İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını ateşkese rağmen sürdürdüğü ve geniş çaplı yıkım ile zorla yerinden edilmelerin yaşandığı” ifade edildi.
Rapor, ABD, İsrail ve Rusya’nın Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) dahil olmak üzere uluslararası hesap verebilirlik mekanizmalarını zayıflattığını ve bazı ülkelerin silah ile uluslararası sözleşmelerden çekilme eğilimine girdiğini aktardı. Gazze, Ukrayna, Sudan, Myanmar, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve İran gibi bölgelerde sivillere yönelik ağır ihlallerin sürdüğüne dikkat çekildi; zorla yerinden etme, yargısız infaz, işkence ve saldırıların arttığı değerlendirildi.
Devletlerin dijital gözetim, casus yazılım ve yapay zeka destekli takip sistemleriyle ifade özgürlüğünü kısıtladığına da yer verilen raporda, ekonomik eşitsizlikler ve askeri harcamalardaki artışın insan hakları krizini derinleştirdiği kaydedildi.
Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnes Callamard, raporun lansmanında yaptığı değerlendirmede, “güçlü aktörlerin kontrol, cezasızlık ve çıkar amacıyla uluslararası hukuk düzenine doğrudan saldırdığını” ifade etti. Callamard, “Orta Doğu’daki çatışmaların bu ihlallerin sonucu olduğunu savunarak, sivillerin ağır bedel ödediğini” belirtti.
Türkiye’ye ilişkin tespitlere de raporda yer verildi. “Yargı bağımsızlığı, ekonomik kriz, ifade özgürlüğü ve mülteci hakları gibi konularda Türkiye’deki hak ihlallerinin sürdüğü” belirtildi. Raporda, “Türkiye’de yürütme organının yargı üzerindeki müdahalesinin tehlikeli boyutlara ulaştığı” ifadesi öne çıktı.
Hukuka aykırı güç kullanımından kaynaklanan protestocu ölümlerinin Angola, Kamerun, Ekvador, Endonezya, Kenya, Madagaskar, Pakistan, Peru ve Türkiye gibi ülkelerde belgelendiği aktarıldı. Türkiye’de ise kolluk görevlileri tarafından barışçıl protestoculara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarının sürdüğü ifade edildi.
Raporda, özellikle CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan ve görevinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu gibi muhalif figürlerin hapis cezaları ve siyasi yasaklarla karşı karşıya kalması, ana muhalefet partisine yönelik sistemli bir baskı unsuru olarak nitelendirildi. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bağlayıcı kararlarını uygulamaması da eleştirildi.
Türkiye’nin insan hakları savunucuları hakkında temelsiz soruşturmaların ve davaların artış gösterdiği kaydedilirken, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarına meydan okumaya devam edildiği ifade edildi. Ayrıca, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) seçilmiş temsilcileri ve üyeleri hakkında ceza soruşturmaları başlatıldığı ve davalar açıldığı belirtildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk ve suç örgütü kurmak gibi suçlamalarla 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığı aktarıldı.
Sivil toplum kuruluşları (STK), gazeteciler ve avukatların ‘terör örgütü üyeliği suçlamalarıyla keyfi olarak hedef alındığı” kaydedildi. Barışçıl protestolara yönelik sert müdahalelere de dikkat çekildi. Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemlerine yönelik polis ablukası ve protestoculara karşı orantısız güç kullanımı, temel hakların kısıtlanması olarak raporlandı.
Yaşam maliyeti krizi de raporda ele alındı. Gıda, konut ve enerji fiyatlarındaki aşırı artışın toplumsal refahı tehdit ettiği, devletin bu süreçte dezavantajlı grupları korumakta yetersiz kaldığı ifade edildi. Yıl sonunda Türkiye’de genel enflasyonun yüzde 30’un, gıda enflasyonunun yüzde 28’in ve konut enflasyonunun yüzde 49’un üzerinde kaydedildiği belirtildi.
İklim kriziyle mücadele politikalarının ise “son derece yetersiz” olduğuna dikkat çekildi. Mülteciler konusunda Türkiye’nin ev sahipliği rolüne de vurgu yapıldı; hukuka aykırı geri gönderme vakalarında artış kaydedildiği ifade edildi. Afganistan uyruklu mültecilere ilişkin, Almanya, Tacikistan ve Türkiye’nin Taliban’ın suistimallerine rağmen Afganları zorla geri göndermeyi sürdürdüğü belirtildi.
Raporda, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2025 yılında erkekler tarafından 294 kadın cinayeti işlendiği, 297 kadının ise şüpheli koşullarda yaşamını yitirdiği kaydedildi.
Öte yandan, LGBTİ artı bireylere yönelik devlet kademelerinden gelen ayrımcı söylemlerin kurumsallaştığı ve cinsiyet uyum süreçlerine yönelik tıbbi kısıtlamaların hak ihlali teşkil ettiği ifade edildi. Türk yetkililerin LGBTİ artıları ve haklarını savunanları kriminalize edebilecek yasa tekliflerini gündeme getirdiği, Macaristan ve Türkiye’nin Onur Yürüyüşleri’ni yasakladığı belirtildi.
Türkiye’nin iç siyasetindeki yumuşama sinyalleri olduğu kaydedildi. Devlet ile PKK arasında Abdullah Öcalan üzerinden yeni bir diyalog zemininin oluşması ve TBMM çatısı altında bir komisyon kurulması, “olumlu bir gelişme” olarak değerlendirildi.
Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’ye uluslararası hukuk normlarına geri dönme ve demokratik standartları yeniden tesis etme çağrısında bulundu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



